ÜÇ HAFTA BİTTİ !!! HABERLER İYİ


PhotoGrid_1456765491417

Yoğun bir hafta oldu ama diyeti bozmadım. Toplamda dört kilo verdim. Yazmadığım günlerde de pek bozulan bir şey olmadı. Sabah tartı da buna onay verdi 🙂 Pazar günü aile kahvaltısını eski günlerdeki gibi kontrollü yaptım. Devamlı hareket halinde olduğum, yorulduğum bir hafta idi. Devamlı diyet yapıp bozan biri değilim. Bu sefer olaya sağlıklı beslenme  ve kalıcı olarak baktığımdan daha rahatım. Kilo verip, “şunu, bunu yiyecem ” diye bir özlem içinde değilim. Amaç her şeyi yerinde ve kararında yemek. Beni zorlayan alışkanlıkları terk etmek. Bunlar da öğünlere dikkat etmek, hamur işlerine yüklenmemek, ekmeği makul ölçüde tutmak, aşırı aç kalıp, en kolay yiyeceklerle karın doyurmamak, yürüyüş yapmak, belli bir saatten sonra yememek, meyve ve sebzeye beslenmede daha fazla yer açmak, su içmek, yemeğe zaman ayırmak, oturarak yemek yemek, tabağını önceden doldurmak, en önemlisi de devamlı yenecek şeyleri dolapta hazır bulundurmak.

Sabah ; Peynir, zeytin, yeşillik, domates ve ıhlamur kahvaltıyı bunlarla yaptım, resim de çekmiş idim ama yanlışlıkla silmişim. Ara öğünde bir portakal yedim.

Öğlen ; Çorba, taze barbunya, salata ve ekmek. Çorba mercimek çorbası idi, dibine un kavurmadım  ama bir küçük soğanı tencerenin dibinde çok az sıvı yağ ile çevirdim, hatta karamelize ettim. Bir gün önce pişirdiğim bifteğin dibinde kalan suyu et suyu niyetine çorbaya ekledim, az biber salçası, ineceğine yakın sarımsak ve nane. Barbunya dondurucuda vardı. Salata yeşillik, soğan, domates. Son kalan brokolilerimi de ekledim. Ara öğün kahve.

Akşam ; Pırasa, salata, ekmek, yoğurt olarak planlamıştım ama temizlik yaparken yorulmuşum, birden üşüyünce az da çorba ilave ettim. Bir bitki çayı içmeyi planlıyorum.

Hafta içinde dışarıda olduğum zamanlara ya sandviç yaptım ya da eve gelince yedim, bu arada süreyi çok uzatıp açlıktan baygınlık geçirecek hale gelmedim. Bir kez dışarıda yedim. Onda da çorba ve tavuk yedim. Kızarmış olup olmadığına, ekmeğine, pilavına, patatesine dikkat ettim. Şimdi eskisi gibi değil her beslenme tarzına uygun yiyecekler bulmak mümkün, mühim olan ne istediğinden emin olmak ve neyin sağlıklı ve düzene uygun denk geldiğine dikkat etmek. Hayata aktif devam etmekle,  ağzımızda hoş tatlar bırakan ama kilo yapan yiyecekler arasında doğru tercih yapabilmek 🙂

Reklamlar

DİYET GÜNLÜKLERİ 19


PhotoGrid_1456428476617

Ne yedi isem yaktımmm !!! diyeceğim bir gün oldu. Koştur, koştur ancak oturdum, onda da gidip yatamam, Oğlum yolda, onu bekliyorum.

Sabah ; Kendime peynirli, maydanozlu omlet yaptım. Daha önce kahvaltılık loru maydanoz ile karıştırmıştım. Onu kullandım, az süt, bir yumurta, dibini sıvı yağ ile yağladığım tavaya döktüm, üstüne biraz pul biber, yanına zeytin, roka, siyah turp ve çay. Ara öğün bir elma.

Öğlen ; Sabah vergi dairesine gittim, epey bir yol yürüdüm, E-5 den aşağıya, bir an binanın yeri için mükellefi denize dökmek niyeti ile yapılmış hissine kapıldım. Daireden çıkınca kendilerini denize atsınlar diye aklımdan geçti, Eve gelince öğlen yemeği için çorba ısıttım, yanına biraz köfte patates vardı, onu da ısıttım, çok aç değildim, ekmek canım istemedi. Bu çok önemli bir gelişme 🙂 Sonra komşuya gittim sade Türk kahvesi, yanında kabak tatlısı vardı, mini lokmalar halinde iki tane ağzıma attım, memleket kabağı imiş. tabakta kalanların sayısı altı olunca bir porsiyonun ne kadarına tekabül eder, hesabını size bıraktım. Saat 16.00 da bir filmim vardı, taksim’in yolunu tuttum, orada da bir filitre kahve içtim.

Akşam ; Yeşillik, domates, haşlanmış brokoli, biber turşusu ile salata yaptım, Bamya ile yedim, bir dilim ekmek ve salata da yağ var. Tabii ki de makul ölçülerde.

Yarın yeşil mercimek çorbası ile nohut pişiricem. Gerisine bakıcaz artık. Kıyafetlerinde bollaşmalar var. Tabii ki de içine giren hava ile yelken olacak kadar değil ama yine de umut verici, gayretle devam, inşallah 🙂

 

ÖĞLE ÖĞÜNÜ, KRİZ MASASI, GÜN SAYISI 18


PhotoGrid_1456334169986

Diyetin hasar gördüğü, hasar tespiti, hasarı telafi içerikli bir gün oldu.

Sabah ; Maydanoz, üç çeşit peynir ( Normal beyaz, Burgu beyaz, kırık beyaz tel peynir) Adetleri abartmadan tabağa dizdim, yanına biraz zeytin ve 3-4 dilim siyah turp ve ekmek. Resim dünden kalma, yanlış koymuşum, öbürünü de sildiğim için, hayal edeceksiniz, görüntü yok. yanına meyveli, zencefilli yeşil çay. Ara öğün evde kalan son minik muz. Benden başkası yemezdi, zaten. Ziyan kıvamına gelmeden yedim.

Öğlen ; Ayda bir günüm var. Hayatta bir çok şey gelişip değişse de günler bundan nasiplenmiyor, kurallı başlayıp, yoldan çıkıyor, artık ikram, misafir gelenekleri mi, “ben senden daha çok yaparım” çekişmesi mi bilmem. Yıllardır bir düzene girmedi bu olay. Neyse, bir yere gidip de ben diyetteyim diye kırıtmayı sevmiyorum. Meşhur bir bölgesel öz deyişimiz vardır “Horona giren götünü çalkalar !!!” Biraz kaba ama tam yazmayınca da olmuyor :)))) Aynen öyle, her şartı kendimize göre değiştiremiyoruz, bazen şartlara uymak gerek. Allahtan çok çeşit var da içinden seçme şansı oluyor. Görüldüğü gibi ; sarma, mayalı açma, yeşil fasulye kavurması, makarna salatası, manrarlı patates kavurma. Tabakta ne varsa çayla götürdüm. Tatlı dahil diğer çeşitlere el sürmedim. Fakat gönülsüz yiyince mideme oturdu, valla billa heves ederek yemedim :))))  Üstüne kendimi sokağa attım, kıza yağmurluk aldı idim, onu değiştirmeye buluşma yerine yürüyerek gittim, bi orada sinirlendim kiiii bu durum benim için iştah kesicidir. dönüşte yine yürüdüm, kesmedi parka girdim, akşam ezanına kadar cisil cisil yağmurda tempolu yürüdüm, kanıt olarak ışıkları yanmış park resmi koydum :))))

Akşam ; Marul, maydanoz, roka, haşlanmış brokoli, domates, yeşil soğanlı bir salata yaptım, yağsız, tuzsuz, içine ekmek hakkımı ufaladım, üstüne de yoğurt ilave edip yedim. telafi ve tövbe işlemi tamam, diye düşünüyorum 🙂

Önümüzdeki günler yoğun sokak programlarım var, ne zaman, nasıl yazarım bilmiyorum, ama diyete devam edip, dışarıdaki beslenme resimlerimi de ekleyip yazacağım inşallah.

DİYETTE OLUNAN GÜN SAYISI “16”


PhotoGrid_1456247310121

Sabah ; Tabağıma domates, zeytin, ceviz ve üstüne maydanozla karışmış lor peyniri konulmuş ekmeğimi koydum, yanına meyveli yeşil çay, içine bir limon dilimi ve bir dilim zencefil koydum. Sonra evi toparlayıp, dışarı çıktım, işlerimi hallettim, az da market işi gördüm, geldim. Ara öğünde bir mini muz yedim ve parka gittim, yarım saat de orada yürüdüm, esneme hareketlerimi yaptım.

Öğlen; Soğanla bir demet pazıyı kavurdum, demet demek tam ifade değil, bir araya gelmiş, 8-10 adet yaprak. Bir demet zenginliği yok yani. Ona bir yumurta kırdım. Yanına yoğurt ve tabii ki de ekmek. Ara öğün filtre kahve.

Akşam ; Marul ve yeşil soğanla yeşil salata, bir iki damla yağ ilave ettim. Çorba ile Bamyaya devam. Onlar benim yiyeceklerim, ziyan edemem, bitene kadar yiyecem, artık. Neyse bir öğünlük daha var. Bu arada ekmek de var tabii.

üstünde durmam gereken bir durum var, çok hızlı yiyorum, biraz düzelttim ama yine de gayret etmem gerek, ağzımdaki bitmeden , yeni lokmalar alıyorum. Böylece hem ağzımdakinin tadını değiştiriyorum hem de iyi çiğnememiş oluyorum. Sıkışma olunca ilk girenler, mideye gitmek zorunda kalıyor. Bu beslenme alışkanlıklarının arasında “aaaay hayır, yapma öyle !” bölümünde yer alıyor. Kötüleri iyiler tarafına iyileşmiş olarak taşıyacaz inşallah. Kendime “müjdeeee müjdeeeee  !!!” yarına brokoli haşladım :))))

İKİ HAFTA BİTTİ, TOPLAMDA 3.100 GR GİTTİİİİİİ !!!!


PhotoGrid_1456159891778

Bugün iki hafta bitti, bu haftada bir kilonun üstünde vermişim, tabii ki de iki kilonun altında. Hemen hafta sonu özeti yapayım, ardından bugün.

Cumartesi ; sabah bir dilim organik halk ekmeğin üstüne hazırladığım sosu sürdüm, biber salçası, ceviz, lor, bir iki damla zeytinyağı, bir iki damla limon, kekik. Bir seferlik, yaptım, bir başka dilimin üstüne de kahvaltılık lor sürdüm, üstüne maydanoz, dere otu, roka koydum, ekmekleri birleştirdim, çayla beraber yedim. Ara öğün bir elma, saat biri geçerken çorba yanına ekmek ile (bir dilim) , sonra uzunca bir yol yaptım, ara öğün zamanı oldu bir kahve aldım. Bulursam filtre kahve içiyorum, yoksa sade nescafe, ya da sade Türk kahvesi. Yemek için eve geldim, tavuk sote yapmıştım, bezelye, havuç ve mantar ile, bir dilim ekmek ile onu yedim.

Pazar; sabah bir yumurtadan peynirli, maydanozlu omlet yaptım. Yanına ekmek, çay. Evden sabah çıktım, ara öğün yok, öğlen dışarıda çorba içip, tavuklu sandviç yedim. Sandviçin arasındaki 3-4 kızarmış patatesi çıkarmadım, üstüne çay içtim, ara öğünde Türk kahvesi içtim, yanındaki mini lokumu da yedim. Çok hareketli bir gün idi, yaktım valla :))) Akşam eve geldim ve kereviz ile yoğurt.

Pazartesi; sabah burgu peynir üç adet, yeşillik, domates, zeytin, ekmek çay. Hiç yemeğim yok idi, sabahtan yemek yaptım. Bamya pişirdim, buzluktan. Tarhana çorbası yaptım, dibine, domates, yeşil ve kırmızı biber kavurdum, ineceğine yakın da ezilmiş sarımsak ile tatlandırdım. Ara öğün bir portakal. Öğlen çorba, bamya, ekmek, ara öğün kahve, akşam çorba, köfte, yeşil salata. Köfteyi teflonda çevirirken yanına domates, biber de ekledim. Bir bitki çayı içerim, içim kıyılırsa ağzıma bir iki ceviz veya kayısı atarım.

Anladım ki diyet yapanın yemek yediğini anlaması lazım, bunun içinde tüm yiyeceklerini bir arada görmeli ve ne yediğini, niye yediğini bilmeli, esas amaç kilo vermek değil esas ve kalıcı amaç beslenmedeki yanlışları düzeltmek, nelere yüklendiğini bilmek, neyi ne zaman ne ile yiyeceğinizi bilmek, miktarlar da önemli, ayakta yenen bir yemek ile oturup seyrederek çiğneyerek yemek yemek arasında fark var.

Bugün yarım saat parkta yürüdüm, üstüne de market,evde iş, şimdi oturdum. Bugün tartıdan eksilerek inmek beni mutlu etti.

DİYET, PARMAK HESABI 12


PhotoGrid_1455906441242

Bugün diyette idim ama bu seferde spor eksik oldu, çok yorgunum, yarın da koşturacam diye ev içi salındım. Sabah ; peynir, zeytin, yeşillik, ekmek, top yumurta, domates, çay. Zengin bir kahvaltı oldu, kızımla beraber yaptık, ona da yumurta yaptım, o tek çeşit, yumurta ve sıkma portakal suyu. Ancak yiyor,çiğneyip yutması zaman alıyor. Arada bir küçük, hatta minik yerli muz yedim. Öğlen ; Roka, dereotu, yeşil soğan, domates, nar tanesi, ızgara tavuk göğsü, ekmek ile çarşı salatası yaptım, büyük tabağa da koydum, aynen lokantada sipariş etmiş gibi oldu, bir iki damla da yağ ilave ettim. Ara öğün kahve ve kuru yemiş oldu, çocuklara hazırladığım tabağın üstünden sayı ile aldım. Ceviz, kuru kayısı, bir iki de tuzlu fıstık. Akşam “kalan yiyecekler ziyan olmasın ”  formatında , çorba, geçen gün pişirdiğim nohutlu yeşil mercimek, yoğurt ve ekmek. Şu ara halk ekmeğin tamameeen doğal ekmeğini yiyorum, çok da severek değil ama arada değiştiriyorum, bir ekmek bitince başka bir çeşit alıyorum. Mümkün mertebe sağlıklı olanını. Gerçi Canan Hocama göre sağlıklısı yok ama, bizde ekmeksiz olamayız, alışkanlık değil sevgi bizimki, normal tüketim sınırlarında kalsak yeter bize, yani bana. “Ekmek, peynir, yumurta, zeytin,et” benim temel tüketim kaynaklarım, bunları şekilden şekle sokarak, arada karıştırark, kah tatlı, kah tuzlu yaparak devam edeceğiz. Yakında ekmek yapmayı da planlıyorum.Pazartesi 15 gün bitecek, bakalım başarı durumu nedir göreceğiz. İki gün yazmayacağım, ama bozmayacağım inşallah, pazartesi akşama iki günlük özet ve  yeni gün, tartı sonuçları olarak dönerim. Dışarıda geçecek zamanım çok, İF ‘e biletlerim var, geç gelirim, ihmal etmemem gereken sorumluluklarım var, yani fırsat bulamam. Sağlıklı kilo kayıpları olan teröre dayalı insan kaybı olmayan bir hafta sonu olsun inşallah.

DİYET, GÜN 11


PhotoGrid_1455832427971

Nispeten kurallı bir gün oldu, nihayet dermişim. Sabah ekmeğimin üstüne kahvaltılık lor peyniri koydum, üstüne kekik ve pul biber, yanına yeşillik, zeytin ve meyveli çay. Ara öğün olarak kızın yemediği mini bir kadayıf dilimini götürdüm. Yeminlen yarım parmak boy ve kalınlığında, tamamen parmak ölçüsü yani. Sokak hayvanları tatlı yemiyor diyorlar, ne yapalım ziyan mı edelim, ziyan etmeyelim de yemeyelim de o zaman kalanları dağıtırken kıza kadayıf bırakmayacağız, notumuzu aldık. Öğlen tavuk biftek, ekmek ve bolca yeşil salata, bu arada çıkana kadar ev işi yaptım, kaldır, yerine koy, topla, yemek yap, yemekten sonra da çıktım, metrobüs, metro, yürüme spor niyetine yollara, ara öğün sinemada kahve. Akşama kereviz, yoğurt ve ekmek. Kendimi iyi hissediyorum, görüldüğü gibi aç değilim, canımın istediğini abartmadan yiyorum, sık sık da yemiyorum. Bakalım pazartesi durum ne olacak, aktif ve etkinlik dolu günlerdeyim, diyetlen el ele, beraber yürüyeceğiz bu yolları, hadi inşallah 🙂

 

ONUNCU GÜN, DİYETE DEVAM


PhotoGrid_1455731790010

Gayet sade görünen fotoların görünmeyen yanlarını yazıyorum. Kendimce diyet sınırlarının içinde kaldım, sınıra teğet geçtiğim, çok az da sınırı geçtiğim oldu mu, sanmam, kendimden emin miyim, yani, bir şekilde diet ile yaşamaya muvaffak olacağım, illa ki.

Sabah peynir, yeşillik, zeytin ve bitki çayı. Bir markette kurutulmuş meyve içerikli kış çayı bulmuştum, onu yeşil çay ile karıştırdım, hoş bir içimi var. Sabah onu içtim. Ara öğünler yok, yani var da yok. Bugün misafir günü idi, sabahtan akşama koşturdum, yeni oturdum, hatta markete gidip, gelip bir miktarda yolu uzatmak sureti ile yürüdüm, öncesi, silmesi, süpürmesi, ikramı, hizmeti derken aktif bir gün geçti. Ara ögünleri pişirdiklerimin tadına baktıklarıma saydım. Öğlen yemeği yerine buğdaylı, nohutlu, yeşil mercimek, kırmızı biber, turşu, dere otu, yeşil soğanlı salatayı saydım. Akşam da çorba ve yoğurt. Çorbayı pilav tenceresinin yağına (Tencereyi boşaltım, kesinlikle boşalttım :)))), yıkamadım ) Kırmızı mercimek koydum, su yerine de haşladığım buğdayın suyunu koydum, dün aldığım kerevizin yeşil yaprağı çok idi, birazını ayırmıştım, ineceğine yakın onu da içine kıydım. Şaaannneeee bi çorba olmuş. Yoğurtta ev yapımı.

Bugünde böyle tamam oldu. İkramlardan geriye bir şey kalmadı, yenen yendi kalanları da konuya komşuya dağıttım. Börek kırıntılarını kuşlara koydum ki genelde yerim. Zeytinyağlı kuru dolma yapmıştım, onu da hallettim, tencerenin dibine dağılan içi dökemedim, nar ekşili, mayhoş tat da kuşlara uygun olmaz, ben ağzıma atayım bari dedim attım ama düşünüyorum, başka ne yapıla bilirdi, ev artıkları ile beslenen hayvanlar nar ekşisi sever mi, açlıktan her şeyi yer mi ? Düşünüyorum 🙂 Bizim gibi ekonomik tedbirler ile büyütülmüş, israf etme alışkanlığı olmayan, döküp saçamayan insanların yemek karşısındaki tutumları sağlıkla paralel gitmiyor 😦 hayatımda hiiiiiç tabakta yemek bırakmadım, hatta ekmek lokmam bile kalmamıştır. Yeni bir şeyi az miktarda denerim, beğenirsem devam ederim, evlenip çoluğa çoğuğa karışınca artık miktarı çoğalıyor, az kalanlar, tabakta kalanlar ( kızın huyudur, üstüne çalışıyorum) derken yeme alışkanlığım değişti valla, neyse artık bunun bilincindeyim, çare üretmelere başladım, hatta bir iki tane buldum bile.

 

DİYETTE 9.CU GÜN


IMG-20160216-WA0015

Hayatı planlıyoruz ama planlarımızda sapmalar oluyor, o zaman da B planlarını uyguluyoruz. illa ki bir çözüm vardır, yeter ki çözüm bulacağımıza inanalım. Bir prıblem var ise, o kimin problemi ise, çözümü de o bulmalıdır. Bir gayretle yukarıdaki eksik karenin savunmasını yapıyorum. Karedeki eksik öğlen yemeği. Şimdi hikayemizi yazalım, takipçilere savunma verelim 🙂

Sabah gayet güzel, yeşillik, top yumurta, peynir, zeytin, domates, ekmek, çay da var. Konu komşu görüşemiyoruz diye sitem ediyor, haftada bir gün toplanıp bi kahve içelim dediler, “he valla, olsun, gelirim” dedim. Araya da kahveyi koymuştum. Saat 12 ye doğru gittim. komşu çay yapmış, çayın yanına “kaçamak” yapmış. Meğer bizim Avrupalı komşu cuma günü memleketine gidecekmiş, bir zaman da gelmeyecek olunca, “yaparım” diye söz verdiği yöresel yemeğini yapmış, yanına da tatlı. Şaşırdım, hatta bozuldum bile ama yapacak bir şey yok, kaçamağı hesap kitap yapıp yedim artık. Böylece öğlen yemeği, iki adet ara öğün bir çırpıda çıktı. üstüne bir de 45 dakika tempolu yürüdüm, akşam yemeğine kadar anca işlerimi kolayladım, yarına misafir var, çalışıyorum. Bu arada kaçamak; mısır unu ve tereyağ ile yapılan bir bulamaç gibi bir şey, üstüne peynir konuyor, bizim mıhlamaya benziyor. Yani şekerim; yerken bir kulağıma Karatay hocam; Tereyağ yiyin sağlıklı derken, öbür kulağıma tüm Canan’lar “yuuhhh artık !!!” diye bağırdı :)))) Hatır için, işte, her zaman olmayacak bir şey, tüm malzemeler, Kosava’dan gelmiş. Geçmiş olsun bana 😦 Bir daha olmasın diye ağırlığımı koydum ama, “gelmem valla” dedim.

Akşam tüm kalan yemekleri bitirdim, ev yapımı yoğurt, brokoli çorbasının sonu, pırasanın sonu, son haşlanmış brokoliler, bir parça da ekmek. Yarına kereviz pişirdim, muhtemel akşam öğünü olacak, öğlene buğday, yeşil mercimek, nohut ve bilumum sebzeli bir salata planlıyorum. Planlarımdaki sapmaların minumum olması dileğiyle, kaldığım yerden, ardıma bakmadan devam 🙂

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑