TEMMUZ BAŞI, RAMAZANIN SONUNA DOĞRU GÜNLÜKLER


11209661_10206064995197673_3842190568691017641_n

 

Öpücük atan balık saksı 🙂 Sanki “şaaaap” diye sesi gelecek, Yazı da ortaladık, ramazanın sonuna yaklaşıyoruz, bayramın soluğu ensemizde. Ne bayramlar, ne mevsimler, ne de insanlar bildiğimiz gibi değil, saksının saksıya muhabbet beslediği şu dünyada saksı gibi olan insanlar hayatımızda amaaaaa öpücüğü eksik. Aslında her şeyde insanın izi var, eli var, kompozisyonu düzenleyen, resmi çeken, bu resimden etkilenip yazan da insan. Sanırım insanlarda bi doz sorunu var :))) Dozun bi yetersizi bi de aşanı var. tam doz, tam ayar ütopya gibi :))) Canım haksızlık etmeyelim, ara sıra bazı bazı denk geldiği de oluyor ama bu seferde fark etmede sorun var. Aaaaaaaaah takmak ve takılmak doğamızda var, bakalım günlüklerde ne var, buyruuuu !!!

01 Temmuz 2015

Martı muhabbetleri ile başlayan bir sabah daha, bazılarına ilk sabah, bazılarına son sabah… Rahmetli anamın dediği gibi “Dünyanın çivisi çıkmış !!!!” nereden nereye batıyor belli değil demicem, her yer çivi, her yere batıyor, böylece rahatlığın batmasına gerek kalmıyor, rahatlık yok. En çok dini bütün kardeşlerimin beddua içeren paylaşımlarına içerliyorum, yaptıkları küfür karışık benzetmelere şaşırıyorum, taşıdıkları kin ve nefret duygusunu beslemek için günde kaç saat çalışıyorlar merak ediyorum,nasıl bu kadar körü körüne inanıyorlar, imreniyorum …
“Sormadan, sorulara cevap bulmadan, empati yapmadan da yaşanır !!!” diyenler ve bunu dediklerini bilmeyenler var, Yapcek bi şi yok, yani bunlar için yok, Allah hidayet versin diyorum.
Çok şükür sıradan da olsa bizim yapacaklarımız var, bunları yaparken mutlu oluyoruz en azından :))) Yani ben, evimizi temizlemekten, yemeklerimizi pişirmekten, kitaplarımı okumaktan, çocuklarımla vakit geçirmekten, özlediklerimi anmaktan, feeeyssstttbuuuk da oyun oynamaktan, merak etmekten, meraklarımı gidermekten, bi şi öğrenmekten, bi şi öğretmekten, sinemaya gitmekten, çay kahve içmekten, kendimi sağlıklı hissetmekten, sorunlarımı çözmekten … mutlu oluyorum :)))
“Önyargı, ihtiras ve öfkedeki kesinlik aptala muhteşem görünür ” Bu cümle bu ayki “OT” dergisinde geçiyor, Bir ay boyunca okunacak güzel bir dergi, ben de yeni keşfettim, daha önceleri görüyordum ama biri tavsiye edince okumaya başladım, 4-5 aylık bir mazim var ama şiddetle tavsiye ederim :)))
Sevdiğim, mutluluk duyduğum şeyleri şiddetle tavsiye etmeyi severim, sabah insanıyım, sabahın heeeer şeyini severim, yüreğimi titreten her şeyi de severim, hem de uzuuuuun ömürlü severim, yüreğimi genelde çooook titretirim :))))))
Şöyle yürekten, sevgi dolu, bangır bangır … bi de günaydın derim, gerisi size kalmış 🙂 ❤

02 Temmuz 2015

Baş ağrısı, diş ağrısı, karın ağrısı … çoğu kez sebepleri sıkıntı kaynaklı. Bunların hesap özeti de kalp ağrısı. Kalp ağrısının bi şifa bulması olası olanı var bi de dermansızı. Dermansız olması tanımsız olmasından, tanımlanayacak kelime bulunmamasından. Bulunan kelimelerin yan yana anlamlı cümle olamamasından … Ağrıyor kalpler, kalabalıklarda bulduğu kuytularda, içeri, daha içerideki karanlıklarda … geçmiyor, aksine yer ediyor.
Dünden beri bi havanda su dövmeler,” halamın bıyığı olsa idi amcam olurdu !!!” tarzında olasılıklı göndermeler, atı alan Üsküdar’ı geçmiş iken, “vur birine, çal ötekine !!! “, olsa idi, ne değişecekti diye sorgulamadan, ha babam de babam olmuş bitmiş üstüne tartışmalar, birbirini haşlamalar … sonuç “Hatice, netice !!! ” yani,
Kendimi Zihni Sinir gibi hissediyorum, Buraya oturmadan, odaları bi dolandım geldim ; Normalde bi insan yatacağında, yatagına yanaşır, yatak örtüsünü kaldırır, yastığını düzeltir, yatağını ortalayarak uzanır, gözünü kapar, uyur, daha önceden dişlerini fırçalamış ve pijamasını da elbette de giymiştir, Suyunu içip tuvalete de gitmiştir :))))))) Haaa bu arada isteğe bağlı, uykudan önce bi iki satır okuyan da vardır kiii ben öyleyim. Bu durumda uyku gelince, kitap kapanır, gözlük katlanır, üstüne konur, abajurdan gelen çıt sesi “iyi geceler” diye de algılanabilir :)))))
Bizim evdeki yavrular ; örtüyü havalandırlıkları ile açılan boşluğa kendilerini bi atıyorlar, sabaha kadar hep birlikte kör düğüm oluyorlar, yastığı yatakta ara da bul, geçen yeminlen bi tanesi yastığın ikinci kılıfını dışarı almış,birinci hala üstünde, elime alınca gözlerime inandım :)))))))))) Su içme işi, yattıktan sonra anne eline bakıyor, tuvalete uyku arasında mecbur kalkılıyor, pijama saatler öncesinden zaten giyilmiş oluyor, çok şükür, diş fırçalamada sorun yok, okunan kitaplar da kaldığı sayfada açık olarak duruyor genelde, ışığı da anne kapatır genelde … :))) Bu durumla ilgili bi proje çalışmam var, ama sadece çalışmaya karar verdim, kalanı zamana yaycam :)))))) Tüm çocuklar gidince, poreje de rafa kalkar zaten :))))
Aaaaaaaaaay hadi hayat ; seçme saçmalardan ibaret, yani sayılır :))) Yeni bir gün, yeni bir sabah, yeni umutlar, dünden kalanlar bayat, yarınınkiler tahminde takılı :))))) Hadi başlayalım, günümüze mana katalım, az tebessüm yolu kahkahaya açık, bol umut, bol şans, bolcaaaaa saygı kankalı sevgi … yapcaz bi şiler , illaki olacak … cümleten günaydın, haziran bitti, ramazan 15 🙂 ❤

03 Temmuz 2015

Yolumun üstünde park inşaatı var. Kalabalık çalışıyor, kısa sürede açacaklar sanırım. Eskiden yerinde büyük bir çay bahçesi vardı. Bir baba oğul çalışıyorlar, daha doğrusu baba çalışıyor, oğlan her sabah yanında geliyor, üstü başı temiz, yaşı on oniki , ayağında eskimiş marka bi spor ayakkabı var, ayağına en az bir numara büyük, öğlenleri yemek dağıtılıyor, babası yemeğini ona yediriyor, baba hasta mıdır ? oğlan yanında göz kulak mı ? Gün içinde tek yedikleri yemek bu mu, geçiçi işçi midir ? Bir ev bark var, oğlanın üstünden belli, yemeklerini yerken bir kuytuya gidiyorlar, saygı da var o da belli, belli olmayan esas hikaye, bi de güncel bi soru, eşe dosta haber salmışlar mıdır, bize fitre, zekat geçer diye…
Rızıkları dağıtan Allah, biliyoruz ve inanıyoruz, yine de kul kapısından ayrılamıyoruz, yollar, izler dolu isteyenle, vicdanımız sesli karşımızda, hiiiiiiiiiiç empati yapmaya gerek yok, her Ramazan hazır liste var, bu sene kafamda pek çok deli soru var, bu sorular cevap bulursa akıllanır mıyım ? , bulmazsa delim tavan mı yapar ? Bilmiyorum, bakcaz artık :))) Akşama bi de Eyüp Sultan yapıcaz inşallah, TRT 1 Ekranına el sallayamazsam da dua da sayarım isimleri, Allah ihtiyacı olanı aklıma getirir, illaki …

04 Temmuz 2015

Heeeeeeeer sabah bi liste ile uyanıyorum, yapılacak işler listesi 🙂 Ammaaaa yıllar içinde ciddiyetimi kaybediyorum, hayatı kandırıyorum :)))) Akşamdan söz verip de sabaha cayıyorum :))) İşte o vakit , bi huzur, bi mutluluk … yaramaz çocuklar gibi oluyorum, hani kızarken sevdiğimiz çocuklardan, hayatın beni böyle sevdiğini hissediyorum, zati hayata karşı hep hisliyimdir, hassasımdır, hayat beni kırsa bile, af ederim, bağışlarım, unuturum, hep bi şansım daha vardır, hep bi kez daha baştan başlarım :))))
Hayatı yağladım, öz güvenimi tazeledim :))) Hazırıııııııım :)))) Bu arada kaç yıllık ev kadınıyım, güya gurme kılıklı ahçıyım, hindi ile kuzu etini karıştırmışım, yerken anladıydım, bu hindi kuzu gibi dediydim :)))))))) Neyse artık bugün de menü de kuzu gibi hindi kapama var, kapatcam , aaaaaaaz sonra, ama önce oyun , hayvanları kurtarmam lazım, kimseye istek göndermiyorum, en azından bilerek değil, “günah keçisi !!!” değilim :)))) Oooooh bir çırpıda kendimi temize de havale ettim, aaaaaaaay bi sıcak bastı, mevsimdendir di mi ? :)))))

06 Temmuz 2015

Yaz sabahlarında ılık ılık esen rüzgarlar vardı, güneş yakar ama ıslak ıslak bırakmazdı, şehir boşalır, trafik nispeten rahatlar, temmuz esas yaz, haziran başlangıç, ağustos ise yarı yarıya idi, yaz yağmurları vardı, bir bulut ince ince döker geçerdi, yazlık evler, yazlığa gitmeler, temiz denizler … bikiniyi de yakışan giyerdi :))) Şehir bir ölgünleşir, hasretle eylülü beklerdi, Sonbaharın başı ölüyü diriltir gibi gelirdi, okullar, biten izinler, memleketten, yazlıktan dönmeler, hafif sertleşen rüzgarlar, onun önüne kattığı yapraklar, kısalan günler, dolaptan çıkan tayyörler, pardösüler, kıyafete uygun şemsiyeler …
Yaaaaaa eskiden kalan hiç bir şeyin tekrarı eskisi gibi olmuyor, benzemiyor gelen günler, geçenlere !!!! Heyecanlar yerini bıkkınlık bulaşmış sakinliklere bıraktı, yaşıyoruz işte önümüze geldiği gibi, Merküre, Marsa atarlanarak, komşuya acıyarak, sağdan soldan kıl kaparak, haberleri boykot edip, gazetelere küserek, “Survivor’da bitti !!!, napacağız, napacağıııııız ?” şaşkınlığını, zengin oğlan, fakir kız, mekan Bodrum, oğlan anası kötülük kumkuması … içerikli, çilek kokan, güneşe bakan, hikaye anlatan yaz dizileri ile telafi etcez artık :))))) Yalnıııııız oğlan analarını kötü tanıtmasınlar, ben gelinleri sevicem, ” oğlumu seveni ben de severim !!!” mantığından, çiğerden hemide :))))
Dün iki film seyrettim ; Biri Hint işi, “Yerdeki yıldızlar ” , 2007 yapımı, çocuk psikolojisi ve ana baba davranışları içerikli, öbürü “Her şeyin teorisi” , malum fizikçinin hayatı, Aktörü oscarlı, bu yılın. Sonunda her şey sevgiye, ilgiye bağlanıyor, insan insanı keşfetmeli, ruhunun iç derinliklerine inmeli, gerçi her insan için bunu yapmak zor, insan engin bi deniz, kiminin derinliklerine inicez, kiminin kumsalında gezicez , kumsala derinlik, derinliğe de kumsal muamelesi yapmıcaz ama :)))) Herkesi derin derin sevemeyiz ama elektrik aldıklarımızın üstüne çalışmakta, anlamakta, anlatmasını sağlamakta fayda var. Bu iki filmi de orta şiddette tavsiye ederim :)))
Oyunlarımı oynadım, namaz niyaz da oldu,Allah kabul etsin, mutfağı toplayıp yatıcam, işalla. Pazartesine giriş yaptım, gelişme öğleden sonra :)))))) Cümleten kolay gelsin, şaaaaneeee bi hafta olsun, günaaaaaaaaaaaaaydıııııııın !!! diye de naralandık, alemin günün aydığından haberi olsun …

07 Temmuz 2015

Sıcak !!!! haberlere göre daha da sıcak olacak, Avrupa’yı kasıp kavurmuş, sınırı geçmiş, bu hafta burada imiş, kankası “nem oranı” da yanında. Amaaaaan ban hep sıcak zati, Dün akşam cami atmosferinde çok renkli uzun elbisemle, bi de üstüne pullu yelpazeyi sallayınca, kendimi Bülent Ersoy gibi hissettim, yani heybetinden, her daim pervaneler, yelpazeler tarafından üflenmesinden dolayı :)))) Yapcak bişi yok, seveni var, özleyeni var, üşüyen yaşlısı, genç kansızı var :)))) Onların ilikleri kemikleri ısınırken, bizimki kaynayacak artık, ne yapalım, dünya çok kişilik, bir noktada bi uyum yakalanacak :))) Amaaaaaaan dünya hepimize, iyi olsun, güzel olsun, hepimizi mutlu etsin kiiiii tadını çıkaralım.
“Kırmızı balık gölde, kıvrıla kıvrıla yüzüyor, Balıkçı Hasan geliyor, oltasını atıyor, kırmızı balık kaç, kaç !!!, kırmızı balık kaç !!! …” böyle bi ilkokul şarkımız vardı, “kaç” bölümünde pek bi heyecanlanırdık :)))) Çocukluğumun bir bölümünün geçtiği evin bahçesindeki havuzda da kırmızı balıklar vardı, kenarları yüksek, küçük kare, ortası fıskiyeli, üstüne eğilmiş bir nar ağacı olan havuz, yeni evli iken, eşim kırmızı balık getirdi (Barbun), temizlenecek, benim balık temizleme kültürü, hamsi, istavrit seviyesinde, başsız ayıklama, pulsuz gövde, bu hem başlı olacakmış, hem de pullu, eşim ayıklarsa yiyemezmiş, (yalana bakar mısın ? ) Çöpe atamayacağımız için, telefonla tarif aldık, o zaman 3G bile yok, dilin tarifi ile el çalıştı :)))) Yanımdaki yemek kitabından baktım, soslu olarak borcamda fırında pişirdim, çok da güzel oldu, bi daha da aynı şekilde pişirmedim, Allahım !!! o zaman borcamlar da yeni, bekarken annem rahmetli, patlar diye fırına sokmuyor, duyduğumuz bir iki vaka da var, bi cesaret, ilk ayıklama, ilk deneme, hem tarifi, hem kabı, neyse ki başardım, sözü geçen kırmızı balıkların en yenisinin tarihi 25 sene geriye gidiyor, Birden aklıma geliverdi işte, görüntüler çok net :)))
Unuttuk sandıklarımız, unutmaya çalıştıklarımız … vakitli vakitsiz baskınlar yapıyor aklımıza, mühim olan aklımızı takmadan, aklımızı şaşmadan devam edebilmek, ben de gidip yatayımda aklıma az da rüyalarla geri besleme yapim bari :)))))
Yarın hep beraber tabir ederiz :))))
Cümleten günaaaaaaaydıııııııın !!!! gençler …

08 Temmuz 2015

Bir yanım sitemler etmek, laf saymak, şikayette bulunmak isterken, bir yanım “Buna da şükür” diyor, iki yanımın ortak kararı ise “Git yat, bacım !!!!” :))) Ortak karara uyacağız elbet.
İnsanlar, insanlar, zamanlar, geçip giden, yetiştiremediğimiz, fırsat bulamadığımız zamanlar, mevsimler, havalar, dünyayı terk edip de bizi yarı yolda koyanlar, kırgınlık duyduğumuz, öfke basan, şirazeyi kaydıran haller … saydıkça sayabiliriz, konu suçlu aramak olunca vizyon geniş cümlemizde.Valla, üstümde bir çok anlamda kırgınlık var ammaaa ne suçlu arayasım ne de suçu kendimde bulasım var, geçici bi durum diyorum, ter ile çok su kaybediyorum, öyle kiiiiiii ; sahurda, iftarda, arada içtiklerim hemen gözeneklerimden fışkırdığı gibi üstüne en az üç günde çişe gitmesem olur :)))) O derece yani, bu da beni halsiz bırakıyor, doktorluk bi durum yok, teşhisi koydum, tedavi bayramdan sonra :))))) Aaaaaaaay bütün anneler biraz doktor, biraz psikolog, iyi ahçı, iyi temizlikçi, yeterli terzi … değil midir ? Eveeeeeeeeet öyledir :)))) Hala iftara yakın boynuma boğazıma sarılan, “şuradan da öp, buradan da öp, ben de seni öpiiiiim …” diye sırnaşan kızımı engellerken aldığım cevaba gülüyorum :)))) “oruçlu iken çocuk sevindirmek sevaptır !!!!”
Basit sevapların farkında olarak, onları basit ama unutulmaz mutluluk anlarına çevirmek elimizde, haydin çevirelim o vakit, siz başlayın, ben de gelicem inşallaaah, azzz sonraaa !!!!
Günaydını da evrene saldım, o pozitif enerjiye dönüşe dursun, haydin katkıda bulunun …

09 Temmuz 2015

Şöyle bi dolandım sanal alemi, her şey var, her duyguyu yaşatıyor akış insana, bu iyi bi şi mi, kötü bi şi mi bakış açısına bağlı, zaten her şeyin başı sonu bakış açısı değil mi ? Dik açı, geniş açı, dar açı … hangisi sizin açınız :)))) Aslında işimize geldiği gibi, hepsi bizim açımız,”Kalbimiz bir pusula !!! Baktığımız her açıda ” Bize görünenleri nasıl görmek istiyorsak öyle bakıyoruz, bi de ısrarcıyız kiiiiiii, doğru açılardan baktığımızdan bi de eminiz kiiiii, bi de ikna etmeye gayret ederiz, “siz de bu açıdan bakın” diye, yapıyoruz, valla, yalnız inanmanın sağladığı tatmin pek zayıf zira :)))))
Dışarıda delice esen bir rüzgar, koyu renkli bulutlar, yukarıda dolanan geveze kuşlar var, hem uçup hem de yüksek sesle konuşuyorlar, bir protesto gösterisi var, sesler de atılan sloganlar mı ? Bilmem artık, ben kendi açımdan baktım :))))
Aaaaaaah içim daralıyor, zaman zaman, bazı insanlara katlanmak bunaltıyor ruhumu. Herkese de bir cevap verme zamanımız da geçti, akıntıya kürek çekmiyoruz artık, bi de tuhaf bi sıcak, bi de bana hep sıcak :)))))
Dün radyoda yeni şarkılar dinledim, Demet Akalın yaz şarkısını yapmış, teknoloji o kızcağıza da şarkı söyletiyor yaaa, bana da en az bi single yapması lazım, Serdar Ortaç’ı kutluyorum, ilk günden son güne müziğine hiiiiiiiiiç bir katkı yapmadan çizgisini koruyor :)))) Aaaaaaaaaaah güzel şarkılar çıkmıyor artık, ya da çok nadir, atlarına binip giden adamlar yanlarına şarkıları da aldılar, biz de aklımızda kaldığı kadarı ile artık…
Haydin, hep beraber; “Günaaaaaaaaaydııııııın sevgiliyeeee, günaydıııııın, günaydın gönlü aydııııııın …”

10 Temmuz 2015

Hatıra defterlerimiz vardı. İlk sayfalarını anne, baba, öğretmenlerimize ayırdığımız, sırası ile kankalarımızı sıraladığımız.Tel tokaya, bıçak ucuna teslim olan kilitleri, beyaz sayfalarının bir köşesinde çiçekleri, renkli plastik kapları vardı, küçük, el kadardan az öte defterler, kırtasiyelerde eeeen iyi yerlerde dururdu, Sepet sepet yumurta …, seviyorum ama kimi ? … gibi herkese uyan şiirlerden, büyüdükçe Atilla İlhan’lara, Ümit Yaşar’lara geçiş yaptık, ben hala Ahmet Muhip Dranas’ın “Yeşil pencerenden bir gül at bana, ışıklarla dolsun kalbimin içi …” şiirini ezbere okurum :))) Yazarken kendimi test ettim, yine okudum :))) İyi dileklerin altına, bi de şiir illaki kondurulurdu. O zamanlar kitaplardan alıntı yoktu. En çok “gözün neyi görmek istiyorsa, kalbin ne için çarpmak istiyorsa, her doğan günün sabahı seni o ana ulaştırsın …” dileğini severim, bu da lise yıllarının favori temennisi idi, güzel dilekleri, duaları hep sevmişimdir, “Ellerin cennet kapısı açsın, ellerin torun okşasın, Allah seni dünyada ahirette bunaltmasın, Allah zihin açıklığı versin, Hacı sofraları, şenlik sofraları olsun, Allah iyi yönde ıslah etsin …” bizim kızın dediği gibi kullanışlı ve güzel dualardır, dua etmeyi de severim, “Hadi bi dua et ” dediklerinde de ipin ucunu kaçırırım :))))
Aaaaaaaay kötülüğün kol gezdiği şu dünyada dualar şemsiyemiz,Koruluğa hayvanlar su içsin diye küçük sistemler kurmuşlar, üç kuş tasın başını tutmuş, diğerlerine vermiyor, daha önce kedi ve köpeklerde, belgesellerde aslanda kaplanda da izledim,aynı, yazlığa gidince karınca ve örümcekleri de etüt edicem :)))) “Paylaştıkça çoğalır sevinçler, azalır kederler, hatta paylaştıkça artar yiyecekler !!!” kesin bilgi ama uygulama zayıf, daha çok maddi şeyleri paylaşamıyoruz, sevinçler kıskançlıklara, kederler de utançlara karışıyor. Yani paylaşım zayıf :))) Bi feeeeysbuuk da paylaşım had safhada, hatta izin almalar, kaynak belirtmeler bile var, tabii bunu yapmayanlar, hatta girip çıktığı anlaşılmasın diye çabalayanlar da var.
Kısa keselim ; varlar ile yokların çarpışacağı bir sabaha daha uyandık, iyi olan kazansın diyoruz :)))) Bi de, var olan bi günaydın, beyaz bi sayfa açtık, kenarı çiçekli, şiiri akşama …

 

 

Reklamlar

HAZİRAN SONU, RAMAZAN ORTASI GÜNLÜKLERİ …


11161358_10205473010878435_7602188298164319444_n

Viraneler gibi olsa da içimiz, gözümüzü güzel manzaraya dikeriz. Gözümüz şenlenince içimiz de açılır misali 🙂 Haziran bitti, yazdan bir ay gitti, orucu yarıladık, bayrama aaaaaaaz kaldı 🙂 Hayat beklemekle, özlemekle geçiyor. Ama hep bi hedef olması güzel. Hayat bir yol ise yolun başında değilsek, ortaya gelmiş olsak bile, yolun sonundan çok “daha gidelecek yollar var !!!” var modundayız, böyle de olmalıyız. Özgül’ün Avrupa manzaralarından , resme bakınca hafif bi esinti geldi bile, suyun sesini de duydunuz mu ? ağaçlar da hışırdıyor, tabiatın sesinde mesaj mı var , ne ? alalım mesajımızı ; Eveeet seviyoruz, bu sevilmekten gün be gün uzaklaşan hayatı, iyinin hatırına, kötü ile geçinip, Allahın verdikleri ile nefeslenip … devam , devaaaaaaaam !!!

21 Haziran 2015

En uzun gün, günlerden pazar, Ramazan dört, bi de Babalar Günü 🙂 Bi de sıcak :)))
Baba bizdeki ailelerde Derin Devlet gibi idi :))) Yani eskiden öyle idi, bizim kurduğumuz ailelerde biraz gevşedi, şimdilerde farklı yerlerde de çoğu zaman o eskiiii hallerden haber yok :)))
Ben hiç hatırlamam, babamım kucağına alıp da çocuklarını sevip, öpüp kokladığını, Bu bir kızgınlık değil tabi, o zaman öyle idi, severdi, hissederdin ammaaaa el, kol haraketi, öpme sevme yoktu, hele vaadler hiç yoktu. Biz karşılıksız sevdik, karşılıksız başarının peşinden gittik, kırkta bir ödül ile yolumuz kesişti, onun da ne değerini, ne ederini unutabildik 🙂 “Babanın kulağına gitmesin !!!” çooook geniş kapsamlı bir tehdit idi, giderse ne olacağını bilemeden büyüdük, arada gidenlerin olduğu arkadaşlar olduysa da onlar da ibretlik hikayeler olarak sunuldu bize.
Yani şöyle bi çocukluğuma indim de travmatik bir durum yok, babam; düzenli eve gidip gelen, elinde filesi olan, filesinin içini dolduran, şakadan anlayan, espri yapan, annemi çok seven, bize hayatta hep “muvaffakiyetler !!!” dileyen, güzel dualar eden, pazarları Eyüp Sultan’da gezen, denizi, müziği, sinemayı, kitap okumayı, yağlı güreşi, tenisi (sonuncu sonradan oldu :)))) ) çok seven, yanı sıra annemi de gezdiren, oyunu altı oktan, anahtara döndüren ama anamı ikna edemeyen, yemeği seven ama bilmediklerini asla tadıp yemeyen, çok yürüyen, “Bir fındığın içini bizden ayrı yemeyen !!!!” … adam gibi bi adamdı. Alzheimer oldu, yedi sene çekti, en ağır halinde öldü, ablamla annem çok güzel baktılar, yazları da ben yetiştim, anne baba arası üç sene kırk gün. Cümlesine rahmet olsun ❤
Sonra biz aile olduk, anne baba rollerini düzelterek, geliştirerek uygulamaya başladık. Eşim çocuklara iyi bir baba. Onlarla oyunlar oynar, öper, sever, söz hakkı verir, mutlu olsunlar diye gayret eder 🙂 yaşlandıkça kendi babasına benzer :)))
Bizde evimizde iki baba aday adayı yetiştiriyoruz, bizden iyi olacaklar inşallaaaah :))
Ne diyelim, cümlesine kutlu mutlu olsun 🙂 Babalar evlatları ile yakın olsun, anneler her zaman arayı bulsun :))))) sevmek iyi de göstermek daha iyi, kıralım zincirleri, yıkalım duvarları, güneşe akın var misali, çoşarak, koşarak, seeeel gibi akalım :)))) Nereye birader ? diyenlere kalplereeeee !!! dedik, günaydını da ekledik, cümleten öptük sevdik :)))))

22 Haziran 2015

Gökyüzünde bir koşuşturma var, rüzgar koyu gri bulutları önüne katmış kovalıyor 🙂 Bi durdukları yağmur olacak sanki, nerede yorulurlar bilmem ama burayı geçtiler, zannımca Avrupa’ya kadar koşar bu bulutlar :))) Tren olmuş bulutlar :), bi de bilmecemiz vardı ; “sıra sıra odalar birbirini kovalar , cevap ; treeeeen, iğrenç espri eki ; öpsüüüüüün seni Zeki Müreennnnn !!!”
Bi de tren olan çocuklar, Anaokulundaki minik yavrular :))) Yemek öncesi el yıkamaya, öğlen uykusuna, bahçe saatine, etkinlik odasına … birbirinin omuzlarında minik eller, boy sırası, ittiirip kaktıran azılılar, tehdit sallayan öğretmenler ; “Aliciğim ; böyle davranmaya devam edersen, boyama kitabını boyayamazsın, ya da bahçe saatine çıkamazsın !!!!” İllaki bir kurallı düzen merakımız var, nedenlerini, niçinlerini anlatmadan paaat diye tepeden inen kurallar, tren olmazsa yürüyemez mi bu çocuklar ? Şimdi hala öyle mi bilmem ama üç adet çocuğumun üçü de tren olmuştur :))))) Aaaaaaaaah aaaaaaaaaah eğitimin her yanı cılk yara da kimler farkında, hayata tren olarak adım atan yavrular, devamlı kuyruk, birini takip sendromu yaşayacaklar !!!! diye de bi bilgiç bilgiç sallayalım, isteyen istediği gibi anlasın :))))) Ben de polemiğe girme merakı yok bacım :))))))
Dışarıda kuşlar uçuyor, sesli sesli, ağaçlar nazlı nazlı sallanmakta, güneşten bi haber yok, bir bulut arkasında, dünyanın Amerika tarafları yatmaya, buralar kalmaya hazırlanırken, Avusturalya, Yeni Zellanda’ da yaşayanlar bir gün öndeler :))) Yani dünyada tam bir pazartesi birliği yok :)))) Bu nedenle hafta başı, pazar ertesi … gibi sendromlara kapılmayın, cuma nerde bıraktıysanız oradan başlayın :))) Bir bilir kişi olarak derim kiiiii ; “kendini yiyip bitirmenin olmuşla, olacaklara bi faydası yok !!!!” “Bence kendinizi yenileyin, olmadı tazeleyin, daha da olmazsa sizin bi bildiğiniz vardır onu yapın ama yorucu yıpratıcı icat çıkarmayın ” :))))) Haydin günaydın, ben de yatcam kalkcam, yarın sabaha hooooooop burdayım :)))) İşalla

24 Haziran 2015

Karşı blokun önünde küçük bir bahçe var, daha doğrusu bahçe kılıklı, içine bi kameriye yaptılar, etrafında sıra biçiminde oturacak yerler, ortada masa, toprağa taş döşediler ulaşım için 🙂 etrafında ağaçlar, ıhlamur tam da çatı üstünde, güller … etrafı da çitle çevrili, sakinleri ara ara toplanıp oturuyorlar, daha çok teyze işi bi yer :)))) Dün de eski lastikleri boyamışlar, ağaç gövdelerine geçirmişler, saksı gibi olmuş, kimini yan yana getirip şekil yapmışlar, güzel olmuş, kuş bakışı içimiz açılıyor :)))
Az ötede de çöp konteynerı var, yanına poşetlerle giyecek bırakmışlar, birileri de tüm yollara serpmiş, bakınca içimiz kararıyor.Kendi işimize yarayan şeyleri, seçip alıp, kalanı saçıp savuruyoruz, ama her şeyde öyle. Biraz evvel sayfa taraması yaptım, ne kin, ne nefret yarabbim, herkes karşı olduğuna sövüp sayıyor, ölüye de diriye de laf çakmalar, oh olsunlar, yüreginin yağları eriyenler, yüreğini alternatif yollardan hafifletenler … ne olacak böyle !!! demiyorum, dünya bildim bileli böyle, insan nesli insanlıktan çıkmak için savaş veriyor, en az %50 başarı yakalandı, ha gayret …
Valla zaman zaman içim daralıyor, tüm umutlarım balon olup havalanmış, uzayda kaybolacak gibi oluyor, yalvar yakar geri çağırıyorum her seferinde :))) Sonra diyorum ki ; “Olacak, tam istediğim gibi olmasa da, ona yakın bi şi, belki de aklıma gelmeyen yep yenisi … ama bi şekilde olacak, belki de gözden kaçırdığım bir şey var, onunla daha güzel olacak …” diyerek kapılar arasında takipteyim, bi açılanlar, bi kapananlar, sık tekrarlar, hafif de cereyan var ammaaaa üşütmeden olacak işalla, sabır sabır ya sabııııııır !!!!
Aaaaay hadi son yemek masasının altını da üstünü de topladım, küçükken bize “melekler sofra kalkana kadar ayakta beklerler !!!” diye öğrettiler, meleklere sevgiden saygıdan, “lavaboda bulaşık fakirliğe delalet eder !!!” de dediler, o da aklımızda :)))) Bulaşık makinesinde bekliyor kirliler, gerçi benimkiler çok da kirli sayılmaz, makineye de yardımcı olmayı severim :))))))
Güneş yaşlı dünyamıza küskün ışıklarını gönderirken, kuşlar kuş dilinde kaynatırken, rüzgar kesilmiş, mevsim ne olduğu belirsizken, ben de yatmaya giderken, kalkanlara günaydın olsun, haset etmeyelim lütfen :)))) ben emekliyim, çoluğu çocuğu büyüttüm, gece uykusundan en az dört saat alacağım var, dengeli olalım diye şeyediyorum :)))))

25 Haziran 2015

Sonra, sonra … bir sabah daha 🙂 Bu tam yaz sabahı ama, birazdan sıcak çok sıcak olacak havası, karşılıklı pencereler açık ve rüzgar çanı ötmüyor. Bir şeyden daha emin oldum kiiii; “halkımız cereyanda kalmaktan korktuğu kadar hiç bir şeyden korkmuyor !!!!” Çok kesin bilgi, bir cami cemaati mensubu olarak, diyorum kiiiii ; insanlar havasız, kalabalık, sıkışık yerlerde çoook mutlular, çünkü sırtlarına, böğürlerine yel girmiyor :))) Öyle valla, hava serin diye klimalar kapalı olunca, camlarda otomatik kapanıyor, Kendi adıma, her yaşta, her havada yelin etrafımda dolanını severim, uçuşan saçlarım, eşarbım, eteğim … ne varsa rüzgara kapılan, varsın kapılsın isterim, hatta aklımdaki bazı şeyleri de rüzgara gönüllü veririm :)))))
Duvardaki gümüş (900 ayar :))))) ) küstüm aynaları kaldırdık, yerine DART astık, bi Ramazan etkinliği olsun diye şeyettik. Para biriktiriyoruz, yemek masasını da bilardo masası ile değiştircez :))))) Gün içinde ara ara turnuva yapıyoruz, kızdan iyi sallıyorum :)))) Aaaaaaaah hayat tahrip olmuş kurallara mutluluk saklar, içine tükürülmüş bi misafir odası çocukların ceyizinde anı olarak gider, “annem de uydum akıllı idi !!!!” başlıkları ile gün gelince ortaya dökülür, gerisi anlat dinlet :)))
Biz evin en güzel yerini misafire ayırmış annelerin eseriyiz, kapısı kapalı, tozu alınmış, dantelli, yastıklı, halı püskülleri bile kar beyaz, perdesi temiz, sehpası süs eşyalı, bize seyirlik, misafire keyiflik :))) Aniden bi gelen olursa, “ne şaaaaneeee !!!” desin diye. Biz kaldırdık kuralı, açtık odaları ev halkına, onların çat kapı ya da haberli gelen misafirlerine 🙂  Elbette misafire sevgili, saygılıyız ama bize vereceği not için kaygılı değiliz :))) Biz kendimizi iyi biliriz, anlatabirsek ne ala, anlamazsa, yanlış anlar sa da kendi bilir :)))) “Cümleten adımız Hıdır, elimizden gelen bu kadardır !!!”
Aaaaaaaaay hadi günaydın, kuşlar konsun yollarımıza …

26 Haziran 2015

İftar ve sahurda hocalara bakmıyoruz ama ifrara sahura yemek yapanları kaçırmıyoruz :))) Evcek gurmeyiz inşallah :)))) Kardeşim gilleri çağırdım, bi de serin tatlı yapalım dedik, donmuş meyveli, püskevitli,muhallebili bi tane yakın izledik, bugün de hayata geçirdik:))) oğlanın koyduğu meyvelerin maliyeti 40 liraya yakın, diğerleri ile emekle 60, 70 bu paraya iyi bir iki tatlı alınır az az çeşit yapılır, ramazan tıkanıyor insan !!! misali olur.Amaaaaa biz ne yaptık, bastık parayı evde yaptık :)))) tabiiki de meyvelerin yarısını aldık, biraz malzemeden çaldık :)))) Adını da “sevildiginizi bilin !!!” Yaptık, eeeee mutfakta çareler tükenmez, çarenin ,çaresine bakalım halleri tükenmez, örnek; demokraaaasiler :))))

28 Haziran 2015

Sorsanız kendimi :neşeli, sevgili, geçimli iyi bi kızcagız ” diye tarif ederim , muhtemel adresde de bulunurum :))))Arada kendime kendimi dinleme ve keşfetme zamanları ayırıyorum, baktığımda görüyorum kiiiiiii takıntılarım var ve bunları başkalarına takmadan kendime takıyorum 😦 Yani çok feci şeyler değil belki ama sık sık tekrarlanıyor. Misal; bulaşık makinesi; illaki arkadan öne, yandan ortaya yerleşecek, büyükler en geride, ortalarda iki kat mümkün, bardaklar boy sırası, çatal, kaşık düzeni var, tencere, tahta yok … şiir gibi olacak, biri yerleştirsin hemen arkasından bakarım :))) çamaşır asma da öyle , bir sıralama olacak, renkliler güneşe uzak, iç çamaşırı arkalarda gizli … başka şeyler de var. Bunlar benim gizli ve sessiz taktıklarım, etrafa rahatsızlık vermiyorum, kendimi taciz ediyorum :)))) iç sesim komutu veriyor, ben de tıpış tıpış … Böyle işte iç sesler sesizce içimizi oyuyor, biz yüz verdigimiz için tabii ki de gizli bi eziyet yanımız da var muhakkak ,çok beslersek mazoşis mi ne oluyos, dimi ;))) cümlemize iyi beslenme ve beslemeler olsun 🙂 yumurta, tereyağı, zeytin ak besinler, kaya tuzunu bolca tüketin !!!! kaynak Canan hocam :))))) kendinizi kendiniz tuketmeyin, zati canınızı yiyen bi sürü insan var, kaynak evin annesi :))))

29 Haziran 2015

Bu sene festivalde bir Hindistan filmi seyrettim. “Aşk zahmetli iştir” Biri gece, biri gündüz çalışan bi çiftin hayatından bir bölüm. Birbirlerini çok az görüyorlar, ortak bayramlar, denk gelen izinler sağ olsun misali, hayat o kadar düzenli akıyor kiiii, biri çamaşırı ıslıyor, öteki yıkayıp asıyor, sonra öbürü topluyor, biri listeyi yazıyor, öbürü alıp getiriyor, sonra sırayla pişiriyorlar, arada merdivende denk geliyorlar, biri çıkarken biri iniyor, filmde hiç konuşma yok idi, gerçek hayatta da konuşacak zamanları yok :))) Evlilik ömrü için hem iyi hem kötü bi durum 🙂  Yönetmeni ve yapımcısı da seansta vardı, sordum ; “Bu eskiden mi böyleydi, hala mı böyle ?” diye. Gerçekten hala böyle imiş. Sanırım Bombay’dı şehir, işsizlik sorun olduğu için, insanlar işe uyum sağlıyormuş.
Hayatta her şey devamlı ki, biri biterken biri başlıyor, sanki zincir insanlar, birinin bıraktığının devamı bi başkasında var.Bu pazartesi sabahında ben yatmaya giderken bir sürü kalkan var.Birileri hayatı yakalamaya çalışırken birileri askıya alıyor, birileri bitiriyor, birileri yeni başlıyor … sonra yaşananlar konuşma malzemesi oluyor, sonra dilden dile dolanıyor, ders oluyor, bilgi oluyor, espri oluyor, dedikodu oluyor … yani demem o ki bu pazartesi her hafta geliyor, sendrom felan filan diye adını kötüye çıkarmayalım, sevelim pazartesimizi :))) Bizi kahreden başlangıçlardan saymayalım, az ilgi, az sevgi pazartesine :)))) Biz seversek pazartesi de bir gün bizi sever mi bilmem ama umut kesmeyelim, sever mi sever, belli olmaz :))))
Aaaaay hadi günaydın, bu facebooka bi şi ler olmuş yine, satırlarımı kaçırıyorum, pat diye bi şi parlıyor, bi haber düşüyor alta, panik oluyorum, yazdıklarım evrene imzasız salındı diye :)))))
Bi de bi ricam var :))) Dün akşam elektrikler kesildi, biz de çocuklarla mum ışığında isim, şehir oynadık :))) Teeeeeeee ilk okuyup yazdığımız zamandan kalan bu oyunda cümleten paslanmışız, tekrar edicez işalla :))) “Ş” harfinden “ŞanlıUrfa” ve “Şam” hariç başka hangi şehir, şempanze hariç başka hangi hayvan, şalgam hariç başka hangi bitki var ?

30 Haziran 2015

Martılar çok gürültü yapıyor, bi de kocaman sesleri var, neyi halledemediler anlamadım. Martıyı deniz kenarında bilirdik, şimdi artık içlerde, evlerin damlarında, tombul tombul uçuşup, konuşuyorlar. Bildiğimiz ezberler hep yalan oldu :))) Annemin martılı bi de özlü sözü vardı ; “Martıya bokundan ilaç olacak demişler, varıp denize sıçmış ” Bak bu söz pek de yalan oldu sayılmaz, hala geçerli, hatta “tırnağın varsa başını kaşı” ile de pekiştirilebilir :))) Yalan olanlar arasında bi de141-142 var :)) Bizim kuşak iyi bilir, bu kanun maddesi çoooooooook kimseye zindan kapılarını açtı 😦  Martıdan oraya nasıl geldim, bilimsel bi açıklama yapamıyacağım ama geldim işte, hemen balkona geçiyorum ; Hane halkına ıslak duş havlusunu asmayı öğrettim, ammaaaaaaaaa üst üste konulunca kurumayacağını değil, banyoya gidelim ; Kirli sepeti kavramı gelişti ama” kapağına konulmaz içine atılır !!!” kuralı henüz işlemiyor, yani zayıf :))))
Sabah sabah atlaya zıplaya, martı sesleri arasında ne yazıyorum pek de bilemiyorum ama yazıyorum işte :))))
Anacığım ; Merkür’ü yörüngeye oturttuk, Mars yoldan çıkmış, Yengeç üzerinden diğer burçları da çitileyerek ilerliyormuş, bu da bizi az agresif, az alıngan, çok kırılgan edermiş 😦 Valla ben hissettim de kendime çeki düzen verdim, caminin pencerelerinden ve açılmasın diyen cematten uzak duruyorum :))))))) Melekim sen de hayata serin dur, az bana çokça Derya‘ya takıl :))) Aaaaaay aman “bunlarda geçer, geçeeeeeeeer, geçeeeeeeeer neler geçmedi kiii !!!” , de aklımızda, dilimizde olsun, ilaç niyetine bacım !!!
Dünkü “Ş” harfi takviyeleri için teşekkür ettim, yazmadan, sesli oynayınca, önce söyleyeni tekrar edemiyorsun, şu mübarek günlerde bitkiye “Şaraplık üzüm” dedim, bi de hane halkını ikna ettim :))))))))))) Cümleten günaydın, öptüm, sevdim :)))) Bi ara “Ü” ile “G” ye de çalışın derim, yardım aldığım aramızda haaaa …

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑