AĞUSTOS ORTASI VE SONU GÜNLÜKLERİ


11880459_895192213895926_5386387033435347067_n

Yaz kılıklı bir Eylül başındayız, yapraklar sararmadan kuruyacak, kar altında kalacak, yazdan sonra kış gelecek gibi. Ne desem bilmiyorum, “dediklerim yazdıklarımdır !!!” diyebiliyorum. Mutfakta yaz sebzelerini kışa hazırlayarak çooooooook yorulmuş bir halde, kucağımda yeni bilgisayarım, sessizliği tv sesi ile bozmuşum, bi oraya bi buraya bakarak, günlüğü toparlayacam inşallah, gittiğim her yere teknoloji gelmiyor 🙂 o yüzden birikti. Aslında teknolojiye karşı felan da değilim ama bazı konularda eskiyi seviyorum, kurşun kalem, kağıtlar, defterler, dağınık masa, küçük küçük notlar, defter kitap arası sıkışmış, unutulmuşlar … seviyorum ama ışıklı ekrana yazıcaz artık, temize çekme işleri olmayacak, zamandan kazanacağız fakaaaaaaaaaat şimdilik oraya buraya gidince kağıt kaleme talim 🙂 Seviyorum işte, sevdiğim şeyleri koruma altına alıyorum 🙂 artık koruyabildiğimiz kadar, bir yerden sonra direniş kırılıyor 🙂 Kırılsın zaten, insan yenilenmeli ara ara, ayak uydurmalı ortama, kısaca uyum sağlamalı, şu günlerde BARIŞ’a çok ihtiyacımız var, gereksiz  yol tıkamalar, diretmeler, dayatmalar … bunları aşsak da bi yenilensek diyorum, diğer dediklerim aşağıda 🙂

12 Ağustos 2015

İnsanın uykusu kaçınca uykuyu geri beklememeli, misal benim kaçtı, koyun saymaya teşebbüs etmedim ama karşıya kaç kiracı geldi onları saymaya kalktım, ilkini gayet iyi hatırladım, sonuncu zati belli,arada bi alevi, bi köpekleri olan İspanyol eşli kadın hayal meyal gerisi yok 🙂 Aleviyi de kınadan hatırladım. Genelde yeni evliler geldi. İlk çift Metin ile Feride; Metin doktor, siyah kalın çerçeve gözlük, hafta sonu robdöşambırlı fularlı, bu üçüncü hanımı, Feride genç, manken gibi, Aygazda muhasebeci, evlilik annenin teyzenin marifeti, eve gelinlikle geldi, biz küçük ama meraklıyız, kapının göz deliğinden bakıyoruz arada :)))) zeytinyağı, çay kaşığı … istiyorlar arada. Evlilik yürümedi, doktor annesinin evine gitti, bir zaman sonra Feride’nin bi amca oğlu oldu, sonra evlendiler mi onu çıkaramadım, son kiracı çıkacakmış, dün haber etti, 3+1, doğal gazlı, kombili, her tarafı bombili kiralık dairemiz var :))) Bombili derken, karakola , camiye, cevahire,Trump’a eşit uzaklıkta, metroya metrobüse kaç adım, yarın saycam :)))), sokakta devamlı haraket, yaklaşık yirmi kadar ağaç var,muhtelif yiyecek yerleri, hamam, okul, dersane ne ihtiyaç varsa el altında, kapı önüne park tamamen şans işi, hatta imkansız 😦  Bekara, öğrenciye, paralel gidene, aykırı gelene vermicez !!!! de kime vercez, kaça vercez belli değil, uykumu kaçıranda bu değil aslinda.
Gerçek evimiz, büyüdüğümüz, genç olduğumuz, ana baba evlerimi ? Bir geceye ne çok şey sığıyor bu evlerde, detoks gibi , temizlik yapıyor anılar, çıkıp çıkıp geliyor, tozu alınıyor, tekrar yerine konuyor sanki, konuyu değiştirip uykuyu yeniden deneyim bari, bi de esinti çıktı sanki, konuda da sıkıntı var, yokluğundan değil coklugundan :))) iyi geceler ile günaydın arası araftayım. Hayırlısı en iyisi 🙂

13 Ağustos 2015

Geçenlerde bir güneş sistemi çizmişler, sistem bitince sonuna da Beylikdüzü’nü koymuşlardı. Yaniii o kadar uzak, Öyle valla ama insan buraya gelince bi nefes alıyor, yeşil yanında mavi az ötede elimizde olanlarla mutluyuz biz buralarda 🙂  Bu arada nufüs hızla buralara kayıyor desem yalan olmaz, yolların durumu araba kullanma ihtimalimi tamamen ortadan kaldırıyor, ihtimal ruhuma darlık veriyor, bu seçenek “Bizden geçti !!!” kategorisinde gayri. Her yanım ağrırken aklıma eski arabalar geldi, iki kere tam sağ, tam sol yapsan, iki de geri vites atsan kolları kalkmazdı insanın :)))) Şimdi parmak ucunda koca arabalar.
Kendimi evler arasında suya sabuna endekslemiş durumdayım, kitap okuyorum ama Haberleri sadece duyuyorum, üzülüyorum, hem de çok üzülüyorum. Bir kez daha gördüm kiii ülke menfaati siyasetçinin sıralamasında ilk üçde değil,
Bir de yalnızları izliyorum bu aralar, aslında hep aklımdalar ama ayrıntı yapıyorum bu aralar, ablam da yalnızlardan biri, evine giresi gelmiyor, hep annemle babamla yaşadı, ikisi de elinde can verdi, Allahtan çalışıyor ama eve bağlanamadı, söylesem üzülüyor, “şunu yap bunu yap !!” desem kızıp, kırılıyor. Titiz olmasa kedi almak şart olacak :))) Geçen yıl oğlanı yanına koymuştum, bu yıl da devam artık, bir ses, bir nefes …
Yalnızlık bir seçim olursa güzel, mecburiyetten kaynaklanırsa yıkıcı, Asıl bizden sonraki nesil ne yapacak, gerçek dostları yok gibi. Karşı evin üstüne üç tane kız taşınmış, hoş kızlar, akşamları teras cıvıl cıvıl oluyor, gelir gelmez kahve içip fal kapatıyorlar, sesli sesli iş yapıyorlar, tam onlara bakan evde de tek bir oğlan var, arada arkadaşları geliyor, Oğlan gelir gelmez bir tepsi yapıyor,Balkona yerleşiyor, kola şişesi ile yanında, açıyor bilgisayarını gözünü ayırmadan bakıyor,insan arada kızlara bakar, etrafa bakar … yok anacım, dünyalar ekrana kilitli, üç gün etüt ettim valla :)))
Halbuki bizim nesil, karşı apartmandan Ayşe Hanım cam silerken beni hal hatır etti, sorguya çekti, kahveye davet edip, bi de kiracı gönderdi :))))) Bu arada camdan tanıştık :)))
Bu evleri hep farklı pencerelerden görüyorum, rahmetli annem de benim evde hiç canım sıkılmaz derdi, tesbihini alıp, cam önüne geldi mi mahallenin günlük raporunu aklına yazardı. Bakkalımız da elimizde büyüdü, gidince ilk ona uğrarım, “ne var, ne yok ” diye. Hayat öyle ya da böyle, geçiyor işte,”Nasıl olsa her şeyin zamanla sonu yok muuuu ?, ömür dediğimiz şey küsecek kadar çooooook muuuuu ?” Evet, hayat, hayata küsecek kadar uzun değil, küsmeyelim o zaman, haydin günaydın, bugün kendi evimde aktifim, inşallah.

15 Ağustos 2015

Bir kamyon yazısıdır amaaaa hepimize, hele benim yaş grubumum ve ötesinin hislerine tercüman olur “İleride güzel günler göreceğiz demişlerdi, daha çok gidecek miyiz ? 🙂
Gelmişi ve geçmişi arkada bırakıp ilerisi için güzel hayaller kurduk, ben hala öyleyim, çok dipli bucaklı olmasa da, “olsa, iyi olur” dediğim günlerin özlemi var içimde, olmalı da zaten. Her sabah bıkmadan usanmadan demeyeceğim ama çok zaman pozitif enerjimi kuşanıp, ışın kılıcımı çekerek; “Davaran, eeeeey hayat !!!” diye güne başlıyorum. Fakat şu sıralar çok sıcak, ışın kılıcımı çekmiyorum, pozitif enerjimi kuşanıyorum ama o da üstüme yapışıyor, enerjiyi harcayamıyorum 😦 Sabah sabah ilk saatlerde güneş tepeye tırmanmak için hazırlık yaparken, ben de “olduğu kadar, olmadığı kader” ruh haline geçmeden kendimi “bugün çok iyi” imiş, “her şey çok güzel olacak”mış gibi kandırıyorum, ne zamanki hayatla yüzleşme başlıyor, sıraya bakmadan akın akın gelen üzüntü, sıkıntı haberleri, can sıkan insanlar, bilumum hatırı olmayan anılar hatıralar, bilhassa bilhassa üstüme üstüme gelirken bilahare, bilahare, bilahare …
Çok beğendiğim, bana huzur verecek zannettiğim bir manzara içinde kaybolmak istiyorum, sonsuza kadar değil tabii ki de” bi bakıp çıkıcam ama biraz uzun kalıcam, ya da canım isteyince geri gelicem, beni aramayın sormayın, ben de sizi arayıp sormayım, her iki tarafda Allaha emanet …” gibi bi durum benim ki, eminim sizinki de ama,lütfen herkes kendi manzarasına, toplaşıp, kaynaşmayalım, ben yanıma kitap ve onların kahramanları ile zamanlarını alıcam …
“Aaaaaah bu şarkıların gözü kör olsun !!!” çoktaaaan unuturdum çok şeyi de, bu şarkılar kabahatli :))
Günaydın, yarın yazlığa inşallah, yaz bitene kadar, yani takvime göre bitene kadar, paketim yetene kadar, Trakya taraflarından, yazlık evin yaz annesi olarak, daha çok magazin takılarak, tv çekmiyor, gazeteler Anadolu baskısı gibi … durumlara zil takarak, şakkıdı, şukkudu, aman huni başımdan kaymasın, hayat kayıyor zati … ruh hallerinde olurum diyorum, du bakalım ? ❤

16 Ağustos 2015

25 yıldır evler arası gidip geliyorum, kökten taşıyorum, eksik eşya taşıyorum, giderken bıraktığım yeri, gidince gittiğim yeri temizliyorum, kadın eli değdiği belli olsun diye örtüler serip, süs eşyaları taşıyorum, okunsun diye kitaplar taşıyorum, genelde bir yerden bir yere fazlasını taşıyorum, sonra taşıdıklarımı “niye taşıdım ?” diye sorguluyorum, cevap bulamazsam kıyıp atıyorum, “Atmayın bana verin !!!” diyen olursa yerini bulduruyorum …
Felan fistan uzadıkca uzar, değişmeyen yol gerginliği, “bu eşya bu arabaya sığar mı ?” endişesi, endişenin getirdiği ağız dalaşları, hafiften küsmeler ( kiiiii bunlar daha çok çocuklar küçükken olurdu, “Bu araba yük taşımak için değii !!!!” diyen eşim üç gün için bir bavul yaparken, bir ay için üç çocukla yaptığım hazırlığı aşırı bulurdu kiiiiiiiiiiii , kiiiiiiiiiiiii hep kendi eşyalarımdan fedakarlık yapmışımdır, yıllarca site kapısına gelen penyeciden giyindim valla :)))) )
Bir yolculuk sabahında daha kapı ağzına yığılmış durumdayım, bir yandan da evi topluyorum, çay yapıyorum, bulaşık makinesinin kulağını bükücem, bir kat da silip süpürcem :))) Allah beni ıslah etsin, Amiiiin !!!
Hedefim ; ehliyetimi büyütmek, bu seyahatler için minübüs kiralamak, şoför koltuğuna kurulup,istediğim kadar eşya taşımak, gerekirse iki kere gidip gelmek … :))) Hatta arabayı akşamdan yerleştirip, tüm boşlukları dolu yapmak.
Allah cümlemize iyilikler versin, zararlı akılları, faydalıya çevirsin, taşınmaktan, taşımaktan ayırmasın da yükü hafifletsin 🙂 İhtiyaçlar el altında olmasa bile bi uydurma kabiliyeti versin, Buna da amiiiin!!! …

18 Ağustos 2015

Karşı evlerden birine” Bengi Su” gelmiş, bir minik bebecik, evcek bakıyorlar, eski yeni, ninliler, zamanelerden pop tarzı uygulamalar, emanet mi bilmem, “aaah” dedirtmiyorlar. Aaaaah ne zordur, boynu bükük çocuklar, teselli etmek ne imkansızdır. Aaaaah aaaah her gün her gün boyunlar bükülüyor. Bir tiyatro gibi günler, rolünü iyi yapanlar, hüüüülooooğ !!! diye ona alkış tutanlar.
Hayatın tadı tuzu yok. Tadını veren baharatlar eksik, görsel bi şölen durumları olamıyor.
Buralarda nem karşı kıyıları yok ediyor, kurumuyor bedenler, deniz sabahları güzel, uyku sabahları tatlı … guzel olan her şey sabah altıdan ona kadar. Ya da gece yarısından sabaha kadar, gece üçte bi uyandım, şanslının annesi içli şarkılar dinliyordu. Herkes kendine uygun zamanlarda uygun etkinlikler yapıyor, Bir küçük kütüphane yaptık 🙂 Eski ve yeni kitaplardan, sararmış yapraklı çok el degmis klasikler bile var.
İşte böyle geçen günlerin malzemesiyiz, dillerde, gönüllerde yerimiz var çok şükür,
Tekirdağ yakınlarından şimdilik bu kadar, yeme içme, silme süpürme … tam gaz olmasa da kesintisiz, kahve saati gelmiş

19 Ağustos 2015

“Bengi Su” Serdar Ortaç eşliğinde kahvaltı ediyor. Sibel Can’la eğlenecek, “dandini dandini dastana …” ile uyuyacak, tahminim torun çocuğu ama babaanne mutsuz, ilgiyi kıskanıyor olabilir :)))
99 yazı, diye bi kitap okuyorum, çerez niyetine. Aaaaah en zor yıllar, onbeş – yirmi arası, ne anlaşılırsın, ne anlatabilirsin, dünya üstüne üstüne gelirken, “bu dünya kaç bucak !!!” Konusu üstüne ihtisasın başlar. Sonra da ben gibi kendini teselli edersin, “çok şükür hayata karşı tuş olmadık, biraz geç olsa da arkadan dolanıp puan almayı öğrendik ” diye :))))
Özet; “Hikâyenin üç hali var: sendeki hali, bendeki hali, gerçekteki hali ” ( kitaptan )
Şanslı’ya cınğıraklı tasma aldılar, hepimiz hangi bahçede biliyoruz, hala sıcak, hala ıslak ıslak , hala umutluyum, herşeyden değil ama çok şeyden,
Bengi Su’ nun altını açacaklar, ayıp şakalar yapıyorlar , istikbal kirli bez gibi mi acep ? Bi sıcak dalgası geldi de :)))))))

20 Ağustos 2015

Her gecenin sabahı oluyor da içimizdeki karanlıklar karardıkca kararıyor. “Hep karanlık, hep karanlık, yeter yeteeeeer artık !!!!” Hesaplar, kitaplar … rakamlar, harfler kanla yazılıyor. Öte dünya var, inanıyorum. Sebep olanları toprak kabul etmeyecek, ona da inanıyorum, hırslar, tutkular … doymaz, “işbaa noktası yok” ( Nur içinde yat Yüksel Ülken ) bu da gerçek, kana kan isteyen kanlı eller kendi kanlarında bogulacak bunu da tarih yazar, olmadı 400, olsun ölü sayısı en az 400 diyenler var hazar.
Dünyaya çivi çakan yok, kefenin cebi yok, ne dograrsan çanağına o gelir kaşığına, dünya etme bulma dünyası, adalet bir gün herkese lazım olur, adalet kördür topaldır ama gideceği yere illaki varır, alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste … sabahın özlü sözleri.
Günün kitabı ; Oedipus Kompleksum / Frank O’Conner , Irlanda’da çocukları gözlemliyoruz, burası yetmedi, bi de arada farkla bunalalım smile ifade simgesi Dilimiz Günaydın dedi, kulağımız “Atmacayı vurdiler, bir avuç kanı içün …” çalsa da dinlesek diyor .

21 Ağustos 2015

Çok mutluyum, bu sabah günlerdir ilk kez üşüdüm, hatta aylardır.
Sonra fesatlandım, :dişimde iltihap var” onlardır dedim. Çok aklıma yatmadı, “az evvel okuduklarımdandır” dedim 78 in 16 martı içimi titretir hep. Sonra, sonra dedimki ;” kalbim Üşüyor benim!!!” Kalbim ıssızlaşıyor, ölü ya da diri giden gidene, tanıdığım, az tanıdığım, tanımadığım insanlar ölüyor, ansızın hem de, kalpten gidenler, pusuya düşenler, vakiti gelenler … bir trafik var, zorunlu olandan, kural tanımayandan.
Kalbim Üşüyor !!! Kalbimi ısıtan sevgiler nefrete yenik düşüyor, benim sevgim, benim hoş görüşüm, benim af etmelerim … zayıf kalıyor, hep kötülük kazanıyor, şu insanların sayılı günler kaldığı yazliklarda bile ağacın dalı, çocuğun hızlı koşması gibi sudan sebeplerden küslük had safhada. Bi de abdestli namazlı, dini bütün insanlar. Sorun varsa çözümüde vardır, çözüm muhatap dışındakilere konuyu açmak, muhataba surat asmak, kendini kendi kendine haklı bulmak , “neler neler yaptım kiii ben, çok iyiyim, yeter amaaaa !!!!” diye iç ve dış seslerle vicdan savunması yapmak değil, çözüm, bire bir sabırla iletişim, empati … şekerim. Amaaaa nerdeeeee bizde o yürek, mekanizma arkadan, tahmini işliyor bizde, uykularım kaçıyor, yeminlen, kararmış kalplere ne boya ne cila … Aaaaah ve de Aaaaaay çok salaksınız valla !!! Sevmek nefret etmekten kolay. Sevgi az suda yeşillenirken, örn; taşlar arasından çıkan bitkiler :))) Nefret devamlı beslenmek, hatırda tutmak istiyor.
Hah işte, Bengi Su da kalktı, şanslı da çın çın ediyor bahçelerde, içim de kıyılır gibi oldu, gitti gidiyor uyku, ve gittiiiii, ben de çay koyarım o vakit 🙂

22 Ağustos 2015

Hava missss !!! Ama deniz pis 😦  Dalgalar adam boyu, dipteki kum havalarda, tahminimce uzak diyarlardan atık da taşınıyor.
İki iyilik bir arada olmuyor da diyemeyiz ama çoğunlukla olmuyor. “İnsan kısmı şımartmaya gelmez !!!” Bir versen şükretmeden yanına beş ister, ne doyar ne doyurur, hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için çalışır, ahiret ya son nefeste aklına gelir, ya da aklındaymış gibi rol yapar, çıkarları için .. ” diye tespitlerim var 🙂
Site halkı bi çorap, bi hırka gibi ekler yaptı, bana hala sıcak, kendi imkanlarımla terliyorum :))))) Para biriktiriyom, kuzey ülkelerinin yaz tatillerinde tatillencem :))))
Bu akşamki düğünde seçim de kutlanıyor olacak, reyiz halay başı olsuuuuuun !!!!

23 Ağustos 2015

“Büyüyünce ne olacaksın ? Ziyan !!!” Böyle konuşmalar geçecek mi acep, başını okşayarak klasik soru sorduğumuz çocuklarla aramızda. Belkide ne olacaklarını gördüğümüz için sormayacağız.
Sosyal medya taraması yaptım, nefret, ırkçılık had safhada. Elini sallasan bi şişmiş egoya çarpıyor. Çoğunluk resimlere bakıyor, uzun yazılar okunmuyor, okunanlar anlaşılmıyor, yorumlardaki linklere bakılmıyor. Herkes kendi havasında değil ama ortak havalar, havalı davetler var. Beğen tuşunu ; okudum, aynı fikirdeyim, hoş olmuş anlamında ya da paylaşacaksam izin anlamında kullanıyorum. Hiç kullanmayanlara da şaşmıyorum ama onları anlıyorum.
Beni sinir eden paylaşımlara ise bulaşmıyorum, iki satır yazdı isem kıymet verdiğimdendir 🙂
Sonbahar da mayasını attı diyecegimiz bu pazar sabahında konuyu bir yere bağlamıyacam. Hazar günlük bunlar, giriş, gelişme, sonuç zorunlu değil 🙂
Başımı alıp gitme isteğim devam ediyor, “fakat başın içindekileri bir yere sığdırmak mümkün değil ” diye bi sorun yok, aksine her yere taşınıyor, kafada hafif, omuzda ağır bunlar, denize gidim bari, dalgaların kucağında sallanırım biraz ,kıyıya vuran dalgalarla şöyleşir, eve mayomda kum ve midye getiririm, sonra da ekmekli kahvaltı, belki yağmur da yağar yağmur yakışır yaz evlerinin balkonuna penceresine…
Uzatıyorum, okumayın diye, “hazar özelim bunlar !!! ” dermişim 🙂
Ama gerçekten Günaydın derim. Haydin kapılıp gidelim bahtımızın rüzgarına 🙂

24 Ağustos 2015

Serin bi pazartesi :))) Aklımız selim değil ama. Kahpe dünya, yalan dünya , diye çemkirerek ona buna şey atarak, “halamın bıyığı olsa amcam olurdu ” olasılıkları ile kafayı yorarak … olmaz di mi ? Doğru yargılayamıyorsan tedavi olcan. Bu kadar basit, bir yerde bir yere takılmak akla zarar, bi de aklını bilenlere daha da zarar.
Yani lafı dolandırmayalım, “sen seni bil, sen seni, sen seni bilmezsen, patlatırlar enseni !!!!”
Sonuç için tahmini bi süre veremiyoruz, ama illaki bi patlatan bulunur, yaratan aracılığı ile hemi de , çeşitli sıfatlarla andığımız gelip geçici olduğumuzun kesin olduğu şu dünyada insan insana eziyet etmesin, yeter gayri, yeminlen bunaldım, ruh hali bilmecesi çözmekten, yöresel ağızla tıngılı düşmüş insan gönlü almaktan, bi de hangi konuya yoğunlaşacağımı bilsem. Aaaaay bi silkinin, kendinizi ifade edin, az bi cesaret, planlarınızdan bahsedin, gizli yüzününüzü gösterin … biz derinlerinize inmeden, kumsalımıza gelin, gelinde belki bir şeyler daha iyi olur .
Bu sabah da böyle uyandım, bu haftanın pis işlerine başlamadan denize gitcem, açılır gelirim, zannımca, bi dolu insana bi dolu saydırasım var, suya diyim bari.
Cümleten Günaydın, her şey bir gün iyi olacak da inşallah biz de o gün hala nefes alıyor olabiliriz.

25 Ağustos 2015

Bilirsin, yazılmadıkça bitmeyen şeyler biriktirir kadınlar / Tezer Özlü
Öyle, bir kaç gün daha birikenlerin üstüne yığına devam, sonra birikmişlerimle döncem inşallah 🙂
Sonbahar önce içimize düşüyor hazar. “İki bahar arasında bir umuttur yaz !!!” Diye okumuştum bir yerlerde bolca denize bakıp, bambu rüzgar çanının sesine anlamlar katıp , kitap defter arası tost olasım var :)))
Eylül’ de gelicem, inşallah.
Kendinize ve memlekete iyi bakın, birine genel sağlık açısından, birine de ruh sağlığı açısından ❤

31 Ağustos 2015

Ruhen ve bedenen döndüm ben. Anladım kiiii benim ruhum bedenden ayrı gezmez imiş. Her şeyi yanımda götürüp getirenlerdenim ben.
Bu yaşıma kadar gördüğüm ennn uzuuuun, en sıcak. en ölümlü Ağustos bu. Beterin beteri olmaz inşallah. Yazlık faslı bitti mi ? Bitmedi. bi fasıl da bayrama kısmet olursa. Bol bol dinlendim mi ? Dinlenmek yatma yuvarlanma, sabahları yüzme, akşamları uzun uzun uzaklara bakma, yanında götürdüğün kitapları okuma. bir iki satır yazı yazma ise evet. Tabii ki deeeee ev işlerini de ihmal etmedim. paslanır maslanırım maaaaazaallah :))))
Bol bol da TRT müzik seyredip dinledim. Beraber yaşlandığımız adamlar hala, “Seni biriyle el ele gördüm …” gibi taze aşk şarkıları söylemesin ama. 20 sene önce söylediklerini bilince olmuyor 🙂 Sözüm eski tavernacılara mesela, Ümit’e, bi de Mustafa Keser artık saçını. bıyığını boyamasın hem rengi çok koyu. hem de yapıştırma gibi. mendili sallasın. ona bi şi demicem :))))))) Tüm bunları tatil niyetine yaparken ; “Gözümde canlanır koskoca mazı, çoğu sevdiğimle aynı yerdeyim. geçen günlerin bir kısmına yazık ettik. ama telafisi yok. ama çok ilkbahar sabahı güneşten evvel uyandım ben :). hiiiiç yemin etmedim. kırık ve kırılgan da olsam dıştan dönerim ben. hesaplar mahşere havale, “ne kusur ettim. bilemem” de demem. az çok tahmin ederim. ama kasıt yok. Ne nefreti. ne nispeti severim.Rakamlara. insanlara. alışkanlıklara … köleliğe karşıyım. ne köle . ne de avare. Bir fırtına tuttuğunda beni gemiyi terk etmem. bir avuç toprak için kendini yoranlardan değilim inşallah. bilirim kiii dünyada ölümden gayrisi yalan …” hallerinde bulundum. bulunduğum kabın şeklini almadım ama :))
Şimdi ; malum pazartesi. ev , perişan. hava sıcak. daha da sıcak olacakmış.Adam kadına sormuş: “Seni nereden öpeyim ? ” diye kadın da “aah öpesin olsa ” demiş. Rahmetli annemden kalma, az da ayıp yanları var ama montajda kestim. Ben de aynı o adam gibiyim. Bir daha evi çocuklara bırakıp gidince. evi kullanma kılavuzunu duvarlara yapıştırcam. doğru evde miyim bilemiyorum. uyum zorluğu çekiyorum şekeriiiiiiim !!!!
Aaaaay hadi günaydın. dağılalım. başlayalım kiiii başlanan yol alsın. Başlanan uçlanır derdi rahmetli anam. anne sözü heeeep dinlemişimdir :)))

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: