HAZİRAN ORTASI, RAMAZAN BAŞI GÜNLÜKLERİ …


11111210_10205904517465830_3780453026016956994_o

 

Bir pencere kiiii ben içeride ımutlar dışarıdaaaaa!!! diye yorumlamıyoruz resmimizi, hayatın hem içinde olmalı, hem de dışında, bir ara kendimizi korumaya alsak da dışarısı heyecan vermeli, umut vaad etmeli, düşüncenin gölgesi büyük olur, uygulamaya geçmek  en iyisi, kapanmayalım güzelliklere, güzellikler içimizde dışımızdaaaa !!! diye düşünmüş müdür ? Özgül bu resmi çekerken, düşünmedi ise de artık kendini bi sorgulasın bakalım :))))))

Havalar sıcak, soğuk, nemli, yer yer gök gürültülü, hortumlu, tufan tipi yağmurlu. Biz de az gergin, az yorgun, az susamış, az açıkmış … hepsi az az ama çeşide maşallah :))) Bir suçlu aradık tabiii, “gökyüzü karışık ise kuşların işidir !!!” derler ya “insan ruhu karışmışsa gezegen işidir !!!” diye de ben dedim, Merkür’ü düzelttik, yerine sabitledik, sen Mars Yengeç burcunda yürü, bir yandan da sağa sola salla 🙂 Bi alınganlık, bi hassasiyet, bi neden ama neden, bi haklıyım, hakkım beni bekler … halleri ki sormayın, hatta oruca kabahat bulmayın :))) Az sabırla olacak işalla, biraz sağ duyu, biraz hoş görü,fazlaca tatlı dil … Kendimi ayar ediyorum, pencere açmak ve kapamak isteyen camii cematinde saf tutmucam, ortayı bulucam, temiz havayı rekat sayısına bölücem, dermişim :))))) İki gündür, pencere mücadelesi veriyorum, kesin haklıyım da, da, da, daaaaaa …

Aaaaaaaay neyse iftara az zaman kalıyor, masa, salata, çay, pide, yemekler, ilaveler, eksiltmeler … beni bekler, siz beklemeyin, okuyun gitsin, hatta gerekirse beğenin bile :))))

11 Haziran 2015

Güne ortasına doğru başlamayı sevmiyorum amaaaa mecbur gençler sabahlıyor bu sene sahuru onlara yıkmayı planlıyorum :))) ” sosyal bi sofra olsun , çok like alsın, looku güzel olsun, güncel, sıra dışı … ” diye bi nutukla ikna ederim , olmadı içine az da tehdit katarım 🙂 Hayatımız yukardan aşağıya, aşağıdan yukarıya heeep gizli , açık tehdit zaten 😦 bilgelik arttıkça suskunluk da artıyor, ” Bu ömrümü yiyen salakları topluma kazandırmaktan vazgeçtim, toplumsuz kalsınlar !!!” diye and içiyor insan içinden, dışına da bi maske içten içe yağ eritiyor dermişim ;))))
Aaaaah organize işler bunlar, topluma tuzak bunlar, aaaay :aman avcı vurma beni, ben bu dağın maralıyım ” diye gezer bunlar !!!!
Ben de bölge maralıyım bacım :))) sosyal, özel sorumluluk projeleri içindeyim, zamanın da ne içinde, ne büsbütün dışında … tuhaf bi durum değil ama, hepimiz zamanın gönüllü gönülsüz askerleriyiz 🙂
Cümleten kolay gelsin

 

Cümleten geçmiş olsun 🙂  Merkür geri hareketlerini tamamlamış 🙂  Allahım hiç bir şeyin gerilemesi ile bizi imtihan etmesin, Amiiin :)))

12 Haziran 2015

Bekliyoruz !!!! Yaz gelir gibi oluyor, ara ara 🙂 Ramazana sayılı gün kaldı, amaaa amaaaaaa karne günü geldiiiiiiii !!!! Evimizin tek karnelik yavrusu aaaaazzz sonra serbest kıyafet, fönlü saç, ojeli tırnak ile asla süslü değil ama cooooooooooool olarak okul yolunu tutacak inşallah 🙂 Liyseli kızımızdan güzel bir karne bekliyoruz, tabiki de güzel ve iyinin sınırlarını aşağıya çektik, karne bizim seviyemize gelemeyince biz karnenin seviyesine indik kiiiii cümleten mutlu olalım :)))))))
Aaaaaaah neydi o günler, okuldan karneli çocuk toplamalar, ödül olarak yemek, sinema, oyuncak lego oğlanlara, kıza Barbie’nin şaçını uzatan, bacağını sallayan modeli :)))) Yazlığa gitmeler, anne olarak “aaaaaah bi okul açılsın ” diye özlemeler :)))
Şimdi ne acı , ne heyecan dermişim :)))) İşte, günler geliyor geçiyor, aklımızda hatıralar kalıyor, andıkça bir tebessüm kalıyorsa yüzümüzde ne ala 🙂
Hadi gökyüzü düzene girecek inşallah, yorgun güneş biraz daha nazlansa da eeeeen geeeç önümüzdeki hafta yakıp kavuracak diyooo havayı koklayan adam 🙂  Biz de her şeyin hayırlısı diyoruuuuuuuz, ilgili ve yetkililer uyardı karne mağdurlarına ( var mıdır ki ? Artık zorla sınıf geçiriyorlar, bi de nerdeee o eski ana babalar, sayıları azaldığı için onları şiddet yanlısı diye anıyoruz :)))) ) sevecen yaklaşıcaz 🙂
Aaaaaah her işin başı sevgi de bi de nasıl seveceğimizi bilsek, severken öldürmesek, sevdiğimizi göstersek, söylesek, hissettirsek, işte o zaman “hayat bayram olacak !!!”
Hadi ben seviyorum valla :))) Komple hayatı, yaşamayı, içindekileri, beni üzenleri bile sevmişliğim, hatta kusuruna bakmayıp devam etmişliğim bile var :))) İçimden dışıma doğruuu bi bahar havası var, benimde mutfağa doğruuuuu bi yolum var :)))
cümleten günaydın !!!!

13 Haziran 2015

“Zamana yaymak !!!” diye pek afilli bi deyim var 🙂  Yapabildiklerimize zamanı ayar ederiz, yapamadıklarımız için “zamana bıraktık” deriz :)) Sonra bi bakıyoruz ki; artık yaşlandığımızdan mı, yıllandığımızdan mı, yorgunluk mu, bıkkınlık mı ? … bilmem zaman bizi yaymaya başlamış 🙂  Acı ama gerçek valla 🙂  zaman su gibi akıp giderken, bizi önüne katıyor, yüzme bilenler bir iki sağa sola kaçıyor, arada kıyıya çıkıyor, aaammaaaaaa çoğunluk akıntıya kürek çekmekte, daha da bi çoğunluk, kendini koyvermekte .
Baktım ki öğlene az kalmış, uzun dediğimiz günler bile yetmiyor bazen, sebebi bana göre hayatı ağırdan almaya gayret etmek, kendimizi oyalayan işlere epey bi vakit ayırmak, hatta hayata uzun uzuuuuuuuuuun sessizce bakmak 🙂  Kiiiiiiii bunu pek bi yapar oldum, Ihlamurlar çiçeklenmiş kokulanmış, bi ıhlamur üstüne harcanacak çooooooooook uzun zaman var; gribin ilacı, bebelerimize sakinlik, mideye bağırsağa ferahlık, kışın en eski efendisi, babamın elinden zencefilli, tarçınlı, elmalı, karması, anamın elinden ballısı, benim elimde büyük kupada olanı, mutfakta şık bi kavanozda, aktarda örgü sepet içinde, markette poşette, sevdiklerimize ikram, hastaya şifa, cafe de süslü, zamane hallerde … konu başlıkları açtın mı içinde kaybolursun, zamanın içine de tükürürsün :))))
İşte böyle şekerim, karne geldi, mutlu olduk, yaz da öglenleri geliyor, ramazana bir elin parmak sayısından az kaldı 🙂
Hadi beklenen geliyor, gelişinin ayarı zamanda, Nasıl gelirse artık o boyaya boyanacaz ki, Cümleten pembe, beyaz, yeşil … hafif ve uçarı tonlardan günaydın,Ama siz uçmayın, ya da amaaaaaaan uçun gitsin ,Ayaklar yerde iken ne olduğunu bilenler için sözüm, bi de uçun gitsin :))))

14 Haziran 2015

Artık bi süphemiz kalmadı, yaz geldi 🙂  Sevinin bekleyenler,Ben yine nem ile savaştayım, Nemlenmiş kolumu bacağımı, kapıya, masaya çarptığımda yıldızları sayıyorum :)))) Bu da ne güzel bi deyimdir, “Yıldızları saymak !!!” ; Bir den parladı dünyam, tek bir noktaya yoğunlaştım, o yogunlukla aydınlandım anlamına gelebilir :)))) Bu nem eskiden yok mu idi, var dı da bizim vucutlara mı yoktu ? Bir nem oranıdır, gidiyor, Fakat bu oran beni perişan ediyor, yaz mağduru bile sayıla bilirim :))) Fakat Merkür normale döndü yaaa, suç atacak bi şi kalmadı :)Kutsal ay Ramazan’da gelmek üzere, sabır ve sükunet üstüne çalışıcaz,”Kamil İnsan” sınırlarında dolanacaz …

15 Haziran 2015

Zaman konusunda hesap kitap adamı olduğum doğrudur 🙂  Her sabah bi dolu plan programla uyanmaktan mutluluk ve gurur duyarım :)))) Küçük planlarım programlarım var benim, evle ilgili, çoluk çocukla, konu komşu ile, hayatın akışı ile … kırkından sonra da kendimle ilgili hayallerim, planlarım olmaya başladı :)))) Bunları hayata geçirmem için hayat sürem yetecek mi bilmiyorum ama bi tek o konuda süreye takılmıyorum, kısmet !!! diyorum.
kalkar kalmaz güne evi gözlerimle yiyerek başlıyorum :)))) Tatiller, pazartesiler yediklerimin miktarını arttırıyor, hazımsızlık, bulantı, sinir … gibi durumlar söz konusu olabiliyor :)))) Bunlar da kuralları olmanın yan tesirleri şekerim :)))) Ne kurallı, ne kuralsız oluyor, değneğin iki uçlu boklu, tek taraflı olandan bulunmuyor, takımı bozmuyorlarmış :))))
Yani yine elimdeki değnekle bakışıyorum, bi yazlığa gidip gelmem lazım, kiii benim için Taksim’e gidip gelmekle aynı süreye bakıyor, ev yerinde duruyormu, akmış mı, kokmuş mu, ödenecek ne paralar var, anamgillerden kalan komşular duruyor mu ? Bi bakıp gelmek gerek, yavruları da zor zekat ayar ettim, yardımcı eleman olacaklar inşallah 🙂  Evler arasında bile koşarak gidip gelmek zorundayım, her yeri bi yalancı cennet yapmak asli görevim :)))) Kendime kızma, acıma, terapi … gibi hallerim mevcut şu anda, terapi kazansın diyorum :))))))
Hadi sağlıkla, mutlulukla, huzurla … yeni bi haftaya daha, cümleten günaydın, evin annesi tüm evlerin annesi :))))

Rutubet kokusunu severim diyen bi arkadaş vardı, adını çıkaramadım, bir kaç gün daha burdayım, buyursun gelsin:)))) Bizi bekleyen sürprizlerin büyük bir kısmı ile kucaklastık, hem cebimizden, hem de sinir sistemimizden gidiyor maşallah, geçecek inşallah , daha kısmette ne var acep? Kötülerinden mazallah :)))) valla, hiç bi gelişme yok, hizmetçi ruha aynen devam:) enginde yavaş yavaş günün minesi solarken, kendime bi çay yapıp az da bacağımı uzattım, tv kumandası çalışmıyor ekran karanlık :))) yatsıyı müteakip uykuya, yuvası dağılan böcü börtü rüyaya, yazlığa gündelige geldik bacım :)))))

16 Haziran 2015

Bi de foto yapsam iyi idi amaaaa teknolojim zayıf :))) bir nem, bi sıcak … ne kadar soyunsan yetmez :)))) kendimi suya da atamıyacam, oralarda zaman kaybedersem, ya işlerim yarım kalırsa ya beklediğim aferin sayısı yetersiz olursa, vicdan sorgusunda ezilirsem … diye kafamda deli sorular ve çelişkiler len çayımı içip Çeşmeciyi bekliyorum, depo su koy verdi 😦 ama oğlan telefonla tv yi açtı :)))))
Valla şimdilik iyi kötü başa baş 🙂 terapi ile başarıyı yakalayarak kamil insan olcam ben !!!! Mola bitti, hizmete devam, bi de Tekirdağ yakınlarından Tünaydınnnnnn !!!!

Annenin yazlık günlüğüne devam ; son parti çamaşırı da yıkayıp astım. Bu planlanan son parti idi, istesem en az on makine daha yukarım. Biraz evvel tv den dumanlar çıktı veeee yaralanma felsn değil bildiğimiz öldü 😦 Mecbur kültür gecesi yapıcaz, akşam inerken yazarak kendimi bi hesaba cekeyim dedim. Çeşmeci kilitciye göre az para istedi, gerçi kilitcinin istedigi miktarı da vermedim 🙂 yaşasın annemden geçen pazarlık genleri 🙂  komşulardan kayıp yok, demirbaşlar demir gibi maşallah ama çoğu ev boş, bi hüzünlü ıssızlık var. Aaaaah bi zamanlar bu evde yatacak yer olmazdı, masanın başı adam dolardı, banyo tuvalet sıraya bakardı, iki nolu oğlana hamile idim alındığında, doktor yazlık dönüşü aldığım kilolara şaşırmış idi, doğuma dört ay var veee ben hakkımı fazlası ile kullanmışım. Ben de doktora şaşırmışdım, kilo almak benim en başarılı olduğum alanlardan biri kiii, hedefi koyun geçerim bile ;)))) yanımda da en az üç kişi götürürüm :))))) yaaaaa işte yok artık; ne het cuma akşamı sokella kavanozu ile gelen babam, sen iki canlısın ye diyen anam, cocuklar büyüdü , kardeşim gelmiyor, bi abkamla ben işte, ışık sönmesin diye bi gayret, evin duvarlarında, sokağında, yollarında gencligimiz var , bi tek bizim duyduğumuz kokular, daha anlatmadığımız anılar var, aaay içim şişti kendimi sokağa atayım bari, az da yağmur düştü, hava tam benlik, bi dolanalım bakalım kızlan, o benmişim gibi oluyor mu bi bakalım, aman olmaz ya o da bi umut işte …

17 Haziran 2015

Yorganlar kaplanırdı bi zamanlar . Günümüzün en son kaplı yorganı sökmüş olabilirim 🙂 Teee annem kaplamış, nar çiçeği göbekli, pembe beyaz çubuklu alt çarşafı, köşeler üçgen katlama, bir yorgan iğnesi etrafını ağ ipliği ile dönmüş, pamuklu, üstü sire saten , rengi yağ yeşili, bildim babaannemin hatırası, hepimize birer yorgan diktirmisti, bu oğlanın ki. Gelinden yaz evine hibe :))))
Bu ev insanın ruhunu tırmalıyor. Köşe bucak saklı gizli ne varsa ağır ağır çıkıyor ortaya kiiii hazımsızlık olmasın diye 🙂  Dün akşamda kuranın içinden annemin takvim kağıdına aldığı not çıktı, yasin okumuş, 25 tane, 1,2,3 … diye yazmış :)))) sevdim annemin köşeli, titrek rakamlarını ❤  atmadım, “bu burda dursun ” diye bıraktım yerinde 🙂
Evden çıkmadan bir parti daha çamaşır, anılar makinede çimiyor, ayooool !!!!
Yapılacak işler listesi yoğun, akşama ilk sahur, ilk teravi , beyin olarak hazırım Ramazan etkinliklerine, gelsin Niyat Hoca ya sorular :))) orucu belki bu sene bozmaz diye umut edilen faaaliyetler :)))))
Hayatın içinde olmak iyi bi şi :))) Hayat bizi sevsin diye beklemeden hayatı seversen daha da iyi bi şi 🙂  mutluluk bir içten kahkahada, işten eve dönüşte, paylaşılan gülüşte …”
Öyle kuşun kanadında, teeee uzaklarda felan değil yani 🙂 
haydin cümleten paylaşılan bi gülüşle Günaydınnnnnn !!!! millet :))

Sildim, süpürdüm, yıkadım, pakladım 🙂  Böcü börtüye temiz bi ev bıraktım, hayırlı Ramazanlar diledim geldim :))) En son kapıyı kaparken bi karasinek uçuyor idi, onu da kalan örümceklere havale ettim :))) (anne tabiat bilgisini beyan etti :))) )

Bizim yazlık aslında Almancılar için yapılmış, önce almışlar, sonra satmışlar, Çeşme, Bodrum ile mukayese edilirse sefil bi yazlık, avam bizimki, orta tabakanın şov yaptığı evler var tabiikii :)))) Biz de anam babam severdi, bizim gönüllerde birinci misali gidip geliyoruz, Günden güne de geriliyor yazık ki 😦 Aşağıya otobüs acentası açılmış 🙂 Bilet alalım da öyle gidelim, esnaf da kazansın dedim. Yoksa ben yoldan el etme usulü gider gelirim, hatta değişik yollar denerim, severim insan manzaralarını, ara yolları, caddeleri sokakları … Bi keresinde Ereğli üzeri geldim, minübüs Silivriye kadar bi dolandı, yol uzadıkca uzadı, Züğürt Tesellisinde üstüme yoktur, “Allaaam üç lira verdim, en az fazladan onüç km gittim, nereleri gördüm :))) ” diye kendi kendime söylendi idim. Neyse ; bileti aldım, otobüsü bekliyorum, gençten bi çocuk koymuşlar ofise,( ofis kelimesi tam ifade değil ama, beldemizi iyecene de yerden yere vurmayalım ) sorulacak sorular var, soruyorum, cevap alamıyorum. Sonunda “sen bu yaz burada mı çalışcan ?” dedim, “öyle gözüküyor” dedi. “Ben şimdi gitcem, Allah izin verirse tekrar gelicem, soruların cevabını öğren gelince bi daha sorucam ” dedim :))) Yavrum bi isteksiz, bi beceriksiz, üç tane bilet kesti, onunda ikisini aynı koltuğa, “geldiğimde evdeki günlük işim bitince gelip biraz da burda çalışayım, genç biraz deniz dere yapsın, yazahaneye de bi hareket bi renk gelsin ” diye aklımdan geçirdim, ben kampanya felan da yaparım, (anne İşletme okudu) muhtemelen camlarla koltukları da silerim :))))

Yol boyu bakınıp geldim, satlık beş çepheli ev var, beşinci cephe çatı :))) Lokantanın biri kocaman “Açığız ” yazmış, eski “ne alırsan bi milyon” cular ne alırsan üç buçuk olmuş :))) Enflasyon yok di mi ? Gelirken yol çalışması yok dediydim, meğer öbür yön şantiye gibiymiş 😦  Silivri’den sonra muavinli halk otobüsüne biniyorum, muavinler çok becerikli, yaşlı teyzeleri kuçaklayıp bindiriyorlar, tombulları arkadan ittiriyorlar :))))) Hala “camı kapayın cereyan yapıyor !!!” muhabbetleri var :))) Bu arada herkesle tanış biliş olmamdan, akla gelmeyen sorular sormamdan kız acaip utanıyor, böyle bi zamanlar olur hep, anamızdan babamızdan bi utanırız di mi :)))) Farkındayım ya acaip eğleniyorum, gelirken bi parça kaşer peyniri ile ekmeğim kalmıştı, aldım geldim, asla atamam :))) Otobüsde “aaaay içim kıyıldı, biraz kaşer ekmek yesek mi ? ” dedim kızı bi göreceksiniz, alı al, moru mor :)))

Hayat işte böyle, bi ramazan daha geldi, teraviye gidip gelcem,Tahminimce yatmadan da sahur yapcaz, bu durumda sabah kalkamıcaz :)))) Bundan gayri yazılar gece yarısından sonra, daha el kadar bebeliğimden bu güne Ramazan yazıcam işalla :))) Cümleten hayırlı Ramazanlar, hepimize bayram yapmak nasip olsun :)))

19 Haziran 2015

Güneş doğsun yatıcam 🙂 Alışkanlık benimki, mecburiyet değil, sevdiğim seyleri yapmak hoşuma gidiyor, ama yapamadığım zaman kendine işkence edip de başka sonuçlara bağlanmıyorum. Yani alışkanlıklarım var ammaaaaa onlara esir değilim.
Güneş dünyamıza usul usul, renk renk,ağırdan yayılırken bende dünyaya yayılmaya hazırlanıyorum 🙂 Seviyorum; kış güneşi ile bahar için umutlanmayı, baharda çoşmayı, sonbaharda hüzünlerimi ateşe vermeyi, yaz güneşinde her şeyi netleştirmeyi 🙂  Bi de bu saatler huzur saatleri, sessizliğin seslerinde neler gelip geçiyor, kendinden geçmiş olan ev küçük dokunuşlarla kendine geliyor, bu arada annelerin yeni bir görevi daha var, dolmuş cihazların fişini çekmek, boş olduğu için ötenleri de fişe takmak :)))) Vizyonumuz geniş çok şükür, ona da uyum sağladık 🙂  Hayatımız kapaklı bir cam kavanozda geçsin istemiyoruuuuuuuz, geniş alanlara yayılmak, türlü renklerle tanışmak, onlara tahammül edip, doğru yola iletmek :)))) renkleri karıştırmak, kırmızı çizgileri kesik kesik yapmak, her açıdan bakmak, taraflarımızı değil sadece taraf olmadıklarımızı da okumak, dinlemek, “Hadi o zaman, sen doğru isen, ikna et beni şekeriiiiiim !!!!” demek için varız bu hayatta, yani ben öyleyim :)))))
Aaaaah yazdan yaza gittiği yazlıkta her seferinde diş fırçasının rengini unutan, “kırmızı senindi !!!” diyenlere inanmayıp, her sene hepsini çöpe atan biri için ikna zor bi iş değil denemez hem de denir :)))))
Aaaaay sınırlar, kurallar, saplantılar, sendromlar, taviz vermeyenler, taviz nedir bilmeyenler … hepsinin mimarı insanlar :))) İnsanlar birbirlerine hayatı zorlaştırmak için varlar, birinin göz yaşı diğerinin sevinci oluyorsa kiii oluyor çok zaman “batsııııııııın bu dünyaaaa !!!!” diyelim ama hemen tövbe edip,”dönsün bu dünya !!!” moduna dönelim, gökyüzü renkten renge girerken, her renk ayrı ayrı sevilecek kadar güzelken, kuşlar dile gelmiş, ağaçlar rüzgarla dans ederken … bi de denizi görseydik diye fazlasını isterken … yapcek bi şi yok :))))) Cümleten günaydın diyecez ❤

20 Haziran 2015

 

İftardan sahura üstü açık masa bizimki :)) Yeni kapattım, iki satırda yazıp, güneşi tepeye kondurup yatıcam işalla, öyle uzun uzun da uyumuyorum, ya da uyuyamıyorum, malum yaş alıyoruz kiii, mekanizmaların ayarları bozuluyor, Allahtan elimizden, gönlümüzden gelenler var da idare ediyoruz, idare de etmiyoruz, basbayağı asılıyoruz hayata, kendimizi bıraksak, bırakılmış olarak kalıcaz da “bi gayret !!!” bizimki 🙂
Hatırladığım ilk ramazanlar kışa rastlar, sobalı evler, dışarıda kar, sinili sahurlar, pilavlı, hoşaflı, ekmek paparalı, illa ki çaylı … sonradan çıktı bu bin bir çeşitler, artık yokluktan mı, bilgiden mi bilmem, biz öyle, sucuk, pastırma, ağır tatlı … felan yemezdik, susatır derlerdi, Memleketin kuru yufkası olurdu, bakır tavada annem ıslatır peynirli, kıymalı börek yapardı, arasına fındık koyar, üstüne şerbet döker tatlı olurdu. Tarhana çorbası, tavuk suyu şehriye popüler çorbalar, köfte patates her mevsime uygun kral yemek :))) illa ki pide, illa ki sıcak, illa ki arasına tereyağ … sokakta iftar etmeler, lokanta davetleri, çadırlar … hep sonradan. Benim ezberler evlilikle bozuldu :))) Konya’dayız. Ramazan, eşim iftardan sonra bi çıkıyor, sabah ezanı ile geliyor, ama herkesinki öyle :)) Memur çocuğuyuz, saat yedi dedin mi, babam evde, akşam yemeğinde, pazar kahvaltısında, iftarda, sahurda … hep var. Koca bunların onunun dokuzunda yok, Meslek serbest olunca saatler de serbest :)))) Neyse biraz alıştık, biraz kabullendik, şimdi büyük oğlan öyle, Ramazanda hafta sonunda Konya’ya. Kahve, klüp, lokal kültürünü geliştiriyor :)))) Benim de geçmiş yıllara damga vuran “Kadifeden kesesi, lokalden gelir sesi, gelirken süt getir, ciğerimin köşesi !!!” diye efsane bir telefon mesajım vardır. Amacına da ulaşmıştır :))))))
Bu tuttuğum ikinci uzun günler, 33 sene evvel, fakültede öğrenci iken, tutmuştum, üç gün de bi sıcak olduydu, sınav zamanı, Dünya Kupası, okulun son yılları … sağ olana her şey gelip geçiyor, mühim olan geçenleri geçerken yakalayabilmek, hayatın gerçeği ; geçenleri özlemle anmak ve bir daha aynı tatta onları tekrar edememek !!!
“Gözümde dertli yaşlar, dinmese de yavaşlar, günüm sesinle başlar, ey sevgili sevgilim …” dilime bu şarkı takıldı ama seninle mi, sesinle mi orasını bilemedim, hadi kafama takıp da yatmaya gidim bari :)))) güne başlayanlara günaaaaaaaaydınlar !!!! olsun, ben biraz gecikicem, geceyi uzattım zaar :)))))

 

 

 

Reklamlar

HAZİRAN BAŞI GÜNLÜKLERİ


11159479_10205457276925096_3231233735751210516_n

 

Kıza yeni okurken bi kitap almıştım, daha doğrusu raftan beğendi, ben de aldım, hatta onun bir iki sınıf üstündeki kuzeni ile önce sen , yok önce ben okuyacam diye bi mücadele de yaptılar, malum kitaplar değişerek okunur, biz bu kuralı bozmadık hala 🙂 Ama asla okunan kitaba el konulmaz, iade etik olan bir davranış şeklidir :))))  “Sevgili Salak Günlük” çok içten bi kitap adı, günlük pek akıllı uslu sayılamaz, bazı şeyler bir gün bulunup okunsun diye yazılır, bazı şeyler de bir gün bulunup okunmasın diye yazılmaz :)))) Günlüğün salaklığı nerden geliyor ? sorusuna cevap olsun diye ben de bi göz atmıştım 🙂 Salak olması, cevapsız kalmasından kaynaklı, günlükler taraf tutmaz,oldu tuttular, tuttukları taraf da yazanın tarafı olduğu için faydası olmaz :)))

Aaaaaah doğruluk ve dürüstlük; hep rafta kalıyor, ne ikisi bi arada oluyor, ne de tek tek işe yarıyor 🙂 Amaaaaaaa umutsuzluğa kapılmayalım, canım nadiren de oluyor. Resimler Avrupa’dan hayata limoni bi bakış olsun diye Özgül’ün sayfasından 🙂 Haziranı da ortaladık, yazdan, hayattan, dönüp duran dünyadan limoni haberler var, Fakaaaat biz ne yapıyoruz, limondan limonata, hayattan masal yapıyoruz, limonatayı dün akşam kızım yaptı, masalı da ben yapıcam :))) bakalım, haziran ilk günlerinde ne malzeme var …

02 Haziran 2015

Hastanelerde “sus” işareti yapan, parmakları dudaklarında, başı kepli, hemşire portreleri vardı, koridorlarda insanın karşısına çıkar, emrinden, zarafetinden, güzelliğinden etkilenir susardık. Şimdi kepli hemşire yok, sus diyende yok, hatta hasta ölürse çekip doktoru vurup , sesleri birbirine karıştıranlar var. Her yerde çok seslilik hakim, hatta çok ses çıkarıcam derken, manasız sesler çıkaranlar var.
Neyse artık dünya çok sesli, sesi kısılan bi tek telefonlar var, sokaklarda tepinen, istek yapan yavrulardan tutun da, üst kattaki komşunun bağırsak hareketlerine kadar her şey hayatımızda, kulaklarımızda çınlıyor.
Sessiz olmaya gayret ettiğim bu sabahta her şeyin illa ki bi sesi var, hatta dışarıda rüzgar sesi bile var, daha haziran bizi haziran olduğuna ikna edemedi :)))) sabahlar, geceler, gölgeler serin, öğlenleri güneş iş başında …
Böylece yılı yarılamaya aaaaaz kalmışken, evde tatile giren çocukların estirdiği hava, kayınvalide, kayınpeder, görümce ağır misafir iken, “Ben Anadolu geliniyim !!!!” diye gaz verici bir cümle ile dolanırken, yapcek iş çoooooook dermişim :)))) Dünden evi bal dök yala olmasa da, gözü yormayacak hale getirip, mutfakta temel besinlerden pişirdim, çorbası, pilavı, zeytinyağlısı bugüne de kaldı, ana yemek çeşitleri aklımda gidip gelirken birini kafeslicez artık :))))
Gün başlıyor, hatta çoktaaaan başladı bile, gün boş kağıt gibi, haydiiiin üstünü doldurmaya başlayalım, aralara gülen adam, kalp çizmeyi unutmayalım :))) Cümleten günaydın 🙂
Aaaaay bi de duşta şarkı söyleyenler vardı, onlara ne oldu ki ?

03 Haziran 2015

 

Aaaaaay iki dakika ara yaptım. Misafirin üstüne misafir var 🙂 kim korkar kiiii !!!! Beeeeen iç Anadolu’ya gelin gitmiş, oralarda 20 sene ihtisas etmişim, genlerim kıpır kıpır Karadeniz’den , ortaya karışık yaptım :)) kızı gönderdim, radyo eşliğinde çalışıyorum 🙂 soğuk, sıcak, börek , çörek epey yol aldım :)))
Yalnız Selami Şahin artık, ” kanım sana kaynıyor , bana kimse dayanamaz, içimi coşturdun …” gibi gençlik şarkıları söylemesin, insanın içi kalkıyor, yaş alıp başını giderken ruh geride kalliyor amaaaaa vitrin düzenlemesi sırıtıyor valla ;(öyle yirmi yaş farklar aynı düzenleme ile aynı olmuyor, kızımın arkadaşlarından biliyorum, kendileri gibi olmaya çalışanların arkasından ne geyik ceviriyorlar , ne gülüyorlar bir bilseniz giymezsiniz …
Sabah sabah gerginlik suçunu Merkür’e böreği fırına atalım :))))
Valla daha en az on gün böyle ota , boka mana bulup, sallıyacaz 😦 gökyüzünden böyle geldi haber :))
Evin annesi mutfaktan bildirdi, bi de Günaydın dedi 🙂

04 Haziran 2015

Akşamdan beri ayak bilegimin oralarda bir sızı var. Bu sol, ağrıyan sağ karıştırmayalım :)) Elimle bi yokladım, felan ama bir mana veremedim. Kah buhar yanığı gibi, kah ince bi sızı … temin gözlükleri takıp baktım kiiii , malum uzaklarda bir radar gibi çalışan gözler yakınlarda gözlük üstüne gözlük istiyor, eeeee kırk yaşı geride bıraktık hazar 😦  bir minik sıyrık imiş, bir şey çizmiş. Görene kadar hakkında bir sürü tahmin yapıp ihtimal sıraladım. Küçük şeyler böyledir işte, Bir incir çekirdeğini doldurmayan diye isim takarız, kedi kıçını görmüş de yaram var sanmış diye kafa yaparız, hiiiiiç üşenmeden görünmeyen şeylere destan yazarız, çarşafa dolanınca Merkür’e bok atıp, “aaaay bi başımı alıp gidesim var” tripi atarız. Aslında herkes kendini iyi tanıyor da samimiyet kurmuyor 😦
Aaaaaay hadi çoğu zaman hepimizin eşilip deşilmeye ihtiyacı var ama bi de güven sorunu var ;)))
Şekerim bizim programda teyzeleri buluşturma var, konsept “kızını alan gelsin !!!! ” :)))) Metrobüse inip binme, lokantayı arama, camide bir vakit namaz, dedi demedi, giydi olmadı, gitti gelmedi, bak aklıma ne geldi … muhabbetleri olacak, hem kavusulup, hem ayrılılacak … sonuç; yorgunluk, yaşlanmışız … maskesi altında anı dagarcığına atılmış bir gün daha , hadi inşallah, cümleten günaydın, hayırlı organize işler hepimize … 🙂

Hakiki bir yaz akşamı gibi 🙂 Nemli, kokulu, sesli … Birazdan pencerenin perdesi havalanacak, karşı evin bahçe duvarı gözükecek, gözüme duvar üstü arkadaşlar çarpacak, anneye yalvarış başlayacak, ” bi gidim, bi gelim” diye 🙂  saatli bi izin kopacak, hem annem hem de başka anneler ara ara camdan bakacak, “orada mı , çocuklar ” diye, aramızda şen kahkahalar dolanacak, konu ; Komşu kızı, komşu oğlu, deniz, yazlık, yeni çıkan kasetler … , saati dolanı pencerelerden uzanan başlar eve çağıracak, az daha oyalanılacak,”bi dakka !!!” uzayıp dakkalara bağlanacak, gökte yıldız ve ay eve kadar peşimizde olacak, illa ki bir fırça faslı, el ayak yıkama, diş fırçalama, yatağını yapma .. tüm ışıklar kapanacak, bir minik gece lambası, tuvalet kapısının oralarda … pencereden sızan ay ışığı, herkese yanan sokak lambaları … geceyi aydınlatırken, göz kapaklarının altından geleceğe dönük rüyalar bi film tadında … sonra da ” ne yıllardı ama ” , “tekrar istemez ama bu kadar da uzak olmasak olurdu, şimdi her şey bitmiş gibi …” derken bulacağız kendimizi, ipe sapa gelmeyen sözlerle, “istemem ama yan cebime koy !!!” halleri, eeeeeee biz de zamane olduk, uyduk zamana :)))

05 Haziran 2015

Ayrılıklar, vedalar … hem gitmesi, hem uğurlaması üzer beni 😦 Bir alışkanlık bozuluyor, bir düzen dağılıyor … gidişler hep arkasında bir hüzün bırakır,” Artık hiç bir şey eskisi gibi olmaz !!!” Öyle işte, dünya döndükçe hayatımıza eklenenler çıkanlar, az öteye gidenler, sonsuza kadar yok olanlar, insanlar, eşyalar, mekanlar, şehirler … ruhumuzda da bi trafik var 🙂 Misafirler aaaazzzzzz sonra yola çıkacak, bir mini kahvaltı yaptık 🙂 Rahmetli annem kahvaltısız evden adam salmazdı 🙂  “Yolda izde pis şeyler yemeyin !!!” derdi 🙂  Eeeeee anne izinde kızlar, baba izinde oğlanlar :))) illa ki benzerlik olacak :)))
Gidenin arkasını hemen silip süpürmeyiz, az derleme toplama, sonra kendini sokağa atma, favori davranış modelimiz :))) Zaten evi ne zaman dip buçak temizlesem, beyim gelir :)))) Kiiiii kendisi su ile sabunla çok da irtibat kurmaz :))) Hazar akşam sabah gelcek inşallah 🙂 ❤  Oy vercez ki , gitsinler !!!
Yani son durum ; Hava ağır, yağmur döktü dökecek, mübarek gün cuma hayırlara vesile olsun, işalla .))) , Aaaay hafta sonu da geldi,neredeyse Haziranı ortalayacaz, aaay karne de geliyor, bizim ingilizce havalanmış :)))) diye duyduk :))))
Aaaaaaay taksi gelmek üzere, son onbeş dakka ,Gelin sosyal medyada, Aaaay Allah ıslah etsin :)))))
Tabiikiii de günaydın 🙂

06 Haziran 2015

Bi umutlanıyorum, bi tüm umutlarım toparlanıp uçmuş ben de arkasından bakakalmış gibi oluyorum 😦  Sosyal medya mesajları sosyalleşemeden havada asılı kalıyor, mesajı verende bi etiket alanda anlama yok ki … hatta alan bile yok, herkes bildiği yolda, yola sorgu sual eden yok:(
Tüm bu yokların içinde annem de yok, yaşasaydı, bugün bir yaş daha alacaktı, vaktiyle oyunlar oynarken, hani şu istemeli olanlardan, milleti bunaltırken, aileyi de sıraya dizmiştim, açtığımda annem sağ idi.Açık kalmış hesaptan bildirim gelince bi hoş oldum, aslında akşam da hatırlamıştım. Bazı tarihlere not almaya gerek yok, zamanı gelince kendiliğinden çıkıp geliyorlar, gelirken de elleri kolları dolu oluyor, biraz okudum, biraz uyudum, çokça gözü kapalı zihni açık yattım, o bile yorgunluk oluyor bazen.
Yeni bir gün, yenilenen umutlar, gergin, fitne, fesat, çok yüzlü insanlar, arada kaynayan iyiler, sesini yeterince duyuramayanlar, sesi kesilenler, duyduğu seslerin peşinden korku ve kaygı ile gidenler, yüksek çıkan sesleri sahi sananlar … bir sürü çeşit insanla bir aradayız, olması gereken de bu ama herkesin birbirinin varlığını kabul edip, hazmetmesi gerek, Yazacak bir sürü şey var da yazsam, söylesem what fayda ? Çoook derin meseleler var da illa ki bi güneş görecek her şey.
Haydin bir değil bir çok umutla, illa ki bi yarınımız olacak,her karanlığın yolu aydınlığa çıkar diye bilirim, doğru da bilirim 🙂 hadi tüm suç Merkür’ün değilmiş yancı gezegenler de varmış :)) hadi on günden geriye üç beş kaldı :))) hadi hiç bir şey eskisi gibi olmaz, eskiyi özlemekle bi yere varılmaz, giden gitmiştir, gelse bile gelişi geliş değildir, (kiiiii çok kesin bilgi :)))) ) hadi vizyonu geniş tutalım, hadi diğer hadileri de siz bulun, son hadi ; Hadi günümüz aydın olacak inşallah 🙂

 

“Ben çok adilim, kalbim çok temiz … ” gibi tartıya gelmeyen duygularda, hislerde kendini savunanlara , övenlere heeeep bi şüphe ile bakarım ,”Acaba tam akside kendini de beni de ikna etmeye mi çalışıyor ? ” derim. Bunlar başkalarının bize söylemesi gerekenler, “gayret ediyorum” deyin anlarım, taktir ederim, inanırım yoksa öbür türlü “kim inanır, Kadir İnanır ” , he valla :))))

08 Haziran 2015

Öyle karanlık ki sokak lambaları hala yanıyor. Bahtım gibi, memleketin hali gibi benzetmeler yapmayacağım, çünkü öyle hissetmiyorum, karanlık ve aydınlık birbirinin takipçisi, “Heeeep karanlık, heeeeep karanlık, yeter yeteeeeeer artık …” da meşhur bi şarkıdır, vaktiyle sevdiydik, şimdi içimizi daraltıyor, çünkü bilinçlendik. Eski aklıma şimdiki aklımla baktığımda gelişme görüyorum, gelişemeyenler için üzülüyorum 🙂
Önce evden başlayalım :)))) Bugün bize hala pazar, eşim evde, çocuklar okula gitmedi, ortalık çok sessiz, hava da “rüzgarlı havanın kuytusu, yağmurlu havanın uykusu ” modunda, hiiiiiiiç elleşmeden pazartesini ertelemeyeceğiz bile, direkt yarın salıdan başlıyacaz inşallah :)))
Veeee seçimler, oldu, bitti, çooook yazıldı, çok söylendi, ortalık fikir beyanından geçilmiyor. “Ayol benim neyim eksik !!!” dermişim 🙂  Ben adaletin adaletli olduğuna inanmak, polise güvenmek, askerin vatanı korumak için olduğuna inanmak istiyorum, eğitimim zırt pırt menfaat için değişmemesini, imam hatipe gidenlerin imam ve hatip olmasını, kılık kıyafet ile kimsenin fişlenmemesini, devlete bi işim düştüğünde adamını bulmak değil, sırtımı kişisel haklarıma dayamak istiyorum, nefret ve kin duygularının beslenerek büyütülmemesini, birisine ırkçı derken diyenin ne olduğunu düşünmesini istiyorum. Yapılan binaların, satılan malların, açılan santrallerin, atamaların, tayinlerin, zamların gerekli ve adil olduğuna ikna olmak istiyorum, Çalıp çırpanın hırsız olduğunu bildiğimi bilip, sayısının az, utancının çok olduğunu görmek istiyorum. Çok renkli, çok sesli, herkese yer olan bi Türkiye,sınır komşularıyla barışık, tüm sürgün Suriyeli’leri evinde istiyorum 🙂  fikir mücadelesinin taşla, sopayla, gazla olmasını istemiyorum.Ne paralel gitmek ne de kesişmek istiyorum, doğru, tek başına, sıra sıra doğrulardan olmak istiyorum,
İnanıyorum olacak, inşallah, Cümleten günaydın, bizim evde hala pazar ve burnuma kahve kokusu geliyor, beyimlen içeriz artık :))))))

10 Haziran 2015

Evin annesi ; Yattı, kalktı, bi daha yattı kalktı 🙂  Masa üstüne doğruuuu ilerlerken şarjı dolan telefonları fişten çekti, akşamdan kalan dondurma kabuklarını topladı, geceye, halının üstüne, koltuk kenarlarına damgasını vuran cips kalıntılarını aaaazzz sonraya erteledi, bulanık hava, sessiz ev, heyecanını kaybetmiş sokak, dünden aklında kalan bi cümle ile günlüğünü bugünle ilgili olarak donatmaya başladı 🙂
“Zalimlerin en kötüsü, halkın bir kısmının refahını bir kısmının acısıyla ödeyen zalimi alkışlayan halktır ” ( alıntı ) Yer gök senaryo kaynıyor, dün akşam parkta yürüdüm de spor yapan halkım, siyasette yapıyor. Bir an durup sormak istedim ; “Ne yaşadın, ne okudun, neye şahit oldun, kullandığın bilgileri sana kim aktardı, kimden ders aldın, almadığın derslerin konusunu neden merak etmiyorsun, neden hep aynı yere bakmakta ısrar ediyorsun ? ” sormadım tabiki de liderine, partisine,geçmişine … tapınan insanlar, tapındığını kabul etmedikçe hiiiiiiç ağzımı bile açmam 🙂 Bkz Hayat Bilgisi notları :)))))
İşte böyle bazı cümlelerin kelimeleri saçma gibi beyninde şaçılıyor, saçılırken bir yerlere çarpıyor, zihin oralardan alıntı yapıyor, seçme saçmalar oluşuyor :)))
Hadi bekliyoruz ; yaz gelecek, Ramazan gelecek, Karne gelecek :)) Geçen akşama bizim kızla kankası Ceylan kiiii asıl adı Dilan ben öyle yakıştırdım, öyle seviyorum, benim blogu okudular, kıkır kıkır katıla katıla gülerek, kendilerinden bahseden satırları kendilerine göre analiz ederek :))) Sonra ayrıntılı yazıcam ben Ceylan’lı Dilan’ı ve evin kuşu Eylül’ü :)))
Hayat böyledir İşte bi senin anlattıkların, bi seni anlayanlar, bi seni anlamayanlar … üçünde de ortak nokta yoktur. Ne sen tam anlatırsın :))) Ne de doğru anlaşılırsın, doğru da hep bi eksiklik, yanlışda hep bi eziklik vardır 🙂
Dün yazmadım diye satırları ikiye katladım :))) “reyting kaygım yok, isteyen okusun !!! ” dermişim :)))
Bi de günaydın, bi de her şeyin hayırlısı, bi de “ben çok sevmem ama sevenler için güneş artık gelsin !!!” derim, cümleten öptüm sevdim valla :)))

 

SEMİZ OTU SALATASI İLE RUH HALİNİN BAĞLANTISI


PhotoGrid_1433683749217

 

Her türlü havanın can sıktığı, can sıkıntısının görünmez nedenleri, görünse de ele gelmeyen çözümleri olduğu bir pazar günü daha. Rutin işleri yaptık, aralarında pazara yakışanı, yakışmayanı, altı yedi senede bi olanı var. Fakat en çok var olan ; Bi uyuşukluk, bi tembelliğe özlem, bi akıldan geçenleri tarama, bu taramada uygun bi şey bulamama, mutlu olmamak için belirgin bir neden yokken, illaki bi neden bulup da mutlu olamama, yağmur beklentisi, hem de fırtına uyarısı ile buna rağmen bulutların arasından sıyrılıp, yakıp kaçan güneş, saatin beş ve yedi olmasını bekleme , bi umut, bi heyecan … felan fistan. Yani karışık, karmaşık, ne paralel giden, ne de kesişen bi ruh hali.

İnsan oyalarsa kendini kendi oyalar. Hep bu tip hallerde kadınlar patlıcandan, domatesten reçel yapıp, saçlarını kısacık kestirmişler, kendilerini çarşıya atıp cüzdanın dibine darı ekmişlerdir :))) Ben de biraz çamaşır makinesi ile bulaşık makinesi arasında gittim geldim, ütü yığınına hiiiiiiç göz atmadım, silme süpürme pazar için beyhude, bari yemek yapayım dedim :)) Buzdolabının kapağını açtım, malzeme durumuna baktım, akşam yemeği için masayı önce hayalle, sonra gerçekle donattım :)))) Abartmadım canım !!! derken ıspanakları kabı ile mutfak dolabına kaldırdığımı hatırladım kiiiiii yıkanmış ve yarın ya yumurtalı ya da gözlemeye iç  olacak ıspanakları son anda kurtardım, geldim 🙂

Şimdiiii, evin annesi tarif veriyor :))) Bu ikinci yapışım, tarifi kuzenden kaptım, yaz için mükemmel bi salata, hem lezzetli, hem şık, ölçüsü yok, “el terazi, göz kantar ” misali, olanı değerlendirdim, Resimdeki borcamın dibine 5 adet etimek dizdim, üstüne sarımsaklı yoğurt, az süzmesinden, az da fast foodlardan kalma mayonez ilaveli, yoğurtun birazını ayırdık, yoğurtlu etimek üstüne yıkanıp, kurutulmuş, iri olarak elle koparılmış semiz otlarını sık sık koydum, üstüne kalan yoğurt, onun üstüne, Kırmızı salçalık biber ve domatesi rondada çekerek bi sos pişirdim, ineceğine yakın içine bi kaşık salça, soğuyunca salataya ilave ettim 🙂 Gayet sağlıklı, hiiiiiiiç yağ yok, hiiiiiiiiç şeker ve un da yok, “alttaki etimeklerden de kimin payına ne düşecek,mayonezin lafını bile etmeye gerek yok, hem olcek o kadar !!!” diye de bi ek savunmamız var :))))

Sülalecek kalbimize giden yol mideye bi uğrar, aldığımız gelinler, vardığımız kocalar da aynı valla :)))) Ben yazarken saat beş oldu, sandıklar kapandı, ne çıkacak bakalım, aslında hepimizin istikbali çıkacak da nasıl tayin edildi, ona bi bakıcaz, her şeyin hayırlısı, biz sonuçlara yemek yerken bakıcaz, semiz otu faydalı, yanına protein olarak kırmızı et, evde kesme erişte, zeytinyağlı fasulye … hepsini yazmayım, belki Canan Hocam da beni okur :)))) Eveeeeet biz ailecek glisemik indeksin içine tükürcez bu akşam :))) Daha vakit var, sizde gayret edin, sizde indeksi yükseltin, hafif uykulu, bilinç parçalı bulutlu … günahı da yok üstelik :))))

MAYIS SONU GÜNLÜKLERİ


11164802_10205474042904235_7428895104458598138_n

 

Hayat;  kapılar, kapılar … yüzümüze açılan, yüzümüze kapanan kapılar, bizim açtığımız, kendiliğinden açılan kapılar, fark ettiğimiz, farkına varmadığımız kapılar, bi de hiiiiiiç açılmayan, aklımızda kalan kapılar var. Bi kapıdan bi kapıya, koşarak, coşarak, pısarak, korkarak … gide gele, geldi yılın yarısı da ,  bayram seyran, yılbaşı, okul başı, tatil … derken ömrü olana 2015 i de uğurlamak nasip olur 🙂

Aaaaay hadi sabahlar mart, öğlenler temmuz, akşamlar nisan,  mayıs, nerede haziran ? Henüz ikna olamadık, Haziran yaşadığımıza :))) Ama mayıs bittiiii !!! yenisi gelene kadar son günlerinden notlara bi bakalım, bazı günleri aklımızda tutalım :))) Haydin …

21 Mayıs 2015

“Kümede kalsam ama kendi isteğimle etkisiz eleman olsam …” kendimi yatağa çeken bu düşünce ile kalkabildik, çok şükür.ışık hızında olmasa da mum ışığından hallice hizmete devam. Kahvaltıyı hazırlarken dinledigim haberler, can çekişen yaşama sevincimin üstüne filit sıktı, ölmedim, amaaaaaa ruhum yoğun bakımda :))))
Dilenci sayısında korkunç bi artış var, malzeme çocuklar, hep birden metrobuse doluşuyorlar, insanların ellerini kollarını çekiştiriyorlar, kazara biri bi lira verse, başına toplanıp, taciz ediyorlar, olmadı en sonunda küfür ediyorlar, menşei belli bunların, hem insanları yerlerinden yurtlarından et, hem de sefil et. Bunlar geri dönüşü olmayan vatandaşlar, vatandaşlar, çünkü kimlik alıyorlar, neden acaba ?
Vergiler, zamlar … belimizi bükerken, devlet eliyle bahis teşvik ediliyor,” kupon yap” , helal katılım payı gibi, helal kupon bunlar, okunmuşunu bulan köşe.
Neyse diyorum, depresyona fırsat vermemek için hayata dönüş yapıcaz, mecbur. Çocuk yetistiriyoruz, onları hayata hazırlıyoruuuuuuuz :)))
Fakaaaaaaaat kız zor bacım :)))) Sınav haftası, ya tv de birbirini yiyenlere, ya da telefonuna bakıyor 😦 Her sınava hazır, her sınavı iyi geçiyor :)))) yarın da fizik sınavı var, fiziği iyi maşallah, boy, bos, endam … “kitapdaki fiziğe de ben çalışayım bari ” diye peş peşe sabahın seviyesiz ve iiiiiiğreenç esprilerini de patlattım,
Gidip içine sevgi katarak yemek yapim 🙂 kendime zaman ayırıp, kahve içip, yeni yayınlanan kitaplardan okuyup, kendimi seçme bi dünyaya misafir edeyim, deeeermişim.
Nereye gidersen git, yol istediğin yol değil, manzara hiiiiiiç istediğin gibi değil, ama yol terbiye ediyor bizi, di mi ?
Cümleten günaydın, ” hayat kırık kalpler festivalinin en tanıdık filmi, ödüller hep kötü adamlara gidiyor ” (alıntı )

22 Mayıs 2015

Bi ateş basıyor, dibinden ateşlenen roket gibi, son surat alıp başımı gidesim geliyo :)))) Yol boyu kendi rüzgarımdan serinlerim umudu ile …
Sesleri duyuyorum, kulağıma , hormanal, menapoz, yaş kaç … gibi fısıltılar geliyor, duyuyorum bak :)))))) “Şekerim ; genler, 55 i gösteriyor, daha o yaşa gelmedim !!!!” Diye de havamı attım veeeee “boğazlarım inmiş !!!!” Kışın sokakta yatmış gibi, hem de, yaaaa hastayım ben, yaz hastası 😦

Yaz gelsin isterim, sıcak günler tatile gidenlere, denize girenlere lazım, sudan çıkınca titremek hoş olmuyor.Fakaaaat bu inip çıkan sıcaklar beni ve bildiğim bir çok kimseyi bunaltıyor, ben de artık , terleyince, üşürsem hasta olanlardanım, boynum, kolum tutuluyor. Beden sağlığı ile uğraşırken enerjim düşüyor :))) çoktaaaaan kalktım ama,tedavi ile vakit geçirdim, kış gibi hasta çayları felan filan yani :))))
Aaaaay sevmem şikayeti, aha da kestim 🙂 Insanlar karinca misali, kuzey yarım küreye dağıldı, tüm çabalar eve ekmek götürmek için 🙂  Hadi hafta sonu da geldi, hava bugün daha kararlı sanki, hadi bu sabah farklı başlarken güne sevdim kendimi; çok şükür ne putum ne de putperest, değişebilirim, değişikliği kabul ederim, ortamı sorgular, sorar öğrenir, sonra degerlendirim, kabul etmek, özür dilemek, çözüme kadar katlanmak … var bende.arada coşuyorum tabiiki de :))) O da gerekli, kötü enerjiyi şeyediyosss :))))
Hadi her şey illaki iyi olacak, inançla, istekle, istikrarla … cümleten günaydın ❤

23 Mayıs 2015

Bi kalktım baktım kiiiiii salon mülteci Kampı gibi 🙂  gececiler tam yatcakken evde bi kelebek uçuvermiş :)))) tariflere göre azman tipli, adam yiyen bişi :))) yataklar, odalar terk edilmiş, birlikten kuvvet doğar denmis, yastığını, örtüsünü alan gelmiş :))))
Bunlar sanal her haltı bilirler, etraftan bi canlı tanımazlar, ağaç bilmezler, kabakla salatalık arasında arafta kalırlar :)))))
Bir masum güvenin günahını aldılar, duyduğumda ne güldüm :)))akşam duymadım valla, halbuki bal kapağına dönüştükten sonra yatmıştım :)))
Şimdi güvenli telafi uykusundalar. En korkan anne yatağında 🙂 ben de biraz daha yattım yuvarlandım, sıkıldım, ekmek, gazete, simit alıp gelim, az da çam havası :))))
Hadi kelebekler vadisinden Günaydın :)))))

25 Mayıs 2015

Tam hatırlamıyorum ama hayatımda güne fişek gibi başladığım sabahlar illa ki vardır, vardır, vardır daaaa şu aralar tam çıkarmıyorum :)))
Direnmenin anlamı yok, günler takır takır gelip geçiyor, durduramıyoruz akıp giden zaman 😦
Amaaaaan durmasın, bekleme yapmasın zaman. Madem halaya girdik, ayak oyunlarına çalışcaz :)))
Bu haftanın büyük bir kısmını eve ayırcaz işalla 🙂 şimdiki neslin mana veremediği işler var planlar arasında. Yastık yapma, yün yıkama, yünü kuşlardan saklama :)))) dolap, baza altı evirme çevirme, yorgandan pikeye geçme, dip köşe çalışması … Aaaay yazarken daraldım , yapamicem deeermişim.Valla gün uzun, elimizden ayağımızdan geleni yapcaz da şimdi sessiz moddayım oğlan daha yatıyor, bu hafta da sınav haftası, kızın ki tarih, küçük oğlanınki ne bilmem, büyük hayattan ders alıyor.
Hadi sinav, her gün, hepimize, boş kağıt vermeyelim, bildiğimiz yerden başlayalım, yıldızlı pekiyi beklemeyelim, geçerken de az parıltı yapalım ama … cümleten Günaydın hepimiz için hayırlısı ve iyisi olsun 🙂

26 Mayıs 2015

Sonunda başardım 🙂 Rahmetli annem üç gece üst üste rüyalarıma gelerek, hiç bir şeyi ziyan etmeden çalışmamı sağladı 🙂 Bu aşamada bir bilir kişi bekliyorum, minder görünümünden döşek görüntüsüne geçcez inşallah 🙂 Bir yastık daha var onunla da ip yapıp kışa çorap örücem dermişim :))) Biraz yün de teyzemden gelmişti, poşetin dibinden çıkan poşetten bir çift yastık yüzü, kravat takımından mendiller, bir iki kumaş parçası, ve su taşı dediğimiz rulolar çıktı, yastıkları hemen değerlendirdim, mendillerden her cantama bi tane atayım da camide secde ederken yere sererim 🙂 cami halılarına hep şüphe ile yaklaşmışımdır, birden solunum yerlerine dağılan miktoplar gelir aklıma, namazda bütün sorunlarını çözen kuzene selam olsun bu arada :))))
Aaaaay Allah iyi yönde ıslah etsin, eğer annem bu gece de gelirse bana ” aferin, hepsi öğrettiğim gibi” desin

 

27 Mayıs 2015

Hanlarımızın, hamamlarımızın, köşklerimizin, saraylarımızın … vergisini ödemeye gidicem inşallah 🙂 Biraz abarttım da ödeme yaparken öyle hissettiriyor belediye sağ olsun,Şişli’de varsa bi apartuman, değeri düşse bile vergisi hep artar 😦  Hee yaw bizim ev de öyle, bu işlere hep ben bakarım da bilirim 🙂
Ordaaaaan karşıya, teeeee ilkokuldan kankam geliyor, yıllar yıllaaaaar oldu görüşmeyeli, Eeeeeee ne habeeeeer, daha daha neeee habeeeer !!! Yapcez kısmetse 🙂 Tabiiikiiii deee facebook dan buluştuk,
Havada bulut var, yüzde kaçı nem, sokağa çıkınca bilcez artık, beni bu havalar mahvediyor da elden, ayaktan gelen kifayetsiz 🙂 Terleyip, soğuyup, kuruyup, eve dönüşte, kendimizi suya sabuna , üçlü koltuğa tabii ki de yer bulursak teslim edecez :)))
Aaaay hadi diyetteyim, tabağımı yapıp resmini çekip, gruba gönderip yemem gerek,, bizimki Nurdan diyeti :))))) Ablama gidecekler var, çıkınımı akşamdan, yemekleri dünden yaptım :))) Aaaaaay ne zamandır ilçe sınırlarını aşmadım :)))) Kendimi birazdan 300 kişilik metrobüslerden birine atcam, aaay heyecan yaptım, aaaay şaka yaptım :))))
Cümleten kolay gelsin, her türlü sürprize, “hamdolsun !!!” modunda açığız, aaaay kendimi, Don Kişot gibi hissettim, dönüşüm yorgun savaşcı :))))
Şarkılar, şiirler, kitaplar, filmler … bir sürü şey sakladım yazıya, siz okuyun, ben yine yazarım, işalla …
Günaydın da dedim 🙂 ❤

28 Mayıs 2015

Hastalık havalarına devam. Burnum tıkalı, boğazım yanmakta, kaslarım tahmin ettiğiniz gibi … dün vücut nem oranıyla mücadele ederken, yer yer de yağmurdan faydalandık, bu arada metrobüsün havalandırma sistemi kalite olarak değil ama benzerlik olarak bir dağ havası estiriyor, eni konu buz kesip, inince yüzünü yalayan bir asfalt sıcağı ile karşılaşıyorsun 😦

Akşam bi de eğitim sistemi muhabbeti yaptık, kızımız ne olacağına karar vermiş, artı eksi muhabbeti yaptık, bunlar ebeveynlerin gerilme Sohbetleri olur genelde ya :))) efendim, kredi sistemi ile ders seçilecek, isteyen TM ci isteyen MF ci olacak, dersaneler kalktı görünüyor, bilmem artık ne olacak, bizim yavru TM ci olcekmiş, hayırlısı olsun dedik, hayat gençlere hem güzel hem de zor. Bazı şeyler hızla değişiyor. Uyum sağlamak akılda tutmak zor oluyor, misal genç kız yetiştirmek, bi de eğitim sistemi :))))valla bu konulara yetisemiyorum tam oldu bi düzen kuruldu derken hoooooop bütün ezberler sil baştan 😦
Sonra dünya dönüyor ya diyorum, dönmek bazı şeylerin yerlerini değiştiriyor, kırılan, dökülen oluyor, beyin sallanıyor, beden sarsılıyor … eeeereee normal ki değişim diyorum.
Kendimi ikna edip, kendime inanıyorum ;)) iyi de yapıyorum :)))) yapmasak bunalıp bunaltıyoruz.
Hadi kendine terapi, öz eleştiri, duyarlı olma, çağa ayak uydurma, af etme, Özür dileme … hepsinin yolu sevgi saygıya çıkıyor.
Hadi sevgiylen saygıylan günaydın, güzellik olası ve iyi bi ihtimal …

29 Mayıs 2015

 

“Bir müddet insan göresim yok !!!” ya da daha doğrusu “insanlarla ilişkisi kurasım yok !!!” moduna girdim 😦 Bazen çooook bunalıyorum, yeminlen, Kendi kendime kızıyorum da, neden illa ki karşımdakileri anlamaya çalışıyorum ? şart mıdır ? illa ki bir şekilde hak vermem şart mıdır ? Anlamaktan anlatmak gereği duyamıyorum, habire biriktiriyorum, sonra bir yığın oluyor, patlamıyorum, terapi yapıyorum, kafa ile konuşuyorum, kafayı karıştırıyorum, sonra ben de karışıyorum .
Aaaaay bir insansız uzay araçı olasım var, tepeden, tepeden her yere bakasım, dudak bükesim, yorumsuz kalasım , bir müddet sonra da evrene salınan tüm pozitif enerjileri yiyip dönesim var :)))) Bu arada artık uzay aracı olmuyorum, direkt uzaylı haline geçmişim :))))
Aaaaay bu dünyaya uzaydan bakasım, uzaylı kalasım var :))))

30 Mayıs 2015

Yattık, kalktık, hayata önce evdeki pencereden, sonra da telefon ekranından baktık 🙂 Sonra gözleri içimize çevirdik, “sorun alçak Merkür de imiş ” dedik, yine geri geri gitmiş 😦 bi uzaya çıktığımızda ye feth edelim ya da yok edelim diye ruhumlan kavilleştik :))))
Eeeeeeee “Bebeğim mutlu değilse, uyanır gecenin dördünde, sorun aklıma gelip de gitmeyenlerde …” diye bi ninni söylecek, dizinin üstüne yatırıp de “Nen var kuzum ? ” diyecek, teselli edip, akıl verecek bi annemiz yok 😦 Haaaa olsaydı da ne kadarını yapardı o da ayrı bir soru daaaaa, varlığı yeterdi, bacıııım !!!
Mecbur kendimizi, kendimiz teselli edip, mutlu edeceğiz, zati doğrusu da bu, tırnağın varsa ki var çok şükür, başını kaşı modeli.
Çocuklar yatarkene ,sessizcene yapılacakları yapıp, mevsim kızartması yapmaya gidicem, işalla :))) Bol soslu, sarımsaklı, patlıcanlı, biberli, kabaklı, bi de çikolatalı, üzümlü kek, bi de yeni öğrendiğim kremşantili şaaaaaneeee poğaça … ooooooooh miissss alıcam bi dal :)))))
Diyetin içine tükürmiyecem tabii ki de başkaları yesin diye yapıyorum :))) “Sizin mutluluğunuz, benim mutluluğumdur !!!” formatı :)))
Valla attık formatı hayatın tümüne :))) Yeniden, yeni baştan olmasa da bir tazelenme olacak işallah :)))) Umutlarımız bayrağımızdır, dalgalandıkca evrende varlığımızı hatırlatır bize, sahip çıkalım umutlarımıza, oy verelim Merkür’e gitsin :)))))
Cümleten Bonjuuuuuuuuuuuuuur milleeet !!!!! Bi müddet hayata Fransız kalalım, biraz da böyle 🙂 ❤

31 Mayıs 2015

“Yavrum kaldır kollarını, teslim ol!!! etrafın sarılı …” diye bastıran hayata cevap veriyoruuuum !!!! :))) “yürek yedim, göstercem sana kıvrak oyunlarımı !!!!”
Valla hal-i pür melalim budur ;)))savaş pozisyonu aldım, soğuk sıcak karıştırdım, az da arkama hısım akraba denklestirdim 🙂 kahvaltı mitingine gidicez inşallah :)))) Yeşilköy , deniz kenarı, buyrun bekleriz :)))) bizim masayı kime sorsanız gosterirler :)))) o derece yani, hava da miiiiissss , kalkın gayri, bu pazarlar, bu havalar … sizi mahvetsin 🙂 haydin sevgi yumağı felan olalım, hayat, hayat dahil sevince güzel …<3

 

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑