OCAK ORTASI GÜNLÜKLERİ


10933827_10204823831169348_5266361214210275981_n

Resim iç açıcı değil ama yine de koydum. Bana göre çoook düşündürücü. Ruhumuz gibi çalkantılı, yer yer karanlık, karanlıktan gelen ışıklar var, kuşlar uçuyor, havalanmış umutlar gibi, net bir aydınlık da var. Suların gerisinde kalmış ancak gözümüzün ulaştığı topraklar, orda yaşanan hayatlar, içinde olmak istermiyiz ? belli değil, bir an için belki 🙂 Esas mesele yerini bilmekte, yerini sevmekte, durumu kabul etme 🙂 İçini dizginledimi huzur buluyor insan. İçi ile barışamadımı uğraşıp duruyor , taraftar bulmaya çalışıyor, destekler arıyor, olmadı sırtını dönüp gidiyor 😦 Ne gittiği yerde mutlu, ne de tam gidebilmiş oluyor, böyle dönüp duran bi durum, bi ruh hali zaman zaman üstümüzde… Hadi yapışıp kalmadan sıyrılalım ve de ocak ortasını hangi hallerde yaşamısız bi bakalım 🙂

11 Ocak 2015

 

Kışın yazı özlüyor insan, yazın canı bahar çekiyor, baharlar ise favori hiiiiiiiç bitmesin dileniyor 🙂 Ben baharcıyım, ilkini de sonunu da severim 🙂
Güneş biraz yüzünü gösterdi, bi tadımlık, arkası kar boranmış  Kış kışlığını yapacak gibi bu sene, tatillere tatil eklenecek mi acep ? Öğrenci geyiklerinde ;”Valinin liseli aşkı var !!! ” deniyor :))))
Bir zamanlar deniz tatilleri vardı, illa kiiii cinsinden. Çınarcık, Avşa Adası, Erdek … aklıma ilk gelenlerden. Eeeee gittik bizde ki :))) Çınarcık sahilinde çakılların üstüne bronz teni yakalama, mavi, rüzgarlı deniz, akşama eğlence, çınaraltı, koca koca çay bahçeleri , Avşa ‘yı mağazin haberlerinde gördüm, ünlüler tatile giderdi. Dört bi yanı deniz, kum, kalabalık çarşılar, şarap, geceden sabaha eğlence, diskolar, bağır bağır müzikler. kumsalda ateş, gitar, gökte yıldızlar, bitmesin , “annem beni çağırmasın !!!! ” diye dualar :)) O zamanlar bikiniyi yakışan giyerdi, cesaret işi idi, et yığınları kıyıda köşede saklanır, fit vücutlara açıktı plajlar :))) ( Kadın erkek ayırmadım) :))))
Erdek en aklımda kalan, eeeeen sevdiklerimden , O yüzden Mahir Ünsal Eriş’i peeek severek okudum ,uzun bir sahil, evler, sosyal tesisler, kahvaltı, akşam yemeği, ortak duşlu, barakadan odalı pansiyonlar , Yemekler güzel, akşam da müzikli eğlence var ,Diz üstü şortun üstüne çiçekli gömlek, ayakta spor ayakkabı, al sana piyanist şantör :))) Hem yemek hem eller havaya, peçeteye yazılı istekler, isimli sahneye davetler … gece yarısına doğru biter, yaşlılar yatmaya, gençler diskoya. Disco dediğin, dört bir yanı hasır, gökyüzüne ara ara açık, tepede dönen ışıklı bi top, gençten popüler, en az 25 kişinin yaz aşkı disjokey :)))) ” joe Cocker ve Unchain my heart ” bir yaz bizi alıp alıp gitti, dermişim :))) sonra alınan adresler, telefon numaraları … bir zaman araşmalar felan…
Geçti gitti o günler, yaz devamlı gelip gidiyor ama içinde yeni tanışlar var, eskiler eksiliyor , Biz de biraz eksiliyoruz kiiii …
Aaay hadi filitre kahveme çikolata batırdım, güzel oldu, içine düşürmeden yemenin heyecanı var :))))))) Hadi günaydın olsun, bu yalancı güneşli ocak ayını ısıtmak bize kaldı, hadi bi gayret gençleeeeeeer !!!!!

12 Ocak 2015

“Fırtına varmııııışşş !!!! , Dilan E-5 e uçmuş !!!! “, ” Aaaaa bu hava seni de uçurur, üstüne ağırlık yapalım !!!! “, “Yoldan taş toplarım :)))) ” Ana kız sabah geyiğimizi de yaptık ammmaaa, fırtına var. Güneş doğalı bir saati geçti fakat ışıkları dünyamıza henüz gelmedi, Depresif olsam, gökyüzüne baka baka “Bahtım bu bulutlardan karaaa, batsın bu dünyaaaa !!!!” diye yeri gögü inletebilirim :))))) Cama vuran yağmurun sesi de fona katıldı, öyle tatlı felan da değil, bildiğin dövüyor, vuruyor, esiyor. Deniz trafiği yok, kara trafiği de durma noktasında, bazı yollarda kazalar varmış.
Karanlık bir dünya, yağmur, fırtına, “pencereden kar geliyor !!!” türküsüne klip akşama çekilebilirmiş :))), bi de pazartesi, günlerdir evde pazar havası, yapılacak iç, dış işler …
Ayol daha yılın başındayız, Ocakda kendimizi bırakırsak, Aralık şimdilik uzak :)) Fonda türkümüz ; “Diyarbekir yoluna loo, toydum düştüm toruna, bu sevdalar boşuna leee, bu sevdalaaaar boşuna …” teeey teeeeey teeey … aaaay tutmayıııın biziiiii …
Aldık sayalım gazı, yapcek bi şi yok, yaşıyorsak, her şey için elimizden gelenin en iyisi, hadi gün aydın olacak iiiiişaaaallaaah ..

Kar yağıyor, okul açılamadan kapanıyormuş, ne gülerim, tarih ocak 2015 i benim için, ” içinde onlarca pazar vardı !!!! ” diye yazacak ,hayırlısı olsun :))))

 

Bu bugün üçüncü yazı 🙂 Öncesi var, sonrası da aazzzz sonra :)))) Para pul işleri için çıktım, sokaklar ; “sen dujjj istiyor, yollarda bedava !!!!!! ” kıvamında, Gökten Allah, yerden kullar yağdırıyor , soğuk, rüzgârı arkaya alınca, hem hızlanıyorsun, hem görüş açın açılıyor 🙂Bi de market yaptım, biri evde birinide vali yollar az sonra :))) Hani hizmette kusur etmeyim istedim :)))) Annelik geniş kapsamlı hazar :))))) “Aaaay hadi bugün kendime pazaaaar !!!!” diye içimden geçirdim, bi beyaz yalan yaptım, olmadı, inanmadım, haydin mutfağa … :)))))

13 Ocak 2015

Bütün mesele “olmak ya da olmamak” değil, mesele “anlamamak ya da anlatamamak”. Hayatın özü budur.” Dünya iletişim üstüne döner, koptuğu noktalarda hayat da kopar.” diye de sabah incisini yumurtladım, benden önce yumurtlayan varsa da, haberim yok çalmadım :))))))
İnsanın bi başını ama sadece başını alıp gidesi geliyor zaman zaman, hani “beni merak etmeyin, ben de sizi merak etmicem, bi zaman geçsin yine görüşelim, bi kendimize gelelim ” şeklinde, görünmez ama görür modunda, kalabalıklarda yalnız tarzında, soru cevapdan uzak, sevdikleri yanında değil ama kalbinde, biraz avare, biraz kendine çalışan, birazdan çok umursamaz, “batsın bu dünya” dan hallice, ille de manzaralı bir oda :)), serbest sokaklar, çay kahve, kitap, yarına yetecek kadar para (Yarınlara demedim :))) ), yazana kağıt kalem, gözlük :))), haberleşme canın isteyene kadar ertelenmiş, uzaaaaak diyarlarda ya da uzaaaaak hissettiğin bi yerde … hayal işte, gidebilenler var tabii de dönüşün ağırlığına katlanabilmek zor, gidişler olası, dönüşler buram buram kırgınlık, sitem kokar. “Gitti mi dönesi gelmez insanın ” hani dönmek istemediğinden değil, dönüşü muhteşem olamayacağından :)))
Aaaay hadi böyle karışık bir ruh hali, ben gövdesini başını taşıyıp da gidemeyenlerdenim ama ruhumu gezdirebilirim, çooook şükür ki 24 saatten kendime ayıracak zamanlarım var, kaliteyi tam tutturamadım amaaaaa yapabileceğim aklımda , orta yol dedikleri bir şey her şey de var, ortanın altında üstünde gerilim ve heyecan var !!!!
Konu dağıldıkca dağılan cinsden topladıkça bir ucu dışarıda kalır gibi :)) Hadi kestik o zaman, içimizden geldiği gibi, sağa sola takılmayan, takmayan bi günaydın olsun, herkes kendi ayarını çekebilir, valla :))))

14 Ocak 2015

Çocukken okuduğum kitaplarda aklımda kalan anneler gibi anne oldum kiii ben 🙂 Kalkınca saçlarını tepesine toplayan, üstüne sabahlığını geçirip, mutfağın yolunu tutan, çayın altını yakan, kahvaltı hazırlayan, çocuklarına seslenip, kahvaltıya çağıran, yesinler diye başını bekleyen :)), önemli şeyleri bir kez daha tekrar eden, gideni kapıdan geçiren, arkasından el sallayan, herkes gidince kendine çay ya da kahve koyan, biraz sağa sola bakınıp, yine de eşi, çoluğu çocuğu için çalışan bi anne …
Eeeeeeeee nerde kendine ait zamanlar :))) Kitaplar yazmıyordu o zamanlar, onu da sonradan öğrendik. Bi bunaldığımızda, bunalımımızı masaya yatırdık, ölçtük, biçtik, ahkam kestik, karar verdik, “gün 24 saat” illa ki bi araya sığar dedik, bilinçlendiiiiiik bacımmmm :)))) Bi kırk küsur senemiz de geçti ama buna da şükür :))) Birden kendimi kırmızı kareli polar sabahlığım, dağınık topuzum, aynanın çerçevesini zorlayan görüntümlen görüce aklımdan bunlar bunlaaaar geçti, yani geçenlerin özetinin özeti :)))
Sorunlardan biri de “Finali kabul edemiyoruz !!!” Eveeet öyle, bitip tükenmez bi enerji ile her şeyin bildiğimiz şekilde devamını istiyoruz, ne finali, ne değişimi kabul ediyoruz ya da çooook zorlanıyoruz :))))
Amaaaaan ben olabilecekleri olduğu gibi kabul ettim, yel değirmenlerine kılıç sallamak değil kiii niyetim !!!
Hadi mutluyum, huzurluyum, sebebi benim :))) Hadi arada aynaya bakmak gerek amaaaa nasıl bakıldığını bilerek, hadi kış güneşi sızıyor bulutlar arasından, yakaladığın yerde “pisi pisi” misali, tadını çıkarmak gerek :)))
Hadi el sallama zamanı geldi 🙂 hadi günaydın kiiii … 🙂

15 Ocak 2015

Gün grilerini kuşanmaya hazırlanırken ; Kuş sürüleri bir oraya bir buraya kanat çırptı, yakınlardaki çift tedrisatlı okulun ilk ders zili çaldı, servisler kapı önlerine yanaşmaya başladı, aynı saatte geçen otobüs durağa geldi, çıplak ağaçların altından hızla yürüyerek geçen kadınlar, erkekler görüyorum, tarfik ağırdan akmaya başlamış, günün neşesi haberlerden ; “Araba sayısı çoğalmasın diye benzini ucuzlatmıyoruz !!!!!” bu habere istediğimiz yerimizle gülerkeeeeeen gün de başladı çooooktaaaaan :))))
Eeeee bizde başladık ki, Birbirine benzer görünen ama ayrıntılarda gizli yanları olan, nefes aldığımız, aklımızdaki düşüncelere yön vereceğimiz, sonra da adına program diyeceğimiz bir güne daha hazırııııııııııız !!!!
Gün içindeki her şeye hazır değiliz ama olsun ,Onları da engin tecrübelerimize dayanarak savuşturacağız :))) Biz kiiiiii hayatın her dalında eğitim görmüş, bazı bölümlerde master yapmış, bir çoook bölümden mezun olmuş, kep atmışıııııııız :))))) Kim korkar yeni bi sabahtan !!!! diye de eni konu salladık, eeee hazırız :)))
Hadi tatiller başladı, küçük oğlan evde, bilmem kaç sezonluk bi diziye başladı, ben de yancıyım :)))), kızı dün sabah kurtarma yazısına gönderdik, zannımca kurtaramamış :))))), Bu sabah öylesine gönderiyoruz, dersler bitmiş !!!! , Büyük oğlan “yarı yıl tatilinde ben de gelirim” dedi , hadi bugün kültür fizik günü, sosyalleşirken spor 🙂 diye bi niyet var, “hadi siz de ne var ? !!!! ” Hadi günaydınlaaaaar …

16 Ocak 2015

Hayata açılan pencerem diyorum ben ona , İlk koridorun sonunda küçük. tek kanat, arka caddeye bakan, ekranının %37.5 unu ağaçlar kaplayan ( Kiii buna da şükür ), çift yönlü trafiği akan, köşesinde otobüs durağı bulunan, dolmuşları göz hizamda isteğe göre duran, kaldırımlarında metrobüse, servise yetişmeye çalışan ya da çamlıkta spor yapacak olan ya da hiç biri seçeneğine uyan insanlar dolanan, başımı göge doğru kaldırdımmı beni mavimi engelleyen gökdelmeye hazır binaları bulunan, ekmek kırıntılarıma kuşlar konan, tam önünde bi kırmızı koltuk bulunan … bi pencere benimki , Direkt hayata bakarım , Hani gün ağarmadan iyice bi kararır ya o aydınlanırken ben de şükürle tefekürle yeniden doğarım , Ötesi deniz bilirim, rüzgar kokusunu getirir, küçük bir dağ tepesi gibi bir şey takılır gözüme, sıra dağlara bakmış gibi hissederim, gece evlerin ışıklarına bakarım, her ev için ayrı şeyler düşünerek ,Evde isem her önünden geçtiğimde perdeyi şöyle bi sıyırır, kolacan ederim manzaramı, ışık güzel diye gündüz okumalarını orada yaparım, radyonun sesini iyi duyarım, evden çıkanları yolcu eder, geleceklerin yolunu gözlerim … dedim ya hayata açılır diye :)))
Bu sabah kadraja bi vinç parçası eklenmiş, Göremediğim ama bildiğim yerdeki inşaatın vinçi, bulutlara karışmış gibi yüksek, hayatımıza yeni betonlar, yeni insanlar, suni bahçeler ekleyecek, artık caddede trafik hissedilir şekilde şıkışacak, hava biraz daha kirlenecek, kaynaklara bir sürü daha ortak çıkacak, yerine teee yıllar önce sosyal tesis demişlerdi, kimin elinde kaldıysa artık, reklamları “yeşil vadi, aradığınız her şey burada, metrobüse üç dakika … ” diye paravanlara sıralanmış.
Hadi başka sözüm yok, hadi “her şeyin hayırlısı” yeni kaçış, kabulleniş, boyun büküş … cümlemiz,, cümleten günaydın, kuşlar konsun yollarımıza …

18 Ocak 2015

Hayat önde biz arkada, çabamız tam da içinde olmaya, devam, devam, devaaaaaaaam … Rota İstanbul Gezginleri ile Eyüp Sultan’a ,Her şey normal 🙂 Hava güneşliden bulutluya dönmüş bile :)) Dersi ettim ezber, bir münasip yerde kılıçımı kuşancam iiiişaaaaallaaah, şakır şakıııııır kılıçtan geçirir gibi, dökülsün cümleler dilimden. Amiiiin :)))
Silahtarım, çuhadarım, rikabtarım kızım !!!!! , alçak sattı beni, bir AVM kalabalığına tercih etti , Kıza yapıştırdığım sıfatların anlamı, bugüne uyarlanması, hangi kayığa binerler, ne giyerler, hangi mekanlar favorileri … geziye katılanlara bizzat anlatacağım, yanına ” Bostancıbaşı” bilgileri de hediye :))))
Aaaay hadi bir gün, bir gün daha, adı pazar, mimarı pazara pazar muamelesi yapanlar ,Pazarı pazar yapan da pazarı tatilin dibi sayanlar :)))
Haydiiiiin Ensar Konağında kahvaltıya, olmadı Piyer Loti Tepesi’nde çaya, daha da olmadı bir türbede, bir mezartaşının başında,bir camii de … buluşmaya, arayın kaybolduğunuz yerden Baş Gezgin Mehmet Fatih Sertoğlu‘nu telefonlarına çoooook ısrarcı olursanız bakıyooooo 🙂
Aaaay hadi günaydın, İstanbul’un döört bir yanından gezginler aynı noktada buluşmak için yollara dağıldılar bile…

19 Ocak 2015

kızın kahvaltısı, okul kıyafetlerine ütü, namaz niyaz,kızın öğlen yemeği … derkeeeeeen gözlükleri taktık, çayımızı aldık, masa başına iki satır yazalım da güne başlayalım diye kurulduk 🙂 Gözlükler ara ara çayın buharına maruz kalırken, aklımızdaki bulutları aralamaya başladık , Bakalım ne görünüyor ? :)))))
İlla ki geç kalkılan, eni konu kahvaltı yapılan, sofrada kesinlikle sıcak ekmek bulunan, eve en az iki gazete alınan, tek kanalda tek seçenek kovboy filmine evcek bakılan, banyo yakılıp hamam yapılan, kimseye gidilmeyen, kimse de gelmeyen, pazara giden evin babasının getirdiği haftanın balığını, evin annesi pişiren, haftalık kılık kıyafet planı yapılan, pek de bi dışarı çıkılmayan masum pazarlardan nasıl geldik bizi perişan eden, pazartesi sendromunu dilimize yerleştiren günlere acep ? :))))
Aklımda kaldığı kadarıyla tüm dükkanlar kapal,ı çarşılar ıssız olurdu, AVM zaten yoktu, sokaklarda yeme içme ayıptı :))) Evin babası kesin evde olunca değil gidip gelme kapı çalma bile en çooook ayıptı :))) Bahar sonu yaz başı gibi kasasına halı serilmiş kamyonla mahallecek gidilen piknikler kayıtlara geçen tek tük eğlencelerden biri :)))
Şartlar böyle olunca bizde dinlenir, kişisel bakımımızı yapar, ojeleri yenileme, saçlarımızı sarma, haftalık ütü … gibi pazartesi gününe de güle oynaya başlardık :))))
Şekerim günün on saati sokakalarda geçince, gerek trafik, gerek kalabalık seni ezince, yeme içmede seçenek çok, mide bayram edince, çarşı pazar açık cüzdanda açık olunca … bırak bedeni ruhuuuuun yoruluyor bacıııııım !!!! ya da kaaaardeeeşiiiiim !!!! :)))))
Aaaaay hadi bi pazartesi daha, ayağıma buz koydum, bedenimi erkenden yatağa serdim :)) Aaaay hadi bedenen dinlendim, Ruhuma da yapcez bişiler kiiii bu hafta çooook yoğun, haftanın filmi ve kitapları ve de etkinlikleri var onları yarın yazalım, Aaaaay hadi başlayalım,
Cümleten şaaanneee haftalar olsun, kim korkar devamlı gidip gelen pazartesiden :))) Hadi bu ülke kara mizah dolu, “ODTÜ öğrencisine akıllı ol !!!! ” diye bağıranlar vaaaar :))) Birden aklıma geldi bi tebessüm olsun diye şeyeddim :))) Cümleten günaydın, haydiiiiin kuşlarla ..

20 Ocak 2015

Uyanırken heeeer sabah aynı günmüş gibi hissediyor insan amaaaa değil başlangıcı bile değil .Misal bu sabah benim başım ağrıyor, Pozitif enerji salımı ile halledeceğiz iiişaaalllah , Dün buz tedavisi, ilaç tedavisi, az dinlenme, pazartesiyi başka bi güne erteleme gibi çalışmalarla ayağı akşama hazır ettik veee İş Sanat’a Faik Sait Hikayeleri’ ni dinlemeye gittik  .
Hem de ” Radyo Tiyatrosu” günlerine gittik. Biz “Arkası yarınlar’ın, Çocuk saati, Radyo Tiyatrosu, Sesli Roman’nın …” sesini duyup da kendi gözüyle görenler kuşağındanız. Ayak sesleri, tıpır tıpır yağmur, kapılara, pencerelere vuran rüzgar,sinsi gülüşler, içli itiraflar, hıçkırıktan gözyaşı … gibi seslere kulak kesilir, anında görüntüyü gözümüzde hissederdik. Hafta içi heeeer sabah saat onda arkası yarına evcek, perşembeleri akşam sekiz ya da dokuzda radyo tiyatrosu, hafta sonu çocuk saati o da sabah , geçenlerde ordan aklımda kalan çocuk korosunun şarkılarından birini söyledim çocuklara da bayıldılar , Annem de çocukluk şarkılarını söylerdi bize ,Sesli Roman daha sonra eklendi. Bir keresinde Ejder Akışık’ın sesinden Diriliş’i dinlemiştim, parça okurlardı sanırım, tüm roman değil.Yaaaa bizim hayal gücümüz vardı, hayallerimizin bittiği nokta bi de ,Şimdilerde hayal olan şeylerin sayısı günden güne azalıyor, nokta bile yok, virgülle devam, sürekli, bunaltıcı, çok alternatifli, haberleşme çok yogun, ama çok yüzeysel, heeeep meşgul insanlar, dostluk simgelere takılıyor, gülen yüzler gerçek gülüyor mu acep ?
Haftanın kitapları ; Bozkırda Altmışaltı / Mustafa Çiftci, okuyorum, “Handan Yeşili” hikayesinde her kahraman için ayrı ayrı gözlerim doldu , Mübarek Kadınlar/ Gaye Boralıoğlu, okunacak.
Haftanın Filmi; Leviathan, Oskar’a aday, “Toplumsal yozlaşmanın resmini net şekilde çeken, yüksek sanat yapıtı” diyolar, öyle, konu bildik, şahıslar tanıdık  gittim, Whiplash ‘da adaylardan ona gidilecek, Mahsun’un filmi ve Bana masal anlatma da sırada
Haftanın etkinliğini sanatsal olanını dün yaptık :)))) diğer etkinliklere devaaaaaaaam, hattta aaazzzz sonra çıkıcam, yine uzaklara , mecbuuuur :))) önümüzdeki iki gün ilçe sınırları içinde kalacağımı umuyorum :)))
Hadi arkası yarın 🙂 hadi günaydın, haydiiiin kuşlar konabilir yollarımıza, konsuuuuuuuuun …

 


 

Reklamlar

OCAK BAŞI GÜNLÜKLERİ


10891680_10204688007293836_880080927427847402_n

Başlıkda çok manidar olmuş 🙂 Bir yılı daha geride bıraktık, yıl mı bizi geride bıraktı o da belli değil ya neyse. Geride kalanlar, kaybolanlar, yerini koruyanlar, bizimle taşınanlar var 🙂 yaptık bi portföy, taşıdık yeni yıla, bakıcaz artık duruma. Herkes için iyilik güzellik, dünya için barış, kişisel olarak sağlık diledik, eee biraz da para istedik :))) Daha çok çoluğa çocuğa çalıştık, “onlar mutlu olsun, biz idare ederiz !!! ” felsefesi ile hizmetçi ve köle ruh annelerin yakasını bu yıl da bırakmadı 🙂 Artık kader kısmet ne yönde çalışmış gün gün bakıcaz, bu yılda günlüklere devam, aaaaay !!!! on günden fazlası bitti bile, eeeee hadi bakalım, ne var ne yokmuş …

01 Ocak 2015

Alışkanlık betermiş hepsinden Yeni yılın yepisyeni sabahında geç kalkamadım, fazladan uyuyamadım !!!!!
Pişman mıyım ? , mutsuz, aksi, huysuz muyum ? Yoooooooo :)))))
2014 de delirmedik, 2015 e de dayanırız, bi alt yapı oluştu Bu tedbirli bakış
Yeni yılda heeeeer şey daha iyi olacak Bu iyi dilekli bakış
Yıllar gelir veeee geçer, biz de içinde akaaaaar, akaaaaar gideriz Bu orta yaşın ortasındakilerin gözünden
Yeni yılda yeni umutlarımız var, hakkımızı alcaz biz :))) Bu da genç bakış :))
Valla ben her türlü bakıyorum, hepsi bana uyar, ben hepsine uyarım, hadi bi cesaret, hadi bi gayret, illa ki olacak, önümüzde yaşanacak 364 gün var, 2015 e ait, kaçında biz varız belli değil, düşüne düşüne ziyan etmeyelim ayol :)))) Haydi başlayalım, eeeee hadi günaaaaaaydın

03 Ocak 2015

Gelenek ve göreneklere bağlı kalmaya gayret eden biri olarak, üç sayısını baz alarak, “Yeni Yıl” ı esetleyip, püsetleyerek , misafir etmeye devam :)) Bu gün de kutlamalar, iyi dilekler, hayırlara vesile olsun demeler, aralamalar sormalar, bir ki cevap yazmalar, cevapsız aramalara bakmalar, kendini akışa bırakmalar, rejimi pazartesiye kadar bozmalar, mis kokulu zararlı yiyeceklerle sofraları donatmalar, yolculara son bakışlar, az biraz “Her gün pazar, her gün tatil tadında, bunaldım mı ne ?” diye iç ses ile gizli sorgulamalar, durum kritikleri … olarak devam etcez Hatta yarın gerçek pazarı da tatil paketine gönüllü ekliceeeeeeez :))) Pazartesi, yılın ilk buhranlı gününü tabii ki de ayrı yazıcaz
Olacakların olabilme ihtimali ile savaşmayı bu yıl bırakcaz iiiiiişaaaaalllaaaah :))) Olmuşla, ölmüşü olduğu halde kabul etceeeeez :)))
Hadi “Derrttt ben deee, dermaaaaan bendeeee !!!!! ” yıl boyu ihtiyaca binaen favori şarkımız, isteyen yanında sıvı tüketebilir :))))) Hadi “Tövbeeee, tövbeeeee !!!!” bizi hırpalayan huyumuza, suyumuza, Hadi niyetler halis, gayret bizden :)))) Aaaaay hadi “Dem bu demdir, dem bu dem ” parolamız olsuuuuuuun :)))
Bi de gün aydın olsun, yanında soğuk da olursa idare edin azcıııık, mevsimsel kabul edelim :)))

04 Ocak 2015

Sabah sabah “Gül ağacı değilem, her güzele eğilem .. ” diye bir şarkı dilimde, “bu tatiller neden bana tatil değil ki …?” diye isyanımsı bi şi gönlümde, “Kılıç kuşanma törenleri” adlı ödevim için “Şahzade gözü ile baksam fıtratıma ters, padişah karısı olsam, yeri netameli, eeeen iyisi valide sultan ayol :))) ” diye bir bakış açısı kararı ile masaya yönelip, bitkisel çayımdan bir yudum almıştıııııım kiiiii bir çay reklamına denk geldim Samsundan öte hepsi hemşeridir bize, çay toplamış, fındık toplamış, mısır sulamış … fark etmez, kemençe ile şive aynı şeyleri hissettirir bize Yeşil, maviyi, bardakta demli çayı, horon edenleri gördüm, kemençecinin türküsünü bana söylenmiş gibi hissettim, çayın kokusu burnuma geldi valla :)))
Şimmdiii mecbur iyiyim, yüzümde bi gülümseme, kahvaltı için planlar, çayı koydum bile …ütü masasına seni yanındaki sepet ile seviyoruuuuuuuuuum diye yanaşabilirim bile, o derece yani :))))))
Aaaaay hadi ufak tefek isyanımsı şeyler olmalı içimizde büyümeden bastırıldımı zafer kazanmış gibi oluruz, koşulsuz sevgi, beklentisiz iyilikler veeee kucaklanmış tüm renkler … hayatın özeti Hayaaaaaaaaat vurgunuuuuuuuum sana …
Şaaaneeee pazarlar eşliğinde, sevgi yüklü bi çok günaydın olsun, hadi olsun bakalım

05 Ocak 2015

Sabah sabah atarlı uyanmanın bir bilimsel açıklaması var mıdır ? bilmiyorum amaaaa ben bu sabahı açıklayabilirim Tatil öncesi hazırlık, tatil zamanı hizmet, tatil sonrası enkaz kaldırma, kısa özet budur, bunun ruha yaptığı eziyet, yıpratma, yorgunluk, tüm bu zamanlar boyunca başkalarının zamanlarına uygun yaşama, ağırlama … daraldım yeminlen “Ayol ben de genç değilim !!!” desem olmaz, performansım gençlerle kıyaslanamaz, onlar “kalksam mı kalkmasam mı, yapsam mı yapmasam mı” diye düşünürken ben tur bindiriyorum çok şükür deeee ruhum yoruluyor, benzer tekrarlardan.
Bir müddet insan göresim yok, çiçekle böcekle, kuşla, bulutla, rüzgarın, yağmurun sesi, çayın kahvenin kokusu, kitap sayfası hışırtısı … ile idare edesim var :))) Bu da benim hayalim :))) Dört bir yanımdan “Anneeeeee” sesleri, çalan kapı telefon, mesaj kutusuna düşenler, verdiğim sözler, yarım bırakmayacağım işler, sağ üst köşede bildirimler … derkeeeeeen olmaz :)))
Ne yapalım evi ev haline sokup, kendimizi ihtiyaç karşılamak maksadı ile sokağa atıp, yolu çamlıktan dolandırıp, biraz şükür, biraz tefekkür, “Edep yahu” sözünü içten içe hak edenlere söylerek, bu ilk pazartesi, kışın arkası bahar, iiiiişaaaallllaaaah daha nice tatiller var, ” Bana da bi tatil yaptıran bulunur mu acep ? ” diye kafayı hem karıştırıp, hem de toplayarak, gelcez mecbuuuuur
Hadi hayat kısa her şekilde kuşlar uçuyor Hadi başlayalım bariii, hadi günaydınnnnnnn Tümmmm bunalanlara gelsiiiiiiin :))))

 

Yarın Istanbul’da okullar tatil Istanbul’un karla sınavı var, benim ise hem karla, hem tatille sınavım var , nerde kalmıştık :)))))

06 Ocak 2015

Akşam yatmadan baktık, sabah kalktık baktık kiiiiiii kar yok, tatil var ama !!!!! Hava soğuk, çorap giydim, bilenler bilir kiiii giymem, kısa mesafe dışarı çıkarken bile giymem :))) Örnek ; üç gün evvel , market, ekmek, gasteee turu :)))) Kar yağaçağında hava yumuşar, gök yüzü kızarır, sonraaa uçuşarak inmeye başlar, birbirine benzemeyen, şekil şekil karlar kiiii biz bu şekilleri göremeden değdikleri yere karışırlar, biz kitaplardaki resimlerden biliyoruz kiii Sonra aklımıza Adamo’nun “Heeeeer yerde kaaaaaar vaaaaaaar ” şarkısı gelir, illa ki bir kar hatırası vardır, peşine o da gelir, sonra sırada “kibritci Kız” hikayesi var, hani o son kibritle ciğerden yandığımız hikaye, ben peşine ” küçük prenses” eklerim, babası ölünce okulunda hizmetçi olan, tavan arasını Sara ile Bety ‘e saray yapan hintli uşak ile maymunu da tabiii ki :)) araya biraz da sobalı günler, kardan adam ve nimet diye evden alamadığımız havuçlar, kıpkırmızı yüzler, donmuş eller, boy ölçtügümüz bakir karlar, tatil olmayan, toplana buluşa, oynaşa gittiğimiz okullar da koyalım :)) Ben yaştaki anneler bilir çocuklarla okuyup anlattığımız “su damlasının yolculuğu ” nu da unutmayalım :))))) Bunlar akıla gelenler, akıldan çıkmayanlar ; evsizler ve sadece evi olanlar Teeee küçükten işlendi bize bazı şeyler bazılarını sevindirirken bazılarını çok üzer
Ne yazık ki adalet her zaman her yere yetişemiyor Hele şimdilerde kendinden bile şüphe ediyor …
Aaaaaaah ne günler gördük, neler duyduk, neler işittik !!!! Bi pazar maçın ikinci devresinden beri beklenen karı göremedik, Eeeeeeyyyy kar paralel paralel sağda solda gezme, gel kesişelim senle …
Aaaaaaah bekleye bekleye tükenmedik, tükenmeyiz tecrübe ile sabit, hadi kaldığımız yerden, hadi bembeyaz, lekesiz bi günaydın olsun, olmaz ya inanalım, Allahtan umut kesilmez, bunu da çoook önceden öğrenmiş idik :))

Veeee tatile tatil eklenir !!!! Bi ihtimal kar yağabilir, kiiii gecikmeli başladı, yağıyor valla !!! Evde serbest saatlere devam ; kış çayı, coğrafya performans ödevi ; fay hattı ( yaptık renkli kartonlardan ) ,annede bebek yelegi , kız da atkı el örgüsü, “tatili kutlamak için bi film açalım, olmadı bilgisayarda dizi bakalım ” , anneye nihayeeet vaaaaatsssss aaaaapp indirme çalışması, mısır da patlatalım, haberlerden haber almaya devam … yarına “du bakalım, nolcek ” , dünya dönüyor kuzum, sen ne dersen de …

07 Ocak 2015

Kar durmuş, yağan karlar buz olsun diye rüzgar çalışma yapıyor, görünen caddede trafik ağır ağır akıyor, tuz misali gibi de kesintisiz değil, yolları temizlemişler, sokak aralarında patinaj yapan arabalar var, oralar Allaha emanet, doğal yollardan temizlencek, öğrenciler sabaha dek, telefonlarına bakıp kıkırdadıkları için şimdi uykudalar (evdekinden biliyorum :))) ) kuş sesleri yok bu sabah Sıcaklık -2 gösteriyor Yıl ocaktan başladı gün gün gidiyor …
Dışarısı böyle, benim dışarım havaya uygun giyimli kiiiii çorap dahil Icim yine arafta Iki aralar bi dereler sevmiyorum ama şartlara bağlı oluyor ışte. Insan insana bağlı olunca bir doluya bir boşa koşuyor, amaç eeeeen iyi hali yakalamak, mutlu olmaktan çok mutlu etmek, ” o mutlu ise ben zateeeeen mutluyum !!!! ” anahtar fikir. Bunun içinde gayret gerekir. Bazeeeeeen insanın insanlardan oluşan tüm zincirlerden kurtulası geliyor Yapamıyoruz, bizimki halka halka ilerliyor kiiii :))
Aaaay hadi daralmayalım, bi formül bulcaz, hep bulduk kiii Sabah sabah kendime önüme ilk çıkan testi yaptım, doğa olaylarından güneş tutulması çıktım :))) Demekki aslım güneş, genelde enerji ve ışıklıyım, ara ara bana bağlı olmayan, yani çok da bağlı olmayan dönmelerden karara bilirim, ne olmuş yani, geçecek bilirim, iç sese gereken ayarı verdim ben, darısı başınıza :))))
Aaaay hadi başlayalım, örgü orelim, kitap okuyalım, lahana vardı, onu saralım :))), film seyredelim, bitki çayı içelim, vaaaaats aaaap’ a bakalım, deftere yazı yazalım … yazmayı unuttuğumuz şeyler illa ki vardır, onları da yapalım, aaay hadi bizler hayatın aktif katılımcılarıyız, bir ucundan katılalım, hadi günaydını rüzgara kattım, bi dolansın sizi …

08 Ocak 2015

Tatile devam, bir avuç kara, sert esen rüzgâra, yağmura, yağışa teslim yurdum Bir haftadır tatil, telafi edilmeyecek, tabii ki de. Ögrenci mutlu, ( sade tatil yetiyor, çeşiti onlar yapıyor ) Müdür mutlu, bir haftalık yakıttan kurtardı (Devlet okulları hep müdürün bağlantılarına bakar ) Eeeeeh biz de mutluyuz,kitap okuyoruz ; Sokaktaki Adam / Philip Roth YKB yayınları 2.baskı, yaş grubuma şiddetle tavsiye olunur,bitirdim, ince zaten, Cengiz Aytmatov’ un toprak ana’sı nı da yarıladım, ilk kez okuyorum, güzel, son kitabı da sırada, örgüye devam, lahana iyi çıktı sardık, aklımda arabaşı var, tam havası , ülke aklanmaya devam ediyor, heeeeeer şey yoluuunda inanana … hadi o zaman “tavukları pişirmişem, hacıyı da çarşıya göndermişem … ” yakışır :))))))
90 dakika diye bir program seyrederdim eskiden, Hıncal Uluç, Haşmet Babaoğlu, Rahmetli Kenan Onuk, güzel sohbetler olurdu, futbol bizim ülke gerçeğimiz her yere bağlanır kiii, sonra Kenan öldü, katılımcı sayısı arttı, tadı kaçtı, bende bıraktım, sonra Erman hocalı, Kaya’lı, Gökmen’li, Ziya’lısı çıktı ara ara seyrettim, komedinin hası idi, sabaha karşı bittiğinde nerden nereye geldiğini anlayazdın, o da bitti, şimdi “derin futbol ” var Tavsiye ederim izleyin, o zaman ülke için hiiiiiiiç kederlenmiyeceksiniz, “müstehak kardeş ” deyip geçeceksiniz, böyle başa boyle traş !!!! Hadi o zaman ” Tavukları pişirmişem, anamı da komşuya göndermişem …”
Hadi “everything is fine !!!!” niye atarlıysam :))), Hadi buralar (-5) üşüyor yüreğim , Hadi vaaatssss upppp tebriklerini kabul edip, gruplara kayıt yaptırmaya devam, internet paketine inata da devam, benimki yalnızca evden :)) Hadi eski yanlarımı korumaya daha çok devam, ” konuşurken gözüne bakmalı, elini tutmalı, çayımdan, kahvemden bi yudum almalıyım, dillerle eller uyumlu olamıyor her zaman, ama gözden kaçmaz ki doğrular ” Hadi kestik, Hadi sıcak sıcak sahlep eşliğinde günaydın , tarçın kokusu var ellerimde …

09 Ocak 2015

Bugüne dair söylenecek pek çok şey var, ama söylemiyoruz.Çünküüü bir şeyi bir şeyle kapatma, bir şeyi bir şeyin altına saklama, erteleme, aslolanı paylaşmama huyumuz var, hasır altı eeeeen cok kendi içimize çalışır bizde, içi de dışı da bizi yaksın isteriz, başarıyoruz da çok şükür :))))
Aaaaaah , aaaaaaaah şimdi gencecik olup da tek derdimiz, şarjımız, internet paketimiz … olmak vardı, ne yazık ki birikmiş yıllarda birikmeyen insanları, savaşları, açlığı, sürgünleri, yarınlardaki kötü ihtimalleri, kışın ayazını, son dakika haberlerini …. derin derin anlıyoruz
Kitap sayfalarına takılıp biraz uzaklara gidiyoruz bizde “Başladığı yerde biten bir kitap ama bir bakıyorsunuz, her şey değişmiş. Kitabı okuyan siz bile ” böyle yazıyor, arka kapaktaki eleştirilerde 2011 Pulitzer Roman Ödülünü almış, tavsiye üstüne ; Jennifer Egan / It kopuk takımı , okuyoruz, mutluyuz sankiiiiiiiii :)))))

10 Ocak 2015

 

Beraber büyüdük aynı, altlı, üstlū sokaklarda, aynı lisede, aynı sınıfta, kimi zaman aynı sıralarda … O zamanlar adettendi analar babalar kardeşler tanış, aynı dershaneye yazıldık, hafta sonu Şişli’ye güle söyleye yürürdük, akşam ezanını geçiren kızların kötü yola düşme olasılığı yüksek olduğundan hep birbirimize emanettik :))) Kapıya gelip izin almalar, sonra kapıya kadar bırakmalar, evde doğum günü eeeeen büyük eğlence, birlikte sinema, cafeler daha yeni o zaman, buluşup, süslenip gitmeler, ilk aşklar, ilk içkiler, ilk sigaralar, ilk örgütlü çevrilen dolaplar … heeeep bu zamanlara rastlar :))) Üniversite okuduk, kimimiz evlendi, çoluk çocuğa karıştı , kimimiz bu işlere hic bulaşmadı. Aradan yıllar yıllar geçti, ikili, üçlü bir arada kaldık, sonra gün geldi, senede bir iki, kızlı erkekli, gündüz gözüyle, bir tenhada genişce toplanır olduk, şekil bozuklukarı, tipde eksilme artma var tabii ki de, Fakaaaaaaaat yeminlen ruh aynı ruh :))) Bi sus diyen olmayınca bıcır, bıcır konuşuyoruz, dünden bugünden, çocuklardan, elimizdeki son yaşlılardan, heeeeer şeyden :))
Yurt içinden, yurt dışından gelenler oluyor. Misal bugün, teeee Edirne’den “üle, büle soğuk yollar ” demeden gelen var, biz gençken onlarda yeni öğretmen efsane fizikçi , ile başarılı ressam olan resimci var
Ergenlik, gençlik … Mecidiyeköy de yaşandı, o yollarda, o sokaklarda kaldı, bugün hatırda kalan anılara çapraz yoklama var :))
Heyecanlı, canlıyım, yolum uzun çıkış için saat var, dönüş açık :)))) Hadi gençlik kokan liiiyyseee yıllarından bi günaydın olsun, lütfen amaaaa hem canlı, hem ruhu olsun …

 

 

ARALIK SONU GÜNLÜKLERİ


10309479_10203080547068335_5754099704918784127_n

Yıl bitti, 2014 yılı bitti. Kayıtlarda yerini alacak bir yılı geride bıraktık. Aklımızda, basılı kağıtlarda, görsellerde, arşivlerde … yerini almış bir sürü şey bıraktık geride. Birbirine bağlantılı ya da bağlantısız çıkıp çıkıp gelecekler ; Kimi üzecek, kimi güldürecek, kimi bir pişmanlık anlatacak, kimi özlemle anılacak. Hayat böyle işte, tükenmiş yıllar çöplüğü 🙂 Zaman hızla akıp giderken, parçalar birleşiyor, anlar günlere, günler, haftalara, aylara, aylar mevsimlere, yıllara dönüşüyor, sonra da toparlanıp gidiyorlar, yapcek bi şi yok 🙂 Giden gitmiştir, elde kalanlara ve geleceğe bakaıcaz, mecbuuuur 🙂 Önce aralığın son günlerine bi bakalım 🙂

22 Aralık 2014

Yeniden günaydın dedik, yeniden gelmiş bir pazartesiye :)))) Neresinden tutcaz diye sormak yok , gözümüze kestirdiğimiz bir yerinden alıp yürüyecegiz Planlar, programlar, detaylar, olasılıklar … yoruyor insanı, onca tefekkür, onca şükür dolaşırken dillerde tahammül yok aksayan bölümlere Insan canlılar içinde hiç bir zaman tüm şifreleri çözülemeyecek bir tür , kendi şifrelerini deşifre etmemek için bir ömür harcayanlar bu ömrün içinde yanında adam harcayanlar var.
Pazartesi, yalancı bir kış güneşi, dünden yorgunluk, şirazesi kaymış bir ev, yarına misafir, tüm günlerine bir şeyler konmuş bir hafta, yapılacak bir yığın angarya iş, dile dökülmeyen zihni kemiren ufak tefekler …. manzara depresyonluk :)))
Amaaaaaaa girmiceeeeeeeez, işlerin içinden çıkıcaz illa kiiiiii
Hadi bu da kendi kendine sabah terapisi, sanırım kiiiiii çoooook kişinin ihtiyacı var, içimden bir ses ” sen emekli, çoluğu çocuğu yola girmis, aklı selim, sorumluluk sahibi birisin, yerleştir yüzüne bi tebessüm, başla, bitsin ” Bir başka ses de “amaaaaan boş ver salla gitsin ” derken, kimin kazanacağı zaten belli iken, nedir bu kaygılanma, çarpışma ?
Hadi yakınlara , yollara kar yağmış, umutlara yağmasın hadi yaşamak bir inat, hayatın dayattıklarına inat, hadi ben ağır hava ile ağırdan, kemençe ile hızlanıcam 🙂

23 Aralık 2014

Kendimi her zaman çok iyi anlarım ama anlatamıyorum, belki anlatmak istemiyorum, çoğu zamanda doğru anlaşılabilemiyorum Diğerlerini bilmem ama doğru anlaşılmamak hepimizin sorunu. Zor tabiki, diller başka, gözler başka, kalpler başka dilden konuşurken kendini ifade etmeye kalkmak, ve sonuç alamamak. “Arifre tarif gerekmez ” derler de “Arif” sayısı çooook kısıtlı olunca olmuyor, köprüler kurulamıyor, herkes kendi yakasında kalıyor, kendi tarafından bakınca, kendi gölgelerini görüp, karşıdaki de aynısını görüyor sanıyor
Sorun budur, hep vardır, hep var olacaktır. Hatta ara ara derdimiz olacaktır, sonra geçici olarak geçer
Aaaaaay hadi içim karanlık, sizi de karartmadan acil ışık arayalım , Hadi koskaca gün her şeye yeter, içinden türlü türlüsü geçer, radyonun kulağını bükelim , kendimize çay dökelim, ben kızı kaldırıp afilli bir günaydın çekeyim, “Allah çektirmesin ” diye araya igreeeeeeennnç esprilerden de katalım :))))))) Sonra başlayalım …
Hadi ben ışığı görüyorum, benimki mutfaktan geliyor :))))) ,hadi cümleten afilli günaydınlar olsun, haydiiiii herkes kendi ışığına

24 Aralık 2014

 

“Hayatında gelişen, değişen, çelişen bir şeyler var mı ? ” eeeeen sevdiğim hatır sorma şeklidir. “Yoooooo” diyenin “çoook ” demek istediğinden şüphe ederim Geliştirmek ,değiştirmek bizim elimizde de bunlarlara muazzam direnç gösteririz kimi zaman çelişkiler dış kaynaklı da bizden de kaynaklı Hep “”özgürlük ” diye çırpınırız, istediğimiz düzeni sağlayamayınca çılgına döneriz Tek tip gizli düzen arzularımızda yatar “Ben böyle beğeniyorum ” cümlesi değişikliklere tüm kapıları kapar, gelişmek bizde eeeeen çoook gider ayak başlar :))) Di re ni yo ruzzzzzz!!!!!!! Lüzumlu lüzumsuz heeeeeer şeye, en azından ilk başlarda :)))
Konyu toplayalım :))) “efendim, dün muhallebiye labne kattık ” model değiştirdik, labneyi tirumusunun özelinden kurtardık, çilek kokan meyve sosunu dolapdaki vişne ile pişirdik, en altına eti burçak döşedik :))) Dün de ikram ettik, kalmadı, valla :))))
Bazen ufak değişiklikler, değişik mutluluklara, kaynağı açıklanamayan huzura sebep oluyor, hem de çok basit şekilde :)))) Her günün içinde illakiiiiii bunlardan bir veye bir kaç tane saklı
Hadi saklanbaç çocuk oyunu değil ki, bizimle büyüdü gelişti :)))) Hadi hayat emek ister, ilgi ister, alaka ister Hadi biz de hayattan güzel günler isteriz, Hadi gidip alalım
Gelişmeye, değişmeye müsait günaydınlar olsun, çelişen bir yan da bulunsun, hareket katar

25 Aaralık 2014

“Time is up, Gamzeeeeee” diye gürlediğimde , cayı demlemiş, kahvaltıyı hazır etmiş, namaz niyaz bölümünü geçmiş idim Günün ilk sorumluluklarını yerine getirmenin huzuru ile üstünde “Terazi” yazan kupama çayı döküp, masa üstüne doğruuuu yayıldım :)))
Malum gün yoğun, yapılacak, ertelenecek, sallanacak … işler mevcut, kulağım radyoda, bahar havasını andıran bir havada, içimde ne olduğunu tam kestiremediğim ; Heyecan, sıkıntı, endişe, gerilme, germe, nedensiz neşe … gibi duygulardan bir harman, işte geldim burdayım :)))
“Kadınlar, kuşlar ve yıldızlar ” , Joan Miro Gittik, gördük Merdiveni ve yıldızları iyi anladık, kadınları da anladık sayılır, sanatcının ruh haline yabancıyız Baştan belgeseli seyredip, doğru yerden gezmeye başladım, gezerken zevk aldım, tabii kii de bakıştığım resimlerin, eserlerin çoğunu anlamadım, ya da anaşılması gerektiği gibi anlamadım Sürrealist bir akım benden uzak, derin hayaller, karmaşık ruhlar, o karışıklığın dışa vurumu resimler. Hem terazi, hem kadın, hem geleneksel, hem her şeyi çabucak muhakeme eden … biriyim ben. Ne uçururum, ne uçarım Az havalanır, münasip bir yere konarım :)))))
Hadi gezilecek, görülecek çooooook şey var, denk geleni kaçırmayalım, Hadi “dünya fani, ölüm ani” , “ölüm tek gerçek” unutmayalım, Hadi ne kasalım, ne kasılalım, ne de kasana prim yaptıralım, olduğun gibi, olduğu gibi …
Hadi eeeeeeeen doğalından günaydın

26 Aralık 2014

Hizmetli ruhum ve ben, sabahın teeeeee beşinde birbirimize manidar bir günaydın çekerek kalktık Hayat önde biz arkada, biz önde hayat arkada, nişadır hep bizim popoda (Bizim kuşak Gırgır’cılara selam olsun, Utanmaz Adam’ın popo da heeeep olurdu ) koşuyoruz, koşturuyoruz, kim ebe, nerde sobe belli değil
Güne dün gibi başladık sanmayın, kahvaltıyı değiştirdim, yanlışlıkla benim gözlemeye tereyağ sürmüşüm, mecbuuuuuur yedim :)))), Kızı da Türkçe kaldırdım :)))) “Gamzeeeeeee !!!!! , kavaltı hazır, saat de geçiyor … ” havada bulut var, yağacak sanırım.
Günlerdir, yana döne, tırım tırım yorgancı arıyorum, yün şilte ile yastık yaptıracağım Malum ağrılar, sızılar, doğala dönüş, anadan, atadan kalan hatıralar. “Çarşı içinde mutlaka vardır, ben bi kere gördüydüm ama yerini tam çıkaramadım” şeklinde bir yol tarifi ile, sabah sorumluluklarım bitince, havada missssssss, attım kendimi Büyükçekmece sokaklarına, camii altı bir çarşıda buldum valla. Duvarlarda sireli, dikilmiş yorganlar, hepsi ayrı desen, cama dayanmış yastıklar, kenarda hazırlanmış iki yatak, saçı sakalı sakalı ağarmış, altında minderi, hem camdan bakan, hem de yorgan sırayan adam … Can çekişen mesleklerden, konuştuk biraz eski günlerden, bir çayını içtim, “Yerine adam yetiştirdin mi ?” diye sordum, çay zehir oldu … Malzemelerimi alıp bir kez daha gidicem inşallah, pazarlık da etmicem, varsın benim de bir katkım olsun
Anamın gardrop üstünde duran iki başı satenli, satenleri her yastık için ayrı renkli, kılıfı dantelli, beyaz işli, kaneviçeli dört beş yastığı vardı, şimdi onları bozuyorum En son ben, yıkadım, ütüledim, söküklerini tamir ettim, söylenmeden, tepelere dizdim, ne sevindi idi rahmetli, iyi ki de yapmışım, altı aya varmadan öldü Eskiden öyle idi, yastıklar, yorganlar, çarşafa sarılmış, üstü kırmızı kurdele ile bağlanmış giderdi ceyiz içinde oğlan evine. Anne babamın tek yastıkta yattığı zamanları bilirim, sonra yastıklar ayrıldı, “küstüm yastığı” oldu adı Bu adı koyanları şimdi iyi ve etraflıca anlıyorum.
Aaaaay hadi hatıralar bitmez bizde, gözümden yaş geldi Hadi “hayat devam ediyor” bir yerinden kaçırıp da geri kalmayalım, hadi hafta sonu geldi, hadi günaaaaaaaaaydın !!!!

27 Aralık 2014

Evde bir hasta, bir hasta adayı, dışarıda yağmur, sepetlerde zorunlu kontenjanından yıkanacak, ütülenecek çamaşırlar, mutfakta bir tezgah kalabalığı, sabah haberlerinde kaçak içki satan adamın ; “Üzgünüm bi daha yapmam !!! ” diyen sahte sesi var. İçerisi sıcak ama karanlık, yılbaşısına şiddetle karşı olduğumuz gavurun elektriği ile aydınlanıp, doğal gazı ile ısınıyoruz !!! Akıllı telefonlarını ise bağrımıza basıyoruz :)))))
Eskilerde hasta olmanın da bir tadı varmış, meğer Bu kış çayı diye satılan karışımı ben ilk ne zaman içtiğimi hatırlamıyorum bile Rahmetli babam demlerdi ; İçine ıhlamur, karanfil, tarçın, zencefil, elma kabuğu … içerken ilave limon veeee hakiki bal. Bi de terletirlerdi bizi, arkasından temiz çamaşırlar veeee hasta çorbası, şefkat ve ilgi de cabası. Alnımızın üstünde gezen eller, ateş ölçen dudaklar, “Nasıl oldun ?” diye yoklamalar…
Salepin hasını yapardı bizimkiler, aslını satın alır, asıl sütle kaynatılır, bolcaaa toz tarçın, bi de nişastadan pelte, onun bir adı da vardı ama aklıma gelmedi şimdi …
Olmayanlar aklımızda, olanlar da aklımızda :))) Bir ucundan tutucaz artık, çayı demledim, bir hafta sonu kahvaltısı, tavuk suyuna hasta çorbası, aralara ıhlamur kiiii filitre kahve makinasında yapıyorum ben :))))), ikindiye salep hastalara, sıcak çikolata sağlamlara bi de fındıklı, üzümlü kurabiye belki yanına canı çeken olur… :))) Sonra gün biter, takvimden bir yaprak daha düşer, ömrümüzden eksilir, hatıralara eklenir … renk katmak, süslemek elimizde, hadi bi gayret, hadi ışıklısından, kırmızısından, yeşilinden, mavisinden … sıkı bi günaaaaaaaaaydın :)))

28 Aralık 2014

28 Aralık Pazar 2014 ; son günler … takvim yapraklarını düşerken gösteren resimler, aradan zaman geçtiğini anlatmak için günlerin sayfa sayfa uçuştuğu filmler, bi de son yaprağa umut bağlayan bir hasta, o hastayı umuda bağlamak için yaprağı sabitleyen bir seven hatırlarım O.Henry / Son Yaprak çooooooook yıllar önce okumuştum ama hep aklımda Bazı şeyler hiç silinmiyor, ne akıldan, ne gözlerden … aslında kalan uzun bir parça değil; bir elbisedeki desen, bir gül , belki kelebek, tadı damakta kalan bir yemek, içimize oturan bir söz, onu söyleyen yüz, birden bozan hava, birinin gidişi, giderken elindeki çanta, birinin gelişi, geldiğindeki üstündeki kazagın rengi, sözleri aklımıza gelmeyen ama müziği canlı kalan bir şarkı, bir çocukluk hali, bir yaşlının gençliği … bir sürü kayıt kuyut altına alınamayan, heyecanla anlatılamayan, ısrarla bizde yaşayan ıvır zıvır cinsinden, aklımızda yer eden özeller :)))) Anlatsak da tam ifade bile edemeyiz ki O yüzden özel kalması, herkesin hissettikleri farklı, hissettiğimizi de hissettiremeyiz çoğu zaman, yani tam ifade edemeyiz :)))
Aaaaay yazarken daraldım Hayat ayrıntıları ayıştırarak, mesele haline getirecek kadar uzun değil. Baaaaaaak geçiyor, hem de hızla geçiyor, ne uzun planlara, ne de geçmişteki hesapları canlı tutmaya yetecek zaman yok, “bir mükemmeli yakalamak için harcadığımız zamana kıyasla, o sırada kaçırdığımız bir çok sıradan, totalde daha çok mutluluk verir !!!!! ” diye de bilge cümlemizi kondurduk, sıra kahvaltıya kuş kondurmaya geldi :))))))
Seviyorum hizmetçi ruhumun başkalarına mutluluk veren yanlarını, valla
Hadi şaaaaaneeee pazarlar, Hadi kuş kondurulmuş Günaaaaaaaaaydınlar

29 Aralık 2014

Karanlık bir pazartesi … “Amaaaa yılın son pazartesisi …” Bu onu ne kadar sevimli yapar bilemeyiz ama şansımızı deneyeceğiz :)))) Bazı şeylerin son olduğunu fark etmek sabit bir duygu değil Bazen “salla gitsin” , bazen “Aaaaay mükemmel olarak bitsin” , bunlar konumuz değil, esas haber; Bugüüüüüüüüüün benim evlenme yıl dönümüm, çoooook şükür yirmibeşi devirdik :)))) Tabii ki de yıllar su gibi geçmedi, eşim kesinlikle “ruh eşim” değil, ayrı dünyalarımız var, aaaaaaaamaaaa bi de buluştuğumuz ortak gezegenler vaaaar, yıllar içinde arada Merkür’e de rast geldik :))) Bizim kuşakta, genelde toplumda evliliği sürdürme ve yaşatma işi kadına yapıştırılmış olduğundan epey bir hırpalandım, kırkın ortalarına doğru da aydınlandım, kendi ışıklarımla, arada ışık alarak yola devam …
Olduğu gibi kabul etmek, paylaşmak, hoş görü … gibi bir harman bir manyakla evli değilseniz işe yarıyor :))) Vaktiyle “Ayol bu ofsayt” diyecek kadar futbol öğrendim, Bir konya-BJK maçında tribünde mahsue kalınca futbolu bıraktım :)))), Bir ara gece hayatına dadandım, gecenin sonunda tek ayık olunca, çekilmiyor valla, onu da bıraktım :))) Arkadaş toplantıları, komple gidip gelmeler, birlikte çıkılan tatiller, bu etkinliklerde rol kesmeler de kesmedi beni :))
“Yahu, niye her şeyi birlikte yapıyoruz kiiii, herkes sevdiği şeyleri yapsın, ikimizinde sevdiği şeyleri, birlikte yapalım ” benim çıkış cümlendir :))))
25 yıllık evli. 35 yıllık tanışız, 89 da herkes evlenirken sona kalınca bi panikle son ayın, son on gününde, tüüüüüm işleri halledip, yıl bitmeden evli olduk :))))) Eşimin eğitilebilir yanlarını eğittim. kahvaltı, eder, sebze yer, eve gelince üstünü değişir hale … geldi çok şükür. Takımı ile arasından çekildim, arkadaş buluşmlarında ne zaman gelicen diye sormuyorum, kirli çorapların tekrar tekrar giyilmesi konusunda mücadeleye devam :))))) Zaman zaman iyi bir eş, her zaman iyi bir babadır :))) İyi mangal yapar, ince espri uzmanıdır, benden iyisini, güzelini, yeteneklisini bulması imkansızdır :)))))))) Ben onun en kocaman şansıyım :))))) Ne yapalım farkındayım :))))
Öz güvene de tavan yaptırdık :)))) Bundan iyisi Şam ‘da kayısı artık :))) Hadi cümleten kolay gelsin Hadi aydınlanmış öğeler barındıran bi günaydın :)))))))

30 aralık 2014

“Asker oldum piyade, yari bıraktım evde, delikanlılık serde, vataaaan yardan ziyadeeee ” / Selçuk Ural , “Eller kadir kıymet bilmiyor anneeeee, senin kadar kimse sevmiyoooor anneeee ” / Kibariye , “Bundan böyleee hep yek, heeeeeep tek ..” / Radyodan kim söylüyor, bilmiyorum :)))
Gri gökyüzü, tek tük kuşlar, atıştıran kar, sert rüzgarlar, trafik endişesi, yapılacak işler veeee durduk yerde ya da ihtiyaca binaen akıldan geçen, kulağa gelen şarkılar … Trafik normalmiş , Ağustos ayında neresi kapalı ise bugün de oralar kapalı, çok güneş, çok soğuk fark etmemiş :))))
2007 de bugün akşam üstü ablamla telefonda konuşurken babam öldü !!! Ankara ‘da toplanacaktık, oğlanın sınavı vardı, biletim ertesi güne, akşamdan toparlandım, küçükleri Ankara’ya bıraktım, eşimle buluşup sabah karşı geldim, sapsarı, ne şişmiş, ne kokmuş yatıyordu babam Annemle halam başını beklemiş, morga vermemişler, uzun bir hastalık dönemi geçirdi, hazır gibiydik ama değilmişiz yine de, kardeşinin yanına, babasının koynuna bıraktık geldik, yılın son gününde bir yıldan bir yıla geçemedi babam
Akşamları filesi elinde kapıyı çalar, çok yürür, namaza camiiye gider, pazarları Eyüp Sultan ‘da gezer, Nükhet Duru’yu pek sever, bilmediği şeyleri yemez, kitap okur, western filmleri izler … bana da “Gül Ayşe” derdi.Yazısı ve resmi çok güzeldi, esas işi Köy Enstitüsünde Soğuk Demir Ustalığı idi, sonradan tesisat ustası, daha sonradan da kuruyemişci oldu Analar babalar, kardeşler gittimi yerinin boşluğu zamanla dolmuyor, zamanla daha da açılıyor, Gidenlere gani gani rahmet olsun, nur içinde yatsınlar …
Hadi bugün hem ağlarım, hem de babamın sevdiği yemekleri yaparım, bir iki konu komşum var, dağıtacağım, Hadi hayatın içinde küçük mucizeler saklı derler ya birini bugün rica ediyorum, hani ihtiyaca binaen Hadi kimse üşümesin, aç kalmasın, şavaş olmasın, gençler ölmesin,kimse dertten ağlamasın, anamıza babamıza ömür biçilmesin … Hadi ben gözümü, burnumu silicem ama bi daha akma demicem, ağlamak, kor ateşlere serinlik veriyor, hadi bi gayret, hadi bi cesaret, hadi günaydın …

“Biz ne kışlar gördük !!! ” bu cümle ağzımıza yakışır oldu gayri :))) Bu gece tam kış masalı anlatmalık Dizimize kadar battığımız karlar, saçaklardan sarkan buzlar, tatil olması akıla gelmeyen okullar, kat kat donan yollar, çalışmayan otobüsler, holde yanan soba, üstünde kaynayan gügüm, çekmeyen baca, sobaya dönük yüzleri ısınan vücutlar, sobada kestane, közde patates, herkes bir odada, çat kapı gelen komşular, Anadolu’da “arap aşı çorbası” , şehirde patlamış mısır gölgelere yüklenen anlamlar, kaza ile yanan kollar, bacaklar, soba kenarında kururken rengi dönen çamaşırlar, sobalı odaya yapılan yataklar, soğuk tuvalet, mutfak, eski kışları anlatan neneler, dedeler … kimsenin aklına gelmeyen başka odalar …
Bunların hepsi ile ilgili söylenecek sözler, anlatılacak anılar var, valla Yaş mı aldık ne ? :)))

31 Aralık 2014

Yetmişlerde gençlik başımızda bir duman , haller serseri bir mayından hallice iken, ikibinler çooooook uzaktı bize. Hayallerin bir noktası vardı bizde ilk büyük mağaza Şişli’de YKM idi, içinde kurdelalı bir Murat 124 den ekmeğe kadar her şey vardı Akın akın gittik gezdik, birinci köprü açıldıgında tv siyah beyaz naklen yayın yaptı, hatta gün boyu kapanmadı ama elektrikler kesildi :)))) M.Köy -Taksim arasını çoook yürüdüm, gördüklerim bildiklerim şimdi aklıma yürüyor, çooook azı yerli yerinde küçük mutlulukları uzuuuuun uzuuuun yaşayan bir kuşağız biz Çok şükür çoğumuz hala öyle Nostalji, sinerji hatta milenyum diyebilmek için araştırma ve gayretlerimiz olmuştur :)))))
Veeeeee gelişerek, değişerek, bazı bazı geri giderek bir yılın daha sonuna geldik, 2000 derken 2014 ü de geçmek üzereyiz.
Insanların insan olduğunu unutmadığı, merhamet , vicdan, halden anlama, iyilikten haz alma, birlikte gülüp birlikte ağlama, partiye, lidere, hocaya, hacıya, eşyaya tapınmanın olmadığı, aklını kullanma, muhakeme yapma, soru sorma, soruya cevap alma … gibi şeylerin hatırda olduğu bir yıl olsun
Hadi paralel paralel gitmeyelim, kardeşlikte, insanlıkta kesişelim :))) Hadi yeni bir yıla girmiş olmaktan sevinmenin, hediyeleşip “sana geçen yıldan beni hatırlatsın ” demenin ne günahı olabilir kiii Hadi neticede bu da bir şükür :))) Hadi sağlıkla, mutlulukla, huzurla, hayırlı yıllar olsun, cümleten gönlümüze göre senelere iiiiiişaaaaaaallaaaaah !!!!!!

Bir yıl daha geride kaldı, yaşlanmadık yıllandık :))))

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑