PAZAR GÜNÜ ; SEV Mİ YO RUM !!!


15219648_10154855303653159_8290786376338048772_n

Konu ; Pazar günlerini seviyor muyum, sevmiyor muyum, neden ???

Pazar günlerini sevmiyorum, günün pazar olduğunu bildiğim günden beri sevmiyorum, çoook önceleri pazar günleri benim için hiç bir şey yapılmayan, beni harcayan bir gün idi, şimdiler de ise harcandığım bir gün. Çocukluğuma inersek ; pazarları banyo yapılır, annem çamaşır yıkar, babam uzun uzun yatar, illa ki pazara gidilir, illa ki balık alıp pişirilir, kokusu çamaşır kokusuna karışır, mevsim yaz ise balık yerine mümkün ise mangal, değil ise kapaklı ızgarada köfte çoğunlukla hazırlanan içi evdeki çocuklardan birinin eline tutuşturup ki bundan ortanca olduğum için hep yırtmışımdır, fırına yollama, yurmurtalı, yumurtasız pideler yaptırma. Ayran da evde pütürlü olarak hazırlanır, gün boyu tv açık olur, boş boş pazar programlarına bakılır, kutular açılır, stüdyo konuğu şarkıcı tüm kasetini okur … maç var ise babaların kulağı radyoya yapışır, spiker hızlı hızlı anlatır kiiii hep sağa sola tükürük saçtığını düşünmüşümdür. Hiiiç bir şey üretilmeyen insanı yoran, ertesi gün için sıkıntıya sokan bir gün, hava açık ve güneşli ise de kapalı ve bulutlu ise de aklımızdan geçenlere muhalafet eder, bir türlü bir yere oturmayan bir gün pazar, insanı da bir yere oturtmuyor zaten. genç kız iken kişisel bakım günlerim idi, banyo, ütü, oje yenileme, saçları sarma, o zamanlar kuaförler pazarları kapalı idi, bi de ayakkabı boyardık.

Sonra, ev bark olunca pazarlar en çok yorulduğum günler oldu, çocukları yıka pakla, okul kıyafetlerine yıkama, ütü, ödev yapanların bilmediklerine bilgi kaynağı olma, iyi bir kahvaltı, hatta zengin, çok çeşitli, (tıka basa doyurucu ki bir öğün atlasın), kahvaltı hazırlama, akşam yemeği genelde babadan, dışarıda, yıkanmış paklanmış çocukların lokantada tuvalet kapısında tren olmalarına da hep sinir olup, eve gelince onları yarım olarak bir daha yıkamışlığım var, akşam çocukları erken yatırma çabaları, onlar yatınca sabah işlerinin kontrolu, ertesi güne kahvaltı, yemek ayarı … bunların bir çoğu hala aynı, ama artık akşamları da evde yiyoruz, kalabalık lokantalarda sırt sırta çabuk yemekler yemesini sevmiyoruz artık. Bugünlerde çok moda olan geç kahvaltılara da gönüllü gitmiyoruz, gerekli bir toplanma söz konusu olunca gidiyoruz ve mutsuz dönüyoruz, yani dönüyorum. Oralarda dökülen yemeklere, arsız çocuklara, çocukların kölesi ana babalara, parası ile ters orantılı ikramlara da  sinir oluyorum.

Pazar Farsçadan geliyormuş, Ba=yemek, zar = yer demekmiş. Yemek yeri, yemek günü olarak değişmiş olabilir, abur cubur, çay kahve tüketimi bugünde hat safhada oluyor, uzuuuun uzuuun kahvaltı edilmez ise insan doymayacak sanıyor,  akşam yemeğinin de diğer akşamlara benzememesi önemli, eskiden mümkün olduğunca evde tutulan çocuklar, şimdiler de mümkün mertebe sokakta mutlu edilmeye çalışılıyor, hazır yemek, aptal filmler, eline oyuncak … karşılığı  çekiştirilerek sürüklenen çocuklar da bir türlü mutlu olmuyor, onları çekiştirenler bunu zorunlu pazar hareketi olarak algıladığından zaar. Herkes de bir pazar yarışı var, farklı olanı kim yapacak diye de ben bir fark göremiyorum.

Sonuç; sevmiyorum pazar günlerini, belki pazar günü de beni sevmiyordur, sokakların amacı belli belirsiz kalabalıklarını, sosyal medyaya konsun diye çekilen “bu pazar da acaip mutlu olduk !!!” fotolarını sevmiyorum,herkes uyurken bile ses çıkarmadan yaptığım hazırlıkları demeyeceğim ama onları seviyorum, içimden gelerek isteyerek yapıyorum, yataktan kalkanların “ne pişirdin çok güzel koktu” diye mutfağa kafalarını uzatmalarını, ikramlardan geri dönen teşekkürleri, yüze yayılan mutlu mesut ifadeleri seviyorum. Gerçi ben bunları her sabah yaparım da pazarı iyice ezmeyim diye içine bir satır da olsa sevgi kattım.

Çok yaşasın cuma günü ve akşamları, yaşasın cumartesiler, iyi ki varsın pazartesiler !!!

Fotoğraf Erdal Kocaman’dan , Gürcistan’da gün doğumu imiş, “iki aynının arasında kalmışız biz ” der gibi, geçmiş ve gelecek arasında insan iki tarafa da yaranamıyoruz, geçmiş pazarlar ve gelecek pazarlar gibi dermişim.

Reklamlar

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑